İş Kazasında Tazminattan Kimler Sorumludur?
İş kazasında tazminattan kimlerin sorumlu olduğu, yalnızca işçinin bordrosunda hangi şirketin yazdığına bakılarak belirlenemez. Özellikle inşaat, sanayi, lojistik, üretim ve taşeron çalışma sisteminin bulunduğu işyerlerinde aynı kazadan birden fazla gerçek veya tüzel kişinin sorumluluğu doğabilir. İşveren, asıl işveren, alt işveren, başka bir yüklenici, üçüncü kişi ve somut olayın özelliklerine göre sigorta şirketi aynı zarar bakımından farklı hukuki sebeplerle sorumluluk alanına girebilir.
Kısa cevap: İş kazasında tazminatın temel sorumlusu kural olarak işverendir. Ancak gerçek bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi varsa asıl işveren ile alt işveren birlikte sorumlu tutulabilir. Kazaya üçüncü bir kişinin kusuru neden olmuşsa üçüncü kişinin de sorumluluğu doğabilir. İş sahibi veya ana yüklenicinin sorumluluğu ise unvanına değil, hukuki ilişkiye ve somut kusuruna göre belirlenir.
Bu nedenle “İş kazasında tazminatı kim öder?” sorusuna cevap verilirken işçinin kimin adına çalıştığı, işi kimin organize ettiği, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini kimin almakla yükümlü olduğu, kazaya hangi davranışların sebebiyet verdiği ve şirketler arasındaki sözleşmelerin gerçek hukuki niteliği birlikte değerlendirilmelidir.
İş kazasının genel şartları ve maddi-manevi tazminat süreci hakkında ayrıntılı bilgi için İş Kazası Tazminat Davası Nedir ve Nasıl Açılır? başlıklı rehberimizi inceleyebilirsiniz. Bir olayın hangi hâllerde iş kazası niteliği taşıdığı konusunda ise İş Kazası Nedir? Hangi Olaylar İş Kazası Sayılır? yazımıza başvurabilirsiniz.
- İş Kazasında Kimler Tazminattan Sorumlu Olabilir?
- İşverenin Sorumluluğu
- Asıl İşveren ve Alt İşverenin Sorumluluğu
- İş Sahibi veya Müteahhit Sorumlu mudur?
- Üçüncü Kişinin Sorumluluğu
- İş Güvenliği Uzmanı ve Şantiye Şefi
- Sigorta Şirketinin Sorumluluğu
- SGK'nın Rolü
- İşçinin Kusurunun Etkisi
- Sorumlular Nasıl Belirlenir?
- İlgili Mevzuat
- Sıkça Sorulan Sorular
İş Kazasında Kimler Tazminattan Sorumlu Olabilir?
İş kazası dosyalarında sorumluluk zinciri her olayda aynı değildir. Bazı kazalarda yalnızca doğrudan işveren sorumluyken, bazı kazalarda birden fazla şirket veya kişi aynı zarardan hukuken sorumlu hâle gelebilir.
| Kişi / Kurum | Tazminattan Sorumlu Olabilir mi? | Temel Şart | Sorumluluğun Niteliği |
|---|---|---|---|
| Doğrudan İşveren | Evet | İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğünün ihlali, zarar ve uygun nedensellik bağı | Somut olayın özelliklerine göre tazminat sorumluluğu |
| Alt İşveren / Taşeron | Evet | Kazalı işçinin işvereni olması ve sorumluluk şartlarının gerçekleşmesi | İşveren sıfatıyla sorumluluk |
| Asıl İşveren | Evet, şartları varsa | 4857 sayılı Kanun anlamında gerçek bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunması | Alt işverenle birlikte müteselsil sorumluluk gündeme gelebilir |
| İş Sahibi / Ana Yüklenici | Her durumda değil | Asıl işveren sıfatı veya kazaya etkili bağımsız kusurlu davranış bulunması | Hukuki ilişkinin niteliğine göre değişir |
| Üçüncü Kişi | Evet | Kusurlu davranışının kazaya veya zarara etkili olması | Haksız fiil ve gerektiğinde müteselsil sorumluluk |
| İş Güvenliği Uzmanı / Şantiye Şefi / Teknik Sorumlu | Şartları varsa | Kendi görev alanında kişisel kusur ve zarar ile nedensellik bağı | Somut kusura bağlı kişisel sorumluluk |
| Sigorta Şirketi | Şartları varsa | Geçerli sorumluluk sigortası ve kazanın poliçe teminatında bulunması | Poliçe ve teminat limitiyle sınırlı |
| SGK | Özel hukuk tazminatının borçlusu değildir | 5510 sayılı Kanundaki şartların gerçekleşmesi | Sosyal sigorta yardımları sağlar ve şartları varsa sorumlulara rücu edebilir |
Önemli: Bir şirketin şantiyede veya işyerinde bulunması, o şirketi kendiliğinden tazminat borçlusu hâline getirmez. Ticari sözleşmeler, fiilî iş organizasyonu, talimat ve denetim yetkisi ile kazaya sebebiyet veren davranışlar birlikte incelenmelidir.
İş Kazasında İlk Sorumlu Kural Olarak İşverendir
İş kazası nedeniyle tazminat sorumluluğunun merkezinde işveren bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu m.417 uyarınca işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, gerekli araç ve gereçleri noksansız bulundurmak zorundadır.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu da işverene yalnızca baret, emniyet kemeri veya eldiven temin etme görevi yüklememektedir. İşveren mesleki riskleri önlemeli, güvenli bir iş organizasyonu oluşturmalı, risk değerlendirmesi yapmalı veya yaptırmalı, çalışanları bilgilendirip eğitmeli ve alınan tedbirlere uyulup uyulmadığını denetlemelidir.
Bu nedenle “işçiye koruyucu ekipman verilmişti”, “iş güvenliği uzmanımız vardı” veya “eğitim formu imzalanmıştı” biçimindeki savunmalar tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Esas olan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yalnızca belge üzerinde bulunması değil, fiilen uygulanması ve denetlenmesidir.
İş kazasının meydana gelmesi ile işverenin tazminat sorumluluğu aynı kavram değildir. Bir olayın 5510 sayılı Kanun bakımından iş kazası sayılması, işverenin her durumda yüzde yüz kusurlu olduğu anlamına gelmez. Kusur, yükümlülük ihlali, zarar ve nedensellik bağı ayrıca incelenir.
İşveren ve işçinin çalışma ilişkisinden kaynaklanan diğer yükümlülükleri hakkında İşçi ve İşveren Hakları Nelerdir? makalemizden bilgi alınabilir. İş kazalarına ilişkin hukuki hizmetler bakımından İş Hukuku ve İş Kazası Davaları faaliyet alanı sayfamız da incelenebilir.
Alt İşveren İşçisinin Kazasında Asıl İşveren de Sorumlu mudur?
Uygulamada en fazla uyuşmazlık doğuran konulardan biri taşeron veya alt işveren işçilerinin geçirdiği kazalardır.
4857 sayılı İş Kanunu m.2 anlamında gerçek bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcutsa asıl işveren, alt işveren işçisinin o işyeriyle ilgili haklarından alt işverenle birlikte sorumlu olabilir. İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi zararlar bakımından da Yargıtay uygulamasında müteselsil sorumluluk kabul edilmektedir.
Bunun sonucu olarak kazaya uğrayan işçi, şartların mevcut olması hâlinde yalnızca bordrosunda görünen alt işverene değil, asıl işverene karşı da tazminat talebinde bulunabilir.
Asıl işveren ile alt işveren arasındaki ticari sözleşmede “iş kazalarından yalnızca alt yüklenici sorumludur” şeklinde bir hüküm bulunması da tek başına işçinin haklarını ortadan kaldırmaz. Böyle bir hüküm şirketlerin kendi aralarındaki iç ilişki ve rücu bakımından önem taşıyabilir. Ancak sözleşmenin tarafı olmayan işçiye karşı kanundan doğan sorumluluğu bertaraf etmez.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararında, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin belirlenebilmesi için taraf şirketlerin faaliyet alanlarının, aralarındaki sözleşmelerin, işin hangi bölümünün devredildiğinin ve işyerindeki fiilî çalışma organizasyonunun araştırılması gerektiği vurgulanmıştır. Dolayısıyla bir işyerinde birden fazla şirket bulunması tek başına müteselsil sorumluluk için yeterli değildir.
Her Müteahhit veya İş Sahibi Asıl İşveren Sayılır mı?
Hayır. Özellikle inşaat iş kazalarında iş sahibi, ana yüklenici, alt yüklenici ve farklı taşeronların aynı proje içerisinde bulunması, bunların tamamının kendiliğinden işçinin asıl işvereni hâline geldiği anlamına gelmez.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulurken işin niteliği, devredilen işin kapsamı, işyerindeki organizasyon, çalışanların kimin yönetimi altında bulunduğu ve şirketler arasındaki hukuki sözleşmenin gerçek niteliği araştırılmalıdır.
İşin bütünü bağımsız bir yükleniciye devredilmiş ve işi üstlenen taraf ayrı ve bağımsız bir işveren olarak kendi organizasyonu içerisinde çalışıyorsa, İş Kanunu anlamında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığı sonucuna ulaşılabilir.
Ancak dikkat: Bir kişinin veya şirketin İş Kanunu anlamında “asıl işveren” olmaması, hiçbir şekilde sorumlu tutulamayacağı anlamına gelmez. İş sahibinin, müteahhidin veya başka bir yüklenicinin kazanın meydana gelmesine doğrudan etki eden bağımsız bir kusurlu davranışı varsa Türk Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında ayrıca sorumluluk doğabilir.
Bu nedenle özellikle büyük şantiyelerde yalnızca SGK hizmet dökümüne bakılması yeterli değildir. Yapım sözleşmeleri, taşeron sözleşmeleri, saha organizasyonu, talimat yetkisi, ekipmanın kime ait olduğu ve fiilî denetim ilişkisi araştırılmalıdır.
Kazaya Üçüncü Bir Kişi Neden Olmuşsa Kim Sorumludur?
İş kazası bazen doğrudan üçüncü bir kişinin eyleminden kaynaklanabilir. Başka bir şirket çalışanının kullandığı araç, farklı bir yükleniciye ait makine, hatalı kurulmuş bir iskele veya üçüncü kişinin başka bir kusurlu davranışı kazaya neden olabilir.
Bu durumda üçüncü kişinin de tazminat sorumluluğu gündeme gelir. Türk Borçlar Kanunu m.61 kapsamında birden fazla kişinin birlikte zarara neden olması veya aynı zarardan farklı hukuki sebeplerle sorumlu olması hâlinde müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanabilir.
Örneğin işçinin görev sırasında üçüncü bir kişinin kusuruyla trafik kazası geçirmesi hâlinde olay sosyal güvenlik hukuku bakımından iş kazası niteliği taşıyabilirken, trafik kazasına neden olan sürücü, işleten veya sigorta şirketi yönünden ayrıca sorumluluk doğabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.03.1987 tarihli, E. 1986/9-722, K. 1987/203 sayılı kararında, işverence sağlanan taşıtla işe gidilirken meydana gelen trafik kazasında üçüncü kişinin yüzde yüz kusurlu olması nedeniyle işveren yönünden uygun nedensellik bağının kesilebileceği kabul edilmiştir.
Kararın temel önemi şudur: Bir olayın sosyal güvenlik hukuku bakımından iş kazası niteliğinde olması, işverenin özel hukuk bakımından mutlaka tazminat sorumluluğu taşıdığı anlamına gelmez.
Sonuç: Üçüncü kişinin varlığı işvereni her durumda sorumluluktan kurtarmaz. Bunun için üçüncü kişinin davranışının niteliği ve kazaya etkisi değerlendirilmelidir. Buna karşılık üçüncü kişinin tam ve ağır kusurunun uygun nedensellik bağını kestiği durumlarda işverenin tazminat sorumluluğu ortadan kalkabilir.
İş Güvenliği Uzmanı, Şantiye Şefi veya İşveren Vekili Tazminattan Sorumlu Olabilir mi?
İşyerinde iş güvenliği uzmanının görevlendirilmiş olması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin dışarıdan alınması da işverenin kanuni yükümlülüklerinin devredildiği anlamına gelmez.
Bununla birlikte iş güvenliği uzmanı, şantiye şefi, teknik sorumlu veya işveren vekilinin kendi görev alanında kazaya etkili kişisel bir kusurlu davranışı bulunuyorsa bu kişinin hukuki ve cezai sorumluluğu ayrıca değerlendirilebilir.
Örneğin teknik sorumlunun açık ve ağır bir iş güvenliği tehlikesini tespit etmesine rağmen gerekli bildirimi yapmaması, görev alanındaki denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi veya yetkisi bulunduğu hâlde tehlikeli çalışmaya müdahale etmemesi somut dosyada kusur incelemesine konu olabilir.
Unvan tek başına sorumluluk yaratmaz. Bir iş güvenliği uzmanı veya şantiye şefinin davalı olarak gösterilip gösterilemeyeceği yalnızca görev unvanına göre değil, görev ve yetki alanı, somut kusurlu davranış ve bu davranış ile kaza arasındaki nedensellik bağı incelenerek belirlenmelidir.
İşverenin Sigorta Şirketinden Tazminat İstenebilir mi?
İşverenin işveren mali mesuliyet sigortası veya başka bir sorumluluk sigortasının bulunması hâlinde sigorta şirketinin sorumluluğu ayrıca incelenmelidir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun sorumluluk sigortalarına ilişkin hükümleri kapsamında zarar gören kişinin belirli şartlarda doğrudan sigortacıya başvurması mümkün olabilir. Ancak sigorta şirketinin sorumluluğu poliçenin kapsamı, teminat limiti, özel şartlar, istisnalar ve meydana gelen kazanın poliçe teminatına girip girmediğine göre belirlenir.
Sigortanın bulunması, işverenin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Sigorta yalnızca oluşmuş sorumluluğun poliçe hükümleri ve teminat sınırları içerisinde karşılanmasını sağlayan ayrı bir hukuki güvence niteliğindedir.
Maddi ve manevi tazminatın genel hukuki yapısı hakkında ayrıca Tazminat Hukuku faaliyet alanımızı inceleyebilirsiniz.
SGK İş Kazası Tazminatından Sorumlu mudur?
SGK'nın sağladığı sosyal sigorta yardımları ile işverenden talep edilen özel hukuk tazminatı birbirinden farklıdır.
Sosyal Güvenlik Kurumu, şartların gerçekleşmesi hâlinde geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri ve ölüm hâlinde hak sahiplerine gelir gibi sosyal sigorta yardımları sağlayabilir. Ancak SGK'nın bu ödemeleri yapması, işverenin veya diğer sorumluların maddi ve manevi tazminat sorumluluğunu kendiliğinden sona erdirmez.
Aksine 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinde belirtilen koşulların bulunması hâlinde SGK, yaptığı bazı ödemeler nedeniyle işverene veya diğer sorumlulara rücu edebilir.
İşverenin kazayı SGK'ya bildirmediği durumlarda izlenebilecek yol için İş Kazasının SGK'ya Bildirilmesi Dilekçesi Örneği sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Kazadan sonra işçinin sağlık kayıtları, SGK işlemleri ve deliller bakımından atması gereken adımlar için İş Kazası Geçiren İşçi Ne Yapmalı? başlıklı rehberimize bakabilirsiniz.
İşçinin Kusuru Varsa İşveren Tazminat Ödemez mi?
İşçinin kusurlu olması, tek başına tazminat hakkının ortadan kalktığı anlamına gelmez.
İş kazasının meydana gelmesinde işçinin de kusurlu olduğu tespit edilebilir. İşçinin açık güvenlik talimatlarına aykırı davranması, kendisine sağlanan koruyucu ekipmanı haklı bir neden olmaksızın kullanmaması veya yapılan işe aykırı biçimde tehlikeli davranması kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Ancak işçinin kusuru uygun nedensellik bağını kesecek ağırlığa ulaşmıyorsa, bu durum kural olarak tazminatın ve kusur dağılımının belirlenmesinde dikkate alınır. İşçinin davranışının kazanın tek ve belirleyici nedeni olduğu, işveren yönünden ise kazaya etkili herhangi bir yükümlülük ihlalinin bulunmadığı istisnai olaylarda farklı bir sonuç doğabilir.
“İşçi de kusurluysa tazminat alamaz” şeklindeki genel ifade doğru değildir. Belirleyici olan işçinin yalnızca kusurlu olup olmadığı değil, işverenin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği ve tarafların davranışlarının kazaya ne ölçüde etki ettiğidir.
Tazminat miktarının kusur, gelir, yaş ve meslekte kazanma gücü kaybıyla birlikte yaklaşık olarak değerlendirilmesi için İş Kazası Tazminat Hesaplama aracımızdan yararlanabilirsiniz. Hesaplama sonucu yalnızca yaklaşık değerlendirme niteliğindedir. Mahkeme hesabı dosyanın kesinleşen verilerine göre yapılır.
İş Kazası Davasında Sorumlular Nasıl Belirlenir?
İş kazası dosyalarında en kritik aşamalardan biri doğru davalıların belirlenmesidir. Özellikle çok şirketli iş organizasyonlarında yalnızca işçinin SGK hizmet dökümünde görünen işverene dava açılması yeterli olmayabilir.
Sorumluluk incelemesinde özellikle şu belgeler ve olgular birlikte değerlendirilmelidir:
- İş sözleşmesi ve SGK kayıtları,
- ücret bordroları ve banka kayıtları,
- asıl işveren-alt işveren ve yüklenici sözleşmeleri,
- yapım ve hizmet sözleşmeleri,
- risk değerlendirmeleri,
- iş sağlığı ve güvenliği eğitim kayıtları,
- kişisel koruyucu donanım teslim belgeleri,
- makine ve ekipman bakım kayıtları,
- saha ve çalışma talimatları,
- işçiye kimin emir ve talimat verdiği,
- işin fiilen kim tarafından denetlendiği,
- kazaya neden olan ekipmanın kime ait olduğu,
- kamera görüntüleri ve tanık anlatımları,
- SGK ve ceza soruşturması kayıtları.
Dava dilekçesinin temel yapısı bakımından İş Kazası Tazminat Davası Dilekçesi Örneği incelenebilir. İş kazalarına ilişkin diğer başvuru ve itiraz örneklerinin tamamına ise Dilekçeler sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Yanlış davalı seçimi önemli sonuçlar doğurabilir. Hukuken sorumlu olan bir şirketin dava dışında bırakılması kadar, sorumluluğu bulunmayan kişilere dava yöneltilmesi de yargılamayı güçleştirebilir. Özellikle birden fazla taşeronun bulunduğu ağır yaralanmalı ve ölümlü kazalarda iş organizasyonu dava açılmadan önce ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
İstanbul'da iş kazası davalarının uygulamadaki süreci hakkında ayrıca İstanbul İş Kazası Avukatı başlıklı kapsamlı rehberimizi inceleyebilirsiniz.
İş Kazasında Sorumluluğa İlişkin Resmî Mevzuat
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu: İşverenin çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlama, riskleri önleme, eğitim ve denetim yükümlülüklerini düzenler. Resmî metin →
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu: İş kazasının sosyal güvenlik hukuku bakımından tanımı, bildirim yükümlülüğü, sigorta yardımları ve SGK'nın rücu hakkına ilişkin temel hükümleri içerir. Resmî metin →
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: İşverenin işçiyi gözetme borcu, ölüm ve bedensel zarar, haksız fiil ve müteselsil sorumluluk hükümlerini düzenler. Resmî metin →
- 4857 sayılı İş Kanunu: İşçi, işveren ve özellikle asıl işveren-alt işveren ilişkisinin hukuki çerçevesini düzenler. Resmî metin →
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: Sorumluluk sigortaları ve zarar görenin sigortacıya doğrudan başvurmasına ilişkin hükümler bakımından önemlidir. Resmî metin →
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu: İş kazasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda görev, yetki ve yargılama süreci bakımından temel düzenlemeleri içerir. Resmî metin →
İş Kazasında Tazminat Sorumluluğu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İş kazasında tazminatı kim öder?
İş kazasında temel sorumlu kural olarak işverendir. Ancak gerçek bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi, üçüncü kişinin kusuru veya başka bir hukuki sorumluluk sebebi bulunuyorsa birden fazla kişi veya şirket aynı zarardan sorumlu olabilir.
Taşeron işçisi iş kazası geçirirse kime dava açabilir?
Alt işveren işçisi öncelikle kendi işverenine karşı talepte bulunabilir. 4857 sayılı İş Kanunu anlamında geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcutsa asıl işverenin de alt işverenle birlikte sorumluluğu gündeme gelebilir. Somut şirket ilişkisi dava açılmadan önce incelenmelidir.
Asıl işveren her iş kazasında sorumlu mudur?
Hayır. Öncelikle hukuken geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunması gerekir. Şirketler arasındaki sözleşmeler, işin nasıl bölündüğü ve fiilî çalışma organizasyonu araştırılmadan sırf aynı projede faaliyet gösterildiği gerekçesiyle asıl işveren sorumluluğu kabul edilemez.
İş sahibi veya müteahhit iş kazasından sorumlu mudur?
Her iş sahibi veya müteahhit kendiliğinden sorumlu değildir. Asıl işveren sıfatı bulunuyorsa veya kazaya doğrudan etkili bağımsız bir kusurlu davranışı mevcutsa sorumluluğu gündeme gelebilir. İşin bütünü bağımsız bir yükleniciye verilmişse farklı bir hukuki değerlendirme yapılması gerekebilir.
İşçinin kusuru varsa tazminat alamaz mı?
Hayır. İşçinin kusuru tazminat miktarını ve kusur dağılımını etkileyebilir ancak tek başına tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. İşçinin davranışı uygun nedensellik bağını kesecek derecede ağır ve kazanın tek belirleyici nedeni ise sorumluluk değerlendirmesi farklılaşabilir.
İş güvenliği uzmanı iş kazasından tazminatla sorumlu olur mu?
İş güvenliği uzmanının yalnızca bu unvanı taşıması kişisel tazminat sorumluluğu için yeterli değildir. Uzmanın görev ve yetki alanında kazaya etkili kişisel bir kusurlu davranışının bulunması ve bu davranış ile zarar arasında nedensellik bağı kurulması gerekir. Ayrıca uzman bulunması işverenin kendi yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
İşverenin sigorta şirketine karşı doğrudan talepte bulunulabilir mi?
İşverenin sorumluluk sigortasının bulunması ve kazanın poliçe kapsamında kalması hâlinde sigorta şirketinin sorumluluğu gündeme gelebilir. Sigortacının sorumluluğu poliçe teminatı, istisnalar ve teminat limiti ile sınırlıdır.
SGK iş kazası tazminatını öder mi?
SGK özel hukuk anlamındaki maddi ve manevi tazminatın borçlusu değildir. Kurum, şartları mevcutsa geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri ve ölüm geliri gibi sosyal sigorta yardımları sağlar. İşveren ve diğer sorumlulara karşı tazminat hakkı ise ayrıca değerlendirilir.
İş Kazasında Tazminatı Tek Bir Kişi Ödemek Zorunda Olmayabilir
İş kazasında tazminattan sorumlu kişilerin doğru belirlenmesi, davanın temel hukuki meselelerinden biridir. Doğrudan işveren temel sorumlu olmakla birlikte gerçek bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi varsa birden fazla şirketin müteselsil sorumluluğu gündeme gelebilir. Kazaya üçüncü bir kişinin kusuru neden olmuşsa bu kişi veya şirket de sorumluluk zincirine dahil olabilir.
İş güvenliği uzmanı, şantiye şefi veya diğer teknik sorumluların kişisel kusurları ayrıca değerlendirilebilir. Uygun bir sorumluluk sigortasının bulunması hâlinde sigorta şirketine yönelik talepler de incelenmelidir.
Buna karşılık her iş sahibi, müteahhit veya taşeron sırf işyerinde faaliyet gösterdiği için tazminat borçlusu hâline gelmez. Şirketler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin dağılımı, kusur, zarar ve uygun nedensellik bağı somut olay özelinde belirlenmelidir.
Sonuç: Özellikle ağır yaralanmalı, ölümlü veya birden fazla şirketin bulunduğu iş kazalarında dava açılmadan önce iş organizasyonu, sözleşmeler ve kusur ilişkisi birlikte incelenmelidir. İş kazası tazminat sürecinin bütünü hakkında İş Kazası Tazminat Davası rehberimizi inceleyebilir veya dosyanın somut özelliklerinin değerlendirilmesi için iletişim sayfamız üzerinden başvurabilirsiniz.