Tazminat Hukuku: Maddi ve Manevi Tazminat Davaları
Tazminat hukuku, hukuken korunan bir değerin ihlali sonucunda meydana gelen zararın kim tarafından, hangi kapsamda ve hangi hukuki esaslara göre giderileceğini konu alan geniş bir sorumluluk alanıdır. Trafik kazası, iş kazası, doktor hatası, kişilik hakkına saldırı, sözleşmeye aykırılık, ölüm veya bedensel zarar gibi birbirinden oldukça farklı olaylar tazminat sorumluluğu doğurabilir.
Bu nedenle “tazminat davası” tek ve bağımsız bir dava türü olarak düşünülmemelidir. Tazminat talebinin hukuki dayanağı, sorumluluğun kapsamını, ispat edilmesi gereken vakıaları, zamanaşımını, görevli mahkemeyi ve hatta dava açılmadan önce tamamlanması gereken işlemleri değiştirebilir.
Türk Borçlar Kanunu, genel sorumluluk hukukunun temelini oluşturur. Bununla birlikte Karayolları Trafik Kanunu, Türk Medeni Kanunu, iş mevzuatı, tüketici mevzuatı, sigortacılık düzenlemeleri ve idari sorumluluğa ilişkin hükümler de somut uyuşmazlığın niteliğine göre uygulanabilir.
Bir tazminat dosyasının sağlıklı yürütülmesi için önce zararın hangi hukuki ilişkiden doğduğu tespit edilmelidir. Ardından sorumlu kişiler, kusur veya özel sorumluluk hükümleri, zarar kalemleri, illiyet bağı, zamanaşımı ve izlenecek usul ayrı ayrı incelenmelidir.
Temel yaklaşım: Özellikle bedensel zarar ve ölüm dosyalarında yalnızca olayın nasıl meydana geldiği değil, zararın kişinin mevcut ve gelecekteki ekonomik yaşamına etkisi de değerlendirilmelidir.
Tazminat Hukuku Nedir?
Tazminat hukuku en genel anlamıyla, hukuken giderilmesi gereken bir zarar meydana geldiğinde bu zararın kapsamının ve sorumluluğun belirlenmesini konu alır.
Türk Borçlar Kanunu’ndaki haksız fiil sorumluluğunun temelinde, kusurlu ve hukuka aykırı davranışla bir başkasına zarar veren kişinin bu zararı giderme yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak tazminat sorumluluğu yalnızca haksız fiilden doğmaz.
Sözleşmenin ihlali, kanunda düzenlenen kusursuz sorumluluk halleri, iş ilişkisinden doğan özel yükümlülükler, aile hukukundaki özel hükümler veya idarenin sorumluluğu da tazminat hakkına temel oluşturabilir.
Bu ayrım uygulamada son derece önemlidir.
Örneğin trafik kazasında yaralanan bir kişinin tazminat talebi ile satın aldığı ürün nedeniyle zarara uğrayan tüketicinin tazminat talebi aynı hukuki rejime tabi değildir. İş kazasında işverenin sorumluluğu ile boşanma nedeniyle ileri sürülen maddi ve manevi tazminat da aynı esaslara göre değerlendirilmez.
Tazminat dosyasında ilk soru “Ne kadar tazminat alınabilir?” olmamalıdır. Öncelikle zararın hangi hukuki sebepten doğduğu ve bu zarardan kimlerin hangi kapsamda sorumlu olduğu belirlenmelidir.
Tazminat Hakkı Hangi Hukuki Sebeplerden Doğar?
Tazminat sorumluluğu çok sayıda hukuki ilişkiden kaynaklanabilir. Uygulamada en sık karşılaşılan başlıca sorumluluk kaynakları şunlardır:
- Haksız fiilden doğan zararlar
- Trafik kazalarından kaynaklanan zararlar
- İş kazası ve meslek hastalığından doğan zararlar
- Hekim ve sağlık kuruluşlarının tıbbi uygulama hatalarından doğan zararlar
- Sözleşmeye aykırılık nedeniyle meydana gelen zararlar
- Kişilik hakkına yönelik saldırılar
- Ölüm ve bedensel zarar
- Boşanmaya bağlı maddi ve manevi zararlar
- Tüketici işlemlerinden kaynaklanan zararlar
- Sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan tazminat uyuşmazlıkları
- İdarenin işlem veya eylemleri nedeniyle meydana gelen zararlar
- Kanunlarda özel olarak düzenlenen diğer sorumluluk halleri
Bu sebeplerden bazılarında kusurun ispatı sorumluluğun merkezinde bulunurken bazı hukuki ilişkiler bakımından özel veya kusursuz sorumluluk hükümleri gündeme gelebilir.
Kusur her olayda aynı işlevi görmez: “Kusur yoksa hiçbir şekilde tazminat olmaz” biçiminde genel bir kural kurulması doğru değildir. Sorumluluğun kaynağı somut olay bakımından ayrıca belirlenmelidir.
Tazminat Davası Açılabilmesinin Temel Şartları Nelerdir?
Tazminat talebinin şartları sorumluluğun hukuki kaynağına göre değişmekle birlikte, özellikle haksız fiil sorumluluğunda dört temel unsur ön plana çıkar:
- Hukuka aykırı fiil
- Zarar
- Kusur
- Zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı
Zarar meydana gelmemişse yalnızca hukuka aykırı bir davranışın varlığı, kural olarak maddi tazminat için yeterli değildir. Aynı şekilde zarar bulunması da tek başına karşı tarafın sorumluluğunu doğurmaz. Zarar ile sorumluluk doğurduğu ileri sürülen olay arasında hukuken kabul edilebilir bir nedensellik bağının bulunması gerekir.
Bunun yanında kusura dayalı sorumlulukta failin kusuru önem taşır. Kasıt yanında ihmal ve gerekli özenin gösterilmemesi de somut olaya göre kusur oluşturabilir.
Ancak tazminat hukuku yalnızca kusura dayalı haksız fiil sorumluluğundan ibaret değildir. Motorlu araç işletenin sorumluluğu gibi kanunun özel sorumluluk rejimi kurduğu durumlarda uygulanacak şartlar ayrıca değerlendirilir.
Zararın İspatı
Tazminat davasında zarar, soyut veya varsayımsal biçimde ileri sürülemez.
Davacı, kural olarak zararını ve zararın kapsamını ortaya koymalıdır. Ancak zararın miktarının tam olarak ispatlanamadığı bazı durumlarda hakimin dosyanın özelliklerine göre değerlendirme yapmasına imkân veren hükümler bulunmaktadır.
Bedensel zarar dosyalarında sağlık kayıtları, maluliyet değerlendirmesi, ücret ve kazanç belgeleri, SGK kayıtları, aktüeryal hesaplamalar ve bilirkişi incelemeleri zararın belirlenmesinde önem kazanır.
İlliyet Bağı
Tazminata konu zararın, sorumluluğu ileri sürülen olayın sonucu olması gerekir.
Örneğin bir tıbbi müdahale sonrasında ortaya çıkan her olumsuz sonuç hekimin tazminat sorumluluğunu doğurmaz. Zararlı sonucun tıbbi uygulama hatasıyla bağlantısının kurulması gerekir.
Aynı esas trafik kazası, iş kazası ve diğer bedensel zarar dosyalarında da geçerlidir.
Maddi Tazminat Nedir?
Maddi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen ve hukuken giderilmesi gereken ekonomik zararın karşılanmasına yöneliktir.
Burada amaç zarar göreni zenginleştirmek değildir. Temel amaç, hukuka aykırı olay meydana gelmemiş olsaydı zarar görenin ekonomik olarak bulunacağı durum ile olay sonrasındaki durumu arasındaki zararın giderilmesidir.
Maddi zarar yalnızca kişinin cebinden fiilen para çıkması anlamına gelmez. Gelir kaybı, gelecekte meydana gelecek çalışma gücü kaybı, ekonomik geleceğin sarsılması veya kişinin desteğini kaybetmesi gibi geleceğe ilişkin ekonomik sonuçlar da maddi zarar oluşturabilir.
Bedensel Zarar Halinde Maddi Tazminat Kalemleri
Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesinde bedensel zararlar bakımından temel maddi zarar kalemleri düzenlenmiştir.
| Zarar Kalemi | Açıklama |
|---|---|
| Tedavi giderleri | Bedensel zararın tedavisi amacıyla yapılan ve sorumluluk konusu olayla bağlantılı sağlık giderleridir. |
| Kazanç kaybı | Zarar görenin tedavi veya iyileşme döneminde çalışamaması nedeniyle uğradığı ekonomik kayıptır. |
| Çalışma gücü kaybı | Bedensel zararın kalıcı etkileri nedeniyle kişinin çalışma gücünün azalması veya tamamen kaybedilmesinden doğan zarardır. |
| Ekonomik geleceğin sarsılması | Zararın kişinin ilerideki çalışma, meslek ve kazanç imkanlarını olumsuz etkilemesinden doğan ekonomik kayıptır. |
Tedavi Giderleri
Bedensel zararın tedavisi için zorunlu olarak yapılan ve hukuken sorumluyla ilişkilendirilebilen giderler bu kapsamda değerlendirilir.
Tazminat hesabında yalnızca faturalandırılmış geçmiş giderler değil, olayın özelliklerine göre gelecekte yapılması zorunlu tedavi veya bakım giderleri de ayrıca tartışılabilir.
Geçici Dönem Kazanç Kaybı
Zarar gören kişi belirli bir süre çalışamamışsa, bu dönemde ortaya çıkan gerçek kazanç kaybının tazmini gündeme gelebilir.
Bu zarar, kişinin mesleğine, gerçek gelirine, çalışamadığı süreye ve dosyadaki diğer verilere göre hesaplanır.
Sürekli İş Göremezlik ve Çalışma Gücü Kaybı
Bedensel zararın kalıcı hale gelmesi halinde kişinin çalışma gücünde meydana gelen azalmanın ekonomik etkisi değerlendirilir.
Burada yalnızca sağlık raporunda bulunan oran tek başına tazminat miktarını göstermez. Yaş, gelir, kusur, zarar dönemi ve hesaplamaya etki eden diğer veriler birlikte değerlendirilir.
Özellikle trafik ve iş kazalarında aktüeryal hesaplama dosyanın en teknik bölümlerinden biridir.
Ekonomik Geleceğin Sarsılması
Bazı bedensel zararlar kişinin mevcut gelirini hemen azaltmasa bile gelecekteki çalışma ve kazanç imkanlarını olumsuz etkileyebilir.
Türk Borçlar Kanunu bu zararı bağımsız bir bedensel zarar kalemi olarak kabul etmektedir.
Ölüm Halinde Talep Edilebilecek Maddi Zararlar
Hukuka aykırı olayın ölümle sonuçlanması halinde zarar yalnızca ölen kişinin malvarlığında ortaya çıkmaz.
Ölüm halinde olayın niteliğine göre cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse ölümden önceki tedavi giderleri ve çalışma gücü kayıpları ile ölen kişinin desteğinden yoksun kalanların uğradığı zararlar tazminat kapsamında değerlendirilebilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?
Destekten yoksun kalma tazminatı, ölüm nedeniyle desteğini kaybeden kişilerin uğradığı ekonomik zararı gidermeye yöneliktir.
Destek kavramı yalnızca mirasçılık ilişkisine bağlı değildir. Temel mesele, ölen kişinin hayatta olması halinde zarar görene ekonomik destek sağlamaya devam edeceğinin hukuken kabul edilip edilemeyeceğidir.
Bu nedenle destekten yoksun kalma hesabı yapılırken ölen kişinin yaşı, geliri, çalışma süresi, destek gören kişilerle ilişkisi, destek süresi ve olayın özelliklerine göre diğer aktüeryal veriler değerlendirilir.
Destekten yoksun kalma tazminatı özellikle ölümlü trafik kazaları, iş kazaları ve malpraktis dosyalarında önemli bir maddi tazminat kalemi olarak karşımıza çıkar.
Manevi Tazminat Nedir?
Manevi tazminat, maddi tazminattan farklı bir zarar alanına ilişkindir.
Kişinin bedensel bütünlüğünün veya kişilik değerlerinin hukuka aykırı biçimde ihlal edilmesi sonucunda meydana gelen manevi zararın giderilmesini amaçlar.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi, bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde olayın özellikleri dikkate alınarak zarar görene uygun miktarda manevi tazminat ödenmesine karar verilebilmesine imkân tanır. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin ya da ölenin yakınları lehine de manevi tazminata hükmedilebilir.
Manevi tazminatı yalnızca “acı karşılığında para ödenmesi” şeklinde tanımlamak yeterli değildir. Manevi zarar para ile birebir ölçülebilen bir zarar değildir. Bu nedenle ihlalin ağırlığı, olayın özellikleri ve hakkaniyet birlikte değerlendirilir.
Bedensel Zarar Nedeniyle Manevi Tazminat
Trafik kazası, iş kazası, tıbbi uygulama hatası, fiziksel saldırı veya başka bir hukuka aykırı olay sonucunda kişinin bedensel bütünlüğü zarar görebilir.
Yaralanmanın niteliği, kalıcı etkileri, tedavi süreci, kişinin yaşamına etkisi ve olayın diğer özellikleri manevi tazminat değerlendirmesinde önem taşır.
Manevi tazminat miktarı matematiksel bir formülle bulunmaz. Hakim olayın özelliklerini ve hakkaniyet ölçüsünü dikkate alarak uygun bir tutara hükmeder.
Ölüm Halinde Yakınların Manevi Tazminatı
Ölümlü olaylarda yalnızca ekonomik destekten yoksun kalan kişiler bakımından maddi zarar gündeme gelmez.
Kanunda aranan koşulların bulunması halinde ölen kişinin yakınları lehine de manevi tazminata hükmedilebilir.
Bu talep destekten yoksun kalma tazminatından farklıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı ekonomik zararı, manevi tazminat ise ölümün yakınlar üzerindeki manevi etkisini konu alır.
Kişilik Haklarının İhlali Nedeniyle Manevi Tazminat
Manevi tazminat yalnızca fiziksel yaralanma veya ölüm halinde gündeme gelmez.
Şeref, itibar, özel hayat, kişisel değerler ve diğer kişilik haklarına yönelik hukuka aykırı saldırılar da şartları oluştuğunda manevi tazminat sorumluluğu doğurabilir.
Hakaret, özel hayatın ihlali veya kişilik değerlerine yönelik diğer hukuka aykırı müdahalelerde olayın niteliği ayrıca değerlendirilir.
Tazminat Davası Türleri Nelerdir?
Tazminat davasının türünü yalnızca “maddi” veya “manevi” olarak ikiye ayırmak pratikte yeterli değildir.
Asıl ayrım çoğu zaman zararın hangi hukuki olaydan doğduğu üzerinden yapılmalıdır.
Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminatlar
Trafik kazaları tazminat hukukunun en yoğun uygulama alanlarından biridir.
Kazanın niteliğine göre şu zarar kalemleri gündeme gelebilir:
- Bedensel zarar nedeniyle tazminat
- Geçici dönem kazanç kaybı
- Sürekli çalışma gücü kaybı
- Tedavi ve bakım giderleri
- Ölüm halinde destekten yoksun kalma tazminatı
- Manevi tazminat
- Araç hasar bedeli
- Araç değer kaybı
- Araçtan mahrum kalma nedeniyle zarar
- Somut olayda ortaya çıkan diğer malvarlığı zararları
Motorlu araç kazalarına ilişkin sorumluluk ve zamanaşımı bakımından Karayolları Trafik Kanunu’nda ayrıca özel hükümler bulunmaktadır.
Aracın onarılmasından sonra ikinci el piyasa değerinde meydana gelen azalma hakkında ayrıntılı bilgi için Araç Değer Kaybı Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
İş Kazası ve Meslek Hastalığından Kaynaklanan Tazminatlar
İş kazası ve meslek hastalığı dosyalarında sosyal güvenlik mevzuatından doğan haklarla işverene veya diğer sorumlulara yöneltilebilecek tazminat taleplerinin birbirinden ayrılması gerekir.
İşçinin bedensel zarar görmesi halinde somut olayın özelliklerine göre çalışma gücü kaybından doğan zararlar, geçici dönem zararları, bakım giderleri ve manevi tazminat gündeme gelebilir.
İş kazasının ölümle sonuçlanması halinde destekten yoksun kalanların maddi tazminat talepleri ve yakınların manevi tazminat talepleri ayrıca değerlendirilebilir.
Burada kusur incelemesi, SGK tahkikatı, sürekli iş göremezlik oranı, gerçek ücret ve aktüeryal hesaplama birbiriyle bağlantılıdır.
Bu alandaki ayrıntılı açıklamalarımıza İş Hukuku ve İş Kazaları sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Malpraktis Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
Hatalı tıbbi uygulamalardan doğan tazminat davaları, teknik ve hukuki incelemenin birlikte yürütülmesi gereken dosyalardır.
Hekimin veya sağlık kuruluşunun sorumluluğu değerlendirilirken yalnızca istenmeyen bir tıbbi sonucun ortaya çıkmış olması yeterli değildir.
Tıbbi uygulamanın mesleki standarda uygunluğu, teşhis ve tedavi süreci, aydınlatma, müdahalenin niteliği, komplikasyon yönetimi, zarar ve illiyet bağı birlikte değerlendirilmelidir.
Hastanın bedensel bütünlüğünde kalıcı veya geçici zarar meydana gelmişse maddi tazminat yanında manevi tazminat da gündeme gelebilir. Ölüm halinde destekten yoksun kalma ve yakınların manevi tazminat talepleri ayrıca incelenir.
Davanın hangi yargı kolunda ve hangi kişiye veya kuruma yöneltileceği de sağlık hizmetinin kim tarafından ve hangi hukuki ilişki çerçevesinde sunulduğuna göre değişebilir.
Malpraktis uyuşmazlıklarına ilişkin ayrıntılı bilgi için Malpraktis ve Sağlık Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tazminat
Tazminat sorumluluğu yalnızca haksız fiilden doğmaz.
Taraflardan birinin sözleşmeden doğan borcunu gereği gibi yerine getirmemesi sonucunda karşı taraf zarara uğrarsa, sözleşmesel sorumluluk kapsamında tazminat talebi gündeme gelebilir.
Örneğin sözleşmenin hiç ifa edilmemesi, geç ifa edilmesi veya ayıplı ifası ekonomik zarar doğurabilir.
Sözleşmesel sorumluluk ile haksız fiil sorumluluğunun hukuki şartları ve ispat sistemi aynı değildir. Bu nedenle uyuşmazlığın hukuki sebebi doğru kurulmalıdır.
Ayrıca sözleşmenin tüketici işlemi, ticari iş, eser sözleşmesi veya başka bir sözleşme türü olması görevli mahkemeyi ve uygulanacak özel hükümleri değiştirebilir.
Tüketici İşlemlerinden Kaynaklanan Tazminat
Ayıplı mal veya ayıplı hizmet nedeniyle tüketicinin seçimlik haklarını kullanması, ayrıca zarar doğmuşsa tazminat talebinde bulunmasına her durumda engel değildir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da tüketicinin ayıplı mala ilişkin seçimlik hakları yanında, şartların bulunması halinde genel hükümler uyarınca tazminat talep edebilmesine de imkân tanınmıştır.
Bu alandaki ayrıntılı açıklamalar için Tüketici Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Suç Teşkil Eden Fiiller Nedeniyle Tazminat
Bir fiilin ceza hukuku bakımından suç oluşturması, zarar gören kişinin özel hukuk bakımından tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.
Kasten yaralama, dolandırıcılık veya kişilik değerlerine saldırı gibi suç teşkil eden eylemler aynı zamanda maddi veya manevi zarar meydana getirebilir.
Ceza yargılaması ile tazminat davasının amaçları birbirinden farklıdır. Ceza yargılamasında suç ve yaptırım değerlendirilirken tazminat davasında zarar görenin uğradığı hukuki zararın giderilmesi amaçlanır.
Boşanma Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
Boşanmaya bağlı tazminat talepleri, genel haksız fiil hükümlerinden bağımsız olarak aile hukukunun özel hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen tarafın maddi tazminat talebi ile kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın manevi tazminat talebi için Türk Medeni Kanunu’nda özel şartlar öngörülmüştür.
Bu taleplerde tarafların kusur durumu özellikle önem taşır.
Boşanmadan kaynaklanan tazminat taleplerinin boşanma davası içerisinde veya şartları oluşmuşsa sonrasında ileri sürülmesi mümkündür.
Aile hukukuna ilişkin ayrıntılı bilgi için Aile ve Boşanma Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
İdarenin Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Kamu idaresinin işlem veya eylemleri nedeniyle kişilerin zarar görmesi halinde de tazminat talebi gündeme gelebilir.
Ancak bu uyuşmazlıkları klasik özel hukuk tazminat davasıyla aynı şekilde ele almak doğru değildir.
İdari sorumlulukta hizmet kusuru, kusursuz sorumluluk ilkeleri, ön başvuru gereklilikleri, idari dava süreleri ve görevli yargı kolu ayrıca değerlendirilmelidir.
İdarenin sorumluluğundan kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından çoğu durumda idari yargıda tam yargı davası gündeme gelir.
Bu nedenle özellikle kamu hastanelerindeki tıbbi uygulamalar veya kamu kurumlarının faaliyetinden kaynaklanan zararlar bakımından özel hukuk ve idari yargı ayrımı daha dosyanın başında doğru yapılmalıdır.
İş Hukukundaki Özel Tazminatlar
“Tazminat” kavramı hukuk sistemimizde yalnızca zarar verici bir olayın sonuçlarını gidermek için kullanılmaz.
İş hukukunda da kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ve kanunda öngörülen diğer özel tazminat türleri bulunmaktadır.
Bunların her biri klasik anlamda haksız fiilden doğan maddi tazminat değildir.
Örneğin kıdem tazminatı belirli koşullar altında iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı özel bir işçilik hakkıdır. Bu nedenle trafik kazası nedeniyle çalışma gücü kaybı tazminatı ile kıdem tazminatının aynı hukuki mantık içerisinde değerlendirilmesi mümkün değildir.
İş hukukuna ilişkin ayrıntılı açıklamalarımıza İş Hukuku ve İş Kazaları sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Tazminat hesaplamasının tek bir formülü yoktur.
Hesap yöntemi zarar türüne göre değişir.
Araç değer kaybı ile destekten yoksun kalma tazminatı aynı yöntemle hesaplanmadığı gibi, sürekli çalışma gücü kaybından doğan maddi tazminat ile manevi tazminat da aynı yöntemle belirlenmez.
Maddi Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Maddi tazminatta esas olan gerçek zararın belirlenmesidir.
Bedensel zarar ve ölüm dosyalarında hesaplamaya etki edebilecek başlıca unsurlar şunlardır:
- Zarar görenin yaşı
- Gerçek veya kabul edilebilir kazancı
- Çalışma durumu ve mesleği
- Geçici iş göremezlik süresi
- Sürekli çalışma gücü kaybı
- Kusur oranları
- Zararın başlangıç ve bitiş dönemleri
- Ölüm halinde destek ilişkisi
- Destek süresi
- Yapılmış veya yapılacak tedavi ve bakım giderleri
- Somut olaya göre dikkate alınması gereken sosyal güvenlik ödemeleri
- Hesap tarihinde uygulanması gereken hukuki ve aktüeryal esaslar
Bu nedenle bedensel zarara ilişkin bir tazminat miktarının yalnızca maluliyet oranına bakılarak belirlenmesi mümkün değildir.
Örneğin aynı oranda sürekli iş göremezliği bulunan iki kişinin yaşı, kazancı ve kusur durumu farklıysa hesaplanan maddi zararları da farklı olacaktır.
Manevi Tazminat Nasıl Belirlenir?
Manevi tazminatta maddi tazminattaki gibi aktüeryal bir hesaplama yapılmaz.
Hakim olayın özelliklerini değerlendirir.
İhlalin ve bedensel zararın ağırlığı, kusur durumu, olayın zarar gören üzerindeki etkileri ve somut olayın diğer özellikleri tazminat miktarına etki eder.
Manevi tazminat için kesin bir çevrim içi hesaplama formülü bulunmaz. İnternette yer alan manevi tazminat hesaplamaları mahkemenin vereceği kesin sonucu göstermez.
Kusur Tazminat Miktarını Nasıl Etkiler?
Kusur, birçok tazminat dosyasının merkezinde yer alır.
Özellikle haksız fiil, trafik kazası ve iş kazası uyuşmazlıklarında tarafların kusur oranları maddi tazminat miktarını doğrudan etkileyebilir.
Bunun yanında zarar görenin kendi davranışıyla zararın doğmasına veya artmasına katkıda bulunması da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınabilir.
Bununla birlikte kusurun etkisi bütün sorumluluk türlerinde aynı değildir. Kusursuz sorumluluk veya özel kanuni sorumluluk rejimlerinde ayrıca ilgili düzenleme incelenmelidir.
Tazminat Talebini Kimler İleri Sürebilir?
Tazminat talebinde bulunabilecek kişiler zararın niteliğine göre değişir.
Bedensel zarar halinde kural olarak zarar gören kişinin kendisi maddi ve manevi tazminat talebinde bulunur.
Ölüm halinde ise durum farklıdır.
Ölen kişinin desteğinden yoksun kalan kişiler ekonomik zararları bakımından destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir. Kanunda aranan şartların bulunması halinde yakınlar manevi tazminat da talep edebilir.
“Yakın”, “mirasçı” ve “destekten yoksun kalan kişi” kavramları birbirinin tamamen aynısı değildir. Bu ayrım özellikle ölümlü trafik kazası ve iş kazası dosyalarında önem taşır.
Tazminat Kimden Talep Edilebilir?
Tazminatın kime yöneltileceği olayın hukuki sebebine göre belirlenir.
Bazı dosyalarda yalnızca zarar veren kişi sorumlu olurken bazı dosyalarda birden fazla sorumlu bulunabilir.
Örneğin trafik kazasında olayın özelliklerine göre sürücü, işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumlulukları gündeme gelebilir.
İş kazasında işveren yanında somut olayın özelliklerine göre başka sorumluların bulunması mümkündür.
Tıbbi uygulama hatasında ise sağlık hizmetinin kamu veya özel sağlık kuruluşunda sunulmuş olması dahi talebin kime ve hangi yargı kolunda yöneltileceğini değiştirebilir.
Bu nedenle doğru davalı belirlenmeden yalnızca zarar miktarının hesaplanması yeterli değildir.
Tazminat Davalarında Delil ve İspat
Tazminat davalarında sonuca ulaşabilmenin en önemli unsurlarından biri ispat faaliyetidir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre şu deliller önem taşıyabilir:
- Kaza tespit tutanakları
- Kolluk evrakı
- Kamera görüntüleri
- Fotoğraflar
- Sağlık ve hastane kayıtları
- Adli tıp veya sağlık kurulu raporları
- SGK kayıtları
- Ücret ve kazanç belgeleri
- Vergi kayıtları
- Faturalar
- Sözleşmeler
- Yazışmalar
- Tanık beyanları
- Ekspertiz raporları
- Bilirkişi incelemeleri
- Banka kayıtları
- Sigorta ve hasar dosyaları
Hangi delilin gerekli olduğu dava türüne göre değişir.
Bedensel zarar dosyasında yalnızca kazanın meydana geldiğinin ispatı yeterli değildir. Bedensel zararın boyutu ve ekonomik etkisinin de ortaya konulması gerekir.
Malpraktis dosyasında tıbbi kayıtlar merkezi öneme sahipken, araç değer kaybında hasar geçmişi, ekspertiz ve piyasa verileri daha belirleyici hale gelir.
Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Bu konuda en sık yapılan hata, bütün tazminat davalarının aynı mahkemede açılacağını düşünmektir.
Tazminat davasının görevli mahkemesi, talebin hukuki kaynağına göre belirlenir.
| Tazminat Talebinin Kaynağı | Genel Olarak Gündeme Gelebilecek Yargı Yeri |
|---|---|
| Genel haksız fiil | Asliye Hukuk Mahkemesi |
| İş ilişkisi ve iş kazası | İş Mahkemesi |
| Tüketici işlemi | Tüketici Mahkemesi |
| Boşanmaya bağlı tazminat | Aile Mahkemesi |
| Ticari uyuşmazlık | Asliye Ticaret Mahkemesi |
| İdarenin işlem veya eylemi | İdari yargı |
| Sigorta uyuşmazlığı | Uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre ilgili mahkeme veya tahkim yolu |
Bu tablo genel bilgi niteliğindedir. Görevli mahkeme yalnızca talebin “tazminat” olarak adlandırılmasına bakılarak belirlenemez. Uyuşmazlığın hukuki kaynağı esas alınmalıdır.
Yetkili mahkeme de uyuşmazlığın kaynağına göre değişir. Haksız fiil, sözleşme, tüketici işlemi veya iş uyuşmazlığı bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili özel kanun hükümleri birlikte dikkate alınmalıdır.
Tazminat Davasından Önce Arabuluculuk veya Başvuru Zorunlu mudur?
Bütün tazminat davalarında tek bir cevap yoktur.
Bazı tazminat uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk veya başka bir ön başvuru gerekir, bazılarında ise gerekmez.
İşçi ve işveren uyuşmazlıklarında kanunun kapsamına giren talepler bakımından dava şartı arabuluculuk hükümleri bulunmaktadır.
Ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde de dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir.
Tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda ise kanunda sayılan istisnalar dışında arabuluculuk dava şartıdır.
Trafik sigortasına ilişkin bazı taleplerde sigortacıya önceden başvuru şartı ayrıca önem taşır.
Dava açmadan önce yalnızca zamanaşımını kontrol etmek yeterli değildir. Arabuluculuk, sigorta şirketine başvuru veya idari başvuru gibi dava öncesi şartların bulunup bulunmadığı da mutlaka değerlendirilmelidir.
Tazminat Davasında Zamanaşımı Ne Kadardır?
Tazminat hukukunda en tehlikeli genellemelerden biri, “tazminat davasının zamanaşımı iki yıldır” şeklindeki ifadedir.
Tüm tazminat talepleri için tek bir zamanaşımı süresi bulunmaz.
Haksız fiilden doğan genel tazminat taleplerinde Türk Borçlar Kanunu’ndaki zamanaşımı sistemi uygulanır. Motorlu araç kazalarında Karayolları Trafik Kanunu’nun özel düzenlemesi vardır. Sözleşmeye dayalı taleplerde sözleşmesel zamanaşımı hükümleri, boşanmaya bağlı taleplerde ise aile hukukunun özel hükümleri dikkate alınır.
Haksız fiilden doğan taleplerde genel olarak zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıllık ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıllık zamanaşımı sistemi söz konusudur.
Motorlu araç kazalarında da Karayolları Trafik Kanunu özel zamanaşımı hükümleri içermektedir.
Fiilin aynı zamanda cezayı gerektiren bir eylem oluşturması halinde daha uzun ceza zamanaşımına ilişkin özel hükmün uygulanması da gündeme gelebilir.
Zamanaşımı ile hak düşürücü süre aynı hukuki kurum değildir. Bu iki kavram birbirinin yerine kullanılmamalıdır. Somut olayda uygulanacak süre, tazminat talebinin hukuki kaynağına göre belirlenmelidir.
Tazminata Hangi Tarihten İtibaren Faiz İşler?
Tazminat davalarında faiz başlangıcı da talebin kaynağına göre değişebilir.
Haksız fiil, sözleşme, sigorta ilişkisi ve işçilik alacaklarının tamamında aynı faiz başlangıcının uygulanacağı söylenemez.
Borçlunun temerrüdü gereken durumlarla haksız fiilin meydana geldiği anda sorumluluğun doğduğu durumlar farklı değerlendirmelere tabidir.
Sigorta şirketinin sorumluluğunda ise usulüne uygun başvuru, gerekli belgelerin sunulması ve sigortacının temerrüt tarihi ayrıca önem kazanabilir.
Bu nedenle tazminat davasında yalnızca ana para miktarı değil, faiz türü ve faiz başlangıç tarihi de dava kurulurken doğru belirlenmelidir.
Belirsiz Alacak Davası ve Kısmi Dava
Bedensel zarar ve diğer bazı tazminat uyuşmazlıklarında zararın kesin miktarı davanın açıldığı tarihte objektif olarak belirlenemeyebilir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde, alacağın miktar veya değerinin dava tarihinde tam ve kesin olarak belirlenmesinin davacıdan beklenemediği veya objektif olarak imkânsız olduğu durumlarda belirsiz alacak davası açılmasına imkân tanınmıştır.
Her tazminat davası sırf bilirkişi incelemesi yapılacak diye belirsiz alacak davası olarak açılamaz. Dava tarihinde alacağın belirlenebilir olup olmadığı somut talep bakımından ayrıca incelenmelidir.
Kısmi dava ile belirsiz alacak davası da aynı kurum değildir.
Bu nedenle özellikle yüksek bedelli veya aktüeryal hesap gerektiren tazminat dosyalarında dava türünün baştan doğru belirlenmesi faiz, zamanaşımı ve usul hukuku bakımından önem taşır.
Tazminat Hesaplama Araçlarımız
Tazminat hesabı, zararın kaynağına göre farklı teknik verilere dayanır. Bu nedenle tüm uyuşmazlıklara uygulanabilecek tek bir “tazminat hesaplama formülü” bulunmamaktadır.
Sitemizde farklı zarar türleri için hazırlanan hesaplama araçları bulunmaktadır.
Hesaplama araçlarının sonuçları ön bilgilendirme niteliğindedir. Kesin tazminat miktarı, somut dosyadaki kusur, zarar, gelir, raporlar, hukuki sorumluluk ve diğer değişkenler incelenmeden belirlenemez.
Tazminat Dosyasında Hukuki İnceleme Nasıl Yapılmalıdır?
Tazminat dosyalarında sağlıklı bir hukuki değerlendirme, yalnızca meydana gelen zararın miktarını hesaplamaktan ibaret değildir.
Öncelikle olayın hukuki niteliği belirlenmelidir.
- Sorumluluğun hukuki kaynağı tespit edilir.
- Tazminattan sorumlu kişi ve kurumlar belirlenir.
- Kusur veya özel sorumluluk rejimi incelenir.
- Zarar kalemleri ayrı ayrı tespit edilir.
- Zarar ile olay arasındaki illiyet bağı değerlendirilir.
- Deliller toplanır ve eksik deliller belirlenir.
- Zamanaşımı ve özel başvuru süreleri kontrol edilir.
- Dava öncesi arabuluculuk, sigorta başvurusu veya idari başvuru gerekip gerekmediği tespit edilir.
- Görevli ve yetkili mahkeme belirlenir.
- Dava türü ve talep sonucu doğru şekilde oluşturulur.
Bu sıralama tazminat hukukunun neden tek başına bir hesaplama alanı olmadığını da göstermektedir.
Bazen zarar miktarı yüksek olmasına rağmen yanlış sorumluya dava açılması, görevli mahkemenin yanlış belirlenmesi veya zorunlu ön başvurunun yapılmaması sürecin usulden sonuçlanmasına neden olabilir.
İyi hazırlanmış bir tazminat dosyasının temeli yalnızca hesaplama değil, doğru hukuki nitelendirmedir.
Tazminat Hesabınızı Önceden Değerlendirin
İş kazası, malpraktis veya araç değer kaybı nedeniyle ortaya çıkabilecek zararlar hakkında ön bilgi edinmek için hesaplama araçlarımızı kullanabilirsiniz.
Tazminat Hukuku Kapsamında Hukuki Destek
Tazminat hukukunda her dosyanın kendine özgü bir sorumluluk yapısı bulunur. Trafik kazasındaki hukuki değerlendirme ile iş kazasındaki kusur incelemesi aynı değildir. Malpraktis dosyasında tıbbi standardın ihlali ön plana çıkarken, destekten yoksun kalma dosyasında destek ilişkisi ve aktüeryal hesap temel mesele haline gelir.
Bu nedenle dosyayı yalnızca “maddi tazminat” veya “manevi tazminat” başlığı altında değerlendirmek yeterli değildir.
Avukat Salim Can ESER tarafından tazminat uyuşmazlıklarında zararın hukuki kaynağı, sorumlular, kusur, delil durumu, tazminat kalemleri ve izlenecek usul birlikte değerlendirilmekte, somut olay bakımından ileri sürülebilecek talepler dosyanın özelliklerine göre belirlenmektedir.
Özellikle trafik kazası, iş kazası, malpraktis, araç değer kaybı, tüketici uyuşmazlıkları, sözleşmeden kaynaklanan zararlar ve ölüm veya bedensel zarar içeren dosyalarda teknik inceleme ile hukuki değerlendirme birlikte yürütülmelidir.
Sitemizdeki diğer çalışma alanlarını incelemek için Faaliyet Alanları sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Tazminat Hukuku Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Maddi ve manevi tazminat aynı davada talep edilebilir mi?
Uyuşmazlığın niteliğine ve her iki tazminat türünün şartlarının oluşmasına bağlı olarak maddi ve manevi tazminat aynı dava içerisinde birlikte talep edilebilir. Ancak maddi zarar ile manevi zarar ayrı hukuki değerlendirmelere tabidir.
Tazminat davası açmak için karşı tarafın mutlaka suç işlemiş olması gerekir mi?
Hayır. Tazminat hakkı yalnızca suç teşkil eden fiillerden doğmaz. Haksız fiil, sözleşmeye aykırılık, iş kazası, tüketici işlemi, tıbbi uygulama hatası veya kanunda düzenlenen başka bir sorumluluk sebebi tazminat hakkı doğurabilir.
Tazminat davasında kusur şart mıdır?
Her zaman değil. Kusura dayalı haksız fiil sorumluluğunda kusur temel unsurlardan biridir. Ancak kanunun kusursuz veya özel sorumluluk düzenlediği hallerde sorumluluk farklı esaslara göre doğabilir.
Manevi tazminat nasıl hesaplanır?
Manevi tazminat için maddi tazminattaki gibi standart bir matematik formülü bulunmaz. Hakim olayın özelliklerini, ihlalin ve zararın ağırlığını, kusur durumunu ve hakkaniyet ölçüsünü değerlendirir.
Tazminat davasının zamanaşımı her zaman iki yıl mıdır?
Hayır. Zamanaşımı zararın hukuki kaynağına göre değişir. Haksız fiil, trafik kazası, sözleşme, boşanma ve diğer özel sorumluluk türleri bakımından farklı hükümler uygulanabilir.
Trafik kazasında sigorta şirketinden tazminat istenebilir mi?
Kazanın ve talep edilen zarar kaleminin niteliğine göre zorunlu mali sorumluluk sigortacısının poliçe ve kanuni sorumluluk sınırları içerisinde tazminat yükümlülüğü gündeme gelebilir. Bunun yanında sürücü, işleten veya diğer sorumluların hukuki sorumluluğu ayrıca değerlendirilmelidir.
İş kazasında hem maddi hem manevi tazminat istenebilir mi?
Şartları oluştuğunda bedensel zarar nedeniyle maddi zarar kalemleri ile manevi tazminat birlikte gündeme gelebilir. Ölüm halinde destekten yoksun kalma ve yakınların manevi tazminat talepleri de ayrıca değerlendirilebilir.
Tazminat miktarını dava açmadan önce kesin olarak bilmek gerekir mi?
Her zaman mümkün değildir. Özellikle bedensel zarar ve aktüeryal hesap gerektiren bazı uyuşmazlıklarda zarar miktarı dava tarihinde tam ve kesin biçimde belirlenemeyebilir. Kanuni şartları varsa belirsiz alacak davası gündeme gelebilir. Ancak her tazminat davası kendiliğinden belirsiz alacak davası değildir.
Tazminat davasına hangi mahkeme bakar?
Talebin hukuki kaynağı belirleyicidir. Genel haksız fiil, iş uyuşmazlığı, tüketici işlemi, aile hukuku, ticari uyuşmazlık veya idari sorumluluk bakımından görevli mahkemeler farklıdır.
Dava açmadan önce arabulucuya gitmek gerekir mi?
Bütün tazminat davalarında zorunlu değildir. Ancak iş, ticaret ve tüketici hukukunda kanunun kapsamına giren bazı tazminat uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk bulunmaktadır. Bazı uyuşmazlıklarda ise sigorta şirketine veya ilgili idari kuruma ön başvuru gerekebilir.
Zarar gören kişinin kusuru varsa tazminat tamamen ortadan kalkar mı?
Her zaman değil. Zarar görenin kusurunun zararın doğmasına veya artmasına etkisi tazminatın miktarının belirlenmesinde dikkate alınabilir. Somut kusur oranı ve uygulanacak sorumluluk rejimi birlikte değerlendirilmelidir.
Tazminat davasında avukat zorunlu mudur?
Kural olarak hukuk davalarının avukatla takip edilmesi zorunlu değildir. Ancak tazminat dosyalarında görev, zamanaşımı, sorumluluk, kusur, delil, dava türü ve hesaplama meselelerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden hukuki yardım alınması sürecin doğru kurulması bakımından önem taşır.
Tazminat Hukuku Hakkında Hukuki Değerlendirme
Trafik kazası, iş kazası, malpraktis, bedensel zarar, ölüm, sözleşmeye aykırılık veya diğer tazminat uyuşmazlıklarında dosyanın hukuki niteliğinin değerlendirilmesi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.