Aile ve Boşanma Hukuku Avukatı
Aile ve boşanma hukuku, evlilik birliğinin kurulması, devamı ve sona ermesinin yanı sıra eşler ve çocuklar arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen özel hukuk alanlarından biridir. Boşanma davaları, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat, mal rejiminin tasfiyesi ve aile içi şiddete karşı koruyucu tedbirler aile hukukunda sıklıkla karşılaşılan başlıca uyuşmazlıklar arasındadır.
Aile hukuku uyuşmazlıkları yalnızca hukuki değil, tarafların özel hayatını, ekonomik durumunu ve çocukların geleceğini doğrudan etkileyebilen sonuçlara sahiptir. Bu nedenle boşanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin yanında velayet, kişisel ilişki, nafaka, tazminat, malvarlığı talepleri ve deliller de sürecin başlangıcından itibaren birlikte değerlendirilmelidir.
Avukat Salim Can ESER tarafından İstanbul genelinde anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları, velayet uyuşmazlıkları, nafaka talepleri, boşanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, mal rejiminin tasfiyesi ve aile hukukundan doğan diğer uyuşmazlıklar kapsamında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunulmaktadır.
Aile ve Boşanma Hukuku Nedir?
Aile hukuku; evlenme, eşler arasındaki hak ve yükümlülükler, boşanma, soybağı, velayet, nafaka, mal rejimleri ve aile ilişkilerinden kaynaklanan diğer hukuki meseleleri düzenler. Türkiye'de bu alanın temel kanuni kaynaklarından biri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu olup, uyuşmazlığın niteliğine göre farklı kanun ve usul hükümlerinin de birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
Aile hukukundaki uyuşmazlıklar çoğu zaman birbirine bağlı talepler içerir. Örneğin bir boşanma davasında yalnızca evlilik birliğinin sona erip ermeyeceği değil, müşterek çocukların velayeti, kişisel ilişki düzeni, nafaka, tazminat ve tarafların ekonomik durumları da gündeme gelebilir.
Temel yaklaşım: Boşanma davasında yalnızca boşanma sebebine değil, boşanmanın eşler ve çocuklar bakımından doğuracağı hukuki sonuçlara da en baştan hazırlanılması gerekir.
Aile Hukuku ve Boşanma Avukatı Ne Yapar?
Boşanma avukatının görevi yalnızca boşanma dilekçesi hazırlamak değildir. Uyuşmazlığın niteliğinin belirlenmesi, boşanma sebebinin hukuki olarak doğru kurulması, delillerin değerlendirilmesi, ihtiyati tedbir talepleri, velayet ve nafaka taleplerinin oluşturulması, malvarlığına ilişkin risklerin incelenmesi ve yargılamanın takip edilmesi aile hukuku hizmetinin farklı aşamalarını oluşturur.
Anlaşmalı Boşanma
Tarafların boşanma ve boşanmanın hukuki sonuçları konusunda ulaştığı mutabakatın değerlendirilmesi, protokolün hazırlanması ve dava sürecinin takibi.
Çekişmeli Boşanma
Boşanma sebeplerinin, kusur iddialarının, delillerin, nafaka, velayet ve tazminat taleplerinin dava stratejisi içerisinde değerlendirilmesi.
Velayet ve Kişisel İlişki
Çocuğun üstün yararı temelinde velayetin düzenlenmesi, değiştirilmesi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin uyuşmazlıkların takibi.
Nafaka Uyuşmazlıkları
Tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakasının belirlenmesi, artırılması, azaltılması veya koşulları oluşmuşsa kaldırılmasına ilişkin hukuki süreçler.
Mal Rejiminin Tasfiyesi
Evlilik birliği içerisinde edinilen malvarlığı değerlerinin ve eşlerin mal rejiminden doğan alacaklarının hukuki olarak değerlendirilmesi.
6284 Sayılı Kanun Başvuruları
Şiddet veya şiddet tehlikesi bulunan durumlarda koruyucu ve önleyici tedbir taleplerinin değerlendirilmesi ve gerekli hukuki başvuruların yapılması.
Boşanma Davaları
Boşanma davası, Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen boşanma sebeplerinden birine dayanılarak evlilik birliğinin mahkeme kararıyla sona erdirilmesini amaçlayan aile hukuku davasıdır.
Uygulamada boşanma davaları genel olarak anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma şeklinde iki temel süreç altında değerlendirilmektedir.
Boşanma davasında uyuşmazlığın özelliklerine göre:
- Tedbir ve yoksulluk nafakası,
- Çocuğun velayeti,
- Çocukla kişisel ilişki kurulması,
- İştirak nafakası,
- Maddi ve manevi tazminat,
- Aile konutuna ilişkin talepler,
- Yargılama süresince alınabilecek geçici tedbirler
gündeme gelebilir.
| Konu | Anlaşmalı Boşanma | Çekişmeli Boşanma |
|---|---|---|
| Tarafların İradesi | Boşanma ve temel sonuçları hakkında mutabakat vardır. | Boşanma veya sonuçları konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. |
| Evlilik Süresi | TMK m.166/3 kapsamında en az bir yıl sürmüş olmalıdır. | Genel olarak anlaşmalı boşanmaya özgü bir yıllık şart uygulanmaz. |
| Delil İncelemesi | Çekişmeli davaya göre daha sınırlıdır. | Tanık, belge, kayıt ve diğer deliller önem taşır. |
| Kusur Tartışması | Esas olarak çekişmeli kusur yargılaması yapılmaz. | Boşanma sebebi ve taleplere göre kusur değerlendirmesi önem taşıyabilir. |
| Süreç | Şartları sağlandığında daha kısa sürede sonuçlanabilir. | Delil ve uyuşmazlık kapsamına göre daha uzun sürebilir. |
Anlaşmalı Boşanma Davası
Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesinde düzenlenen ve belirli şartların varlığı hâlinde eşlerin evlilik birliğini karşılıklı iradeleri doğrultusunda sona erdirebilmelerine imkân sağlayan boşanma yoludur.
Anlaşmalı boşanmanın uygulanabilmesi için temel olarak:
- Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması,
- Eşlerin birlikte mahkemeye başvurması veya bir eşin diğerinin açtığı davayı kabul etmesi,
- Hâkimin tarafları bizzat dinlemesi,
- Tarafların iradelerini serbestçe açıkladığına hâkimin kanaat getirmesi,
- Boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemenin hâkim tarafından uygun bulunması
gerekir.
Önemli: Anlaşmalı boşanma için tarafların mal rejiminin tasfiyesi konusunda mutlaka anlaşmış olması kanuni bir zorunluluk değildir. Katılma alacağı, değer artış payı ve diğer mal rejimi taleplerinin protokolde nasıl ele alınacağı veya ayrıca saklı tutulup tutulmayacağı somut olay bakımından özellikle değerlendirilmelidir.
Anlaşmalı boşanma protokolü yalnızca boşanmayı kabul eden kısa bir metin olarak görülmemelidir. Nafaka, tazminat, müşterek çocuğun velayeti, kişisel ilişki, çocuk giderleri ve tarafların karşılıklı mali talepleri açık ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde düzenlenmelidir.
Belirsiz veya çelişkili protokol hükümleri boşanma sırasında sorun yaratabileceği gibi karar sonrasında yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına da neden olabilir.
Çekişmeli Boşanma Davası
Eşlerin boşanma konusunda veya boşanmanın velayet, nafaka, tazminat gibi sonuçları üzerinde anlaşamaması durumunda çekişmeli boşanma süreci gündeme gelir.
Çekişmeli boşanma davalarında boşanma sebebinin hukuki olarak doğru nitelendirilmesi, ileri sürülen vakıaların dava dilekçesinde açık biçimde ortaya konulması ve bu vakıaların hukuka uygun delillerle desteklenmesi önem taşır.
Uyuşmazlığın niteliğine göre tanık anlatımları, mesajlar, e-postalar, banka kayıtları, sağlık belgeleri, kolluk kayıtları, mahkeme veya savcılık dosyaları ve diğer delillerin değerlendirilmesi gerekebilir.
Her belge delil olarak kullanılamaz. Özellikle özel hayatın gizliliğini ihlal eden veya hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen kayıtların kullanılması ayrıca hukuki sorun doğurabilir. Delilin elde edilme biçimi ve hukuka uygunluğu somut olay üzerinden değerlendirilmelidir.
Boşanma Sebepleri Nelerdir?
Türk Medeni Kanunu'nda boşanma sebepleri farklı hükümler altında düzenlenmiştir. Zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve belirli şartlar altında akıl hastalığı özel boşanma sebepleri arasında yer almaktadır.
Bunun yanında uygulamada çok sayıda çekişmeli boşanma davası evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanmaktadır. Hakaret, şiddet, güven ilişkisinin ağır biçimde zedelenmesi, eşe veya aile birlikteliğine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranışlar ve ekonomik şiddet iddiaları somut olayın özelliklerine göre bu kapsamda değerlendirilebilir.
Boşanma sebebinin yanlış hukuki zeminde ileri sürülmesi, delillerin süresinde sunulmaması veya olayların eksik aktarılması davanın sonucunu etkileyebilir. Bu nedenle boşanma davasının başlangıcında olay örgüsü ile hukuki sebebin birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Velayet Davaları ve Çocukla Kişisel İlişki
Boşanma sürecinde müşterek çocuğun velayetinin hangi ebeveyne bırakılacağı aile hukukunun en hassas meselelerinden biridir. Velayet konusunda temel ölçüt ebeveynlerin birbirlerine karşı talepleri değil, çocuğun üstün yararıdır.
Mahkeme somut olayın özelliklerine göre çocuğun yaşı, gelişimi, eğitim düzeni, mevcut yaşam koşulları, ebeveynlerle ilişkisi, bakım ihtiyaçları ve sosyal çevresi gibi pek çok unsuru birlikte değerlendirebilir.
Velayetin kendisine bırakılmadığı ebeveyn ile çocuk arasında kurulacak kişisel ilişkinin de çocuğun yararına uygun şekilde düzenlenmesi gerekir.
Koşulların sonradan önemli ölçüde değişmesi hâlinde mevcut velayet düzeninin değiştirilmesi veya kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talep edilebilir.
Nafaka Davaları
Aile hukukunda nafaka tek bir türden ibaret değildir. Talebin hukuki dayanağı, kimin lehine talep edildiği ve hangi aşamada istendiğine göre nafakanın niteliği değişmektedir.
Tedbir Nafakası
Boşanma veya ayrılık sürecinde eşlerin ve çocukların geçimine ilişkin gerekli geçici önlemler kapsamında gündeme gelebilir.
Yoksulluk Nafakası
Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın, kanundaki şartların bulunması hâlinde diğer taraftan talep edebileceği nafaka türüdür.
İştirak Nafakası
Velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmasına ilişkin nafakadır.
Nafaka Artırım ve Azaltım
Tarafların ekonomik durumunda veya ihtiyaçlarda meydana gelen değişikliklere göre mevcut nafakanın yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Nafakanın belirlenmesinde tek bir sabit hesaplama yöntemi bulunmamaktadır. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, çocuğun ihtiyaçları, gelir düzeyleri ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilir.
Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat
Boşanma davasında şartları oluşmuşsa maddi ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir. Tazminat değerlendirmesi boşanmanın meydana gelmesindeki kusur durumu ile tarafların mevcut ve beklenen menfaatleri gibi unsurlarla bağlantılıdır.
Maddi ve manevi tazminat birbirinden farklı hukuki amaçlara sahiptir. Bu nedenle talep sebebi, miktarı ve dayanak vakıaların dava dilekçesinde doğru biçimde ortaya konulması önemlidir.
Tazminat hukukuna ilişkin diğer içeriklerimizi Tazminat Hukuku sayfamızdan da inceleyebilirsiniz.
Boşanmada Mal Paylaşımı ve Mal Rejiminin Tasfiyesi
Halk arasında “boşanmada mal paylaşımı” olarak ifade edilen süreç, hukuki açıdan eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talepleri ifade eder. Hangi mal rejiminin uygulandığı, malların ne zaman ve hangi kaynakla edinildiği ve kişisel mal niteliğinde olup olmadığı sonuç üzerinde belirleyici olabilir.
Mal rejiminin tasfiyesinde somut olayın özelliklerine göre:
- Taşınmazlar,
- Araçlar,
- Banka hesapları ve birikimler,
- Şirket payları,
- Yatırımlar ve diğer malvarlığı değerleri
inceleme konusu olabilir.
Uygulamada özellikle katılma alacağı ve değer artış payı alacağı talepleri teknik hesaplamalar ve malvarlığı hareketlerinin incelenmesini gerektirebilir.
Mal rejimi davası ile boşanma davası aynı şey değildir. Mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın mali sonuçlarından farklı ve kendine özgü kurallara tabi bir uyuşmazlıktır. Ayrıca ziynet eşyasına ilişkin talepler de her durumda mal rejimi tasfiyesi ile aynı hukuki kategoride değerlendirilmez.
Boşanma Davasında Hangi Deliller Önemlidir?
Çekişmeli boşanma davasında ileri sürülen vakıaların ispatlanması önem taşır. Ancak kullanılabilecek deliller her dosyada aynı değildir. Delilin uyuşmazlıkla ilgisi kadar hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması da değerlendirilmelidir.
| Uyuşmazlık | İncelenebilecek Deliller | Temel Değerlendirme |
|---|---|---|
| Çekişmeli Boşanma | Tanıklar, yazışmalar, belgeler, resmî kayıtlar ve olayın niteliğine uygun diğer deliller | Boşanma sebebi ve kusur iddiaları |
| Velayet | Sosyal inceleme, okul ve yaşam düzeni, tanıklar ve diğer ilgili kayıtlar | Çocuğun üstün yararı |
| Nafaka | Gelir kayıtları, banka hareketleri, gider belgeleri ve sosyal ekonomik durum araştırması | İhtiyaç ve tarafların ekonomik gücü |
| Tazminat | Kusur vakıalarını ve zararın niteliğini gösterebilecek deliller | Kusur, menfaat kaybı ve kişilik hakkı ihlali |
| Mal Rejimi | Tapu, banka, araç, şirket ve ödeme kayıtları | Malın edinim tarihi, kaynağı ve hukuki niteliği |
Aile İçi Şiddet ve 6284 Sayılı Kanun Kapsamındaki Tedbirler
Aile ve boşanma hukuku yalnızca evlilik birliğinin sona erdirilmesine ilişkin davalardan ibaret değildir. Şiddete maruz kalan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişilerin korunması amacıyla 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında çeşitli koruyucu ve önleyici tedbirler öngörülmüştür.
Somut olayın özelliklerine göre şiddet uygulayan kişinin:
- Müşterek konuttan uzaklaştırılması,
- Korunan kişiye, konuta, okula veya işyerine yaklaşmaması,
- İletişim araçları veya başka yollarla rahatsız etmemesi,
- Belirli hâllerde müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi
gibi tedbirler gündeme gelebilir.
Şiddet veya yakın şiddet tehlikesinin bulunduğu durumlarda boşanma davasının sonucunu beklemek gerekmez. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirler boşanma davasından ayrı olarak da değerlendirilebilir.
İstanbul Boşanma Avukatı
İstanbul'da aile hukukundan doğan uyuşmazlıkların niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, çocukların bulunduğu yer, malvarlığı yapısı ve delil durumu her dosyada farklılık gösterebilir.
Avukat Salim Can ESER tarafından İstanbul boşanma avukatı ve aile hukuku avukatı hizmetleri kapsamında anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma, velayet, nafaka, tazminat, mal rejiminin tasfiyesi ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki hukuki süreçlerde danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.
Büromuz İstanbul Beşiktaş'ta faaliyet göstermektedir. Uyuşmazlığın niteliği ile görev ve yetki kuralları çerçevesinde İstanbul'un farklı ilçelerinde ve Türkiye genelindeki hukuki süreçler takip edilebilmektedir.
Aile ve Boşanma Hukuku Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma için evliliğin ne kadar sürmüş olması gerekir?
Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi kapsamında anlaşmalı boşanmanın uygulanabilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir.
Anlaşmalı boşanmada eşlerin duruşmaya katılması gerekir mi?
Kanun, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek boşanma iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmesini aramaktadır. Bu nedenle tarafların bizzat dinlenmesi anlaşmalı boşanmanın önemli şartlarından biridir.
Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı konusunda anlaşmak zorunlu mudur?
Mal rejiminin tasfiyesi konusunda mutlaka anlaşılmış olması TMK m.166/3 kapsamında anlaşmalı boşanmanın zorunlu şartlarından biri değildir. Ancak malvarlığı taleplerinin protokolde nasıl ele alındığı veya saklı tutulup tutulmadığı ilerideki hak kayıplarının önlenmesi bakımından önemlidir.
Çekişmeli boşanma davasında hangi deliller kullanılabilir?
Somut olayın özelliklerine göre tanık anlatımları, hukuka uygun şekilde elde edilmiş yazışmalar, resmî kayıtlar, banka ve sağlık kayıtları ile diğer belgeler değerlendirilebilir. Delilin hukuka uygun biçimde elde edilip edilmediği ayrıca önem taşır.
Velayet belirlenirken hangi ölçüt esas alınır?
Velayet bakımından temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun yaşı, gelişimi, eğitim düzeni, bakım ihtiyaçları, yaşam koşulları ve ebeveynleriyle ilişkisi somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Nafaka miktarı nasıl belirlenir?
Nafaka için herkese uygulanabilecek sabit bir tutar bulunmamaktadır. Nafaka türüne göre tarafların gelirleri, ekonomik ve sosyal durumları, ihtiyaçlar ve çocukların giderleri gibi unsurlar değerlendirilir.
Boşanma davası ile mal paylaşımı davası aynı dava mıdır?
Hayır. Boşanma davası evlilik birliğinin sona ermesine ve boşanmanın hukuki sonuçlarına ilişkindir. Mal rejiminin tasfiyesi ise eşler arasındaki malvarlığı ilişkisine ilişkin ayrı hukuki kurallara tabidir.
Boşanma veya velayet uyuşmazlığı arabuluculukla çözülebilir mi?
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemediği boşanma ve velayet gibi uyuşmazlıklar arabuluculuk yoluyla sonuçlandırılamaz. Bununla birlikte aile ilişkilerinden kaynaklanan bazı malvarlığı uyuşmazlıklarının niteliğine göre arabuluculuğa elverişlilik ayrıca değerlendirilebilir.
Uzaklaştırma kararı için boşanma davası açmak gerekir mi?
Hayır. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbir talepleri boşanma davasından bağımsız olarak da gündeme gelebilir.
Boşanma davasında avukat tutmak zorunlu mudur?
Genel olarak boşanma davasının avukat aracılığıyla açılması zorunlu değildir. Bununla birlikte boşanma sebebinin belirlenmesi, taleplerin doğru ileri sürülmesi, delillerin sunulması ve boşanmanın mali ve çocuklara ilişkin sonuçlarının değerlendirilmesi teknik hukuki bilgi gerektirebilir.
Aile ve Boşanma Hukuku Uyuşmazlığınızın Değerlendirilmesi
Anlaşmalı veya çekişmeli boşanma, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat, mal rejiminin tasfiyesi, kişisel ilişki düzenlenmesi ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki hukuki süreçler hakkında somut olayınıza ilişkin hukuki değerlendirme yapılması için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Avukat Salim Can ESER
Sinanpaşa, Köyiçi Cd, 34353 Beşiktaş / İstanbul