İş Kazası Kusur Oranına Nasıl İtiraz Edilir?
İş kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında uyuşmazlığın en kritik aşamalarından biri kusur oranının belirlenmesidir. İşverenin, işçinin veya kazanın meydana gelmesinde etkili olan üçüncü kişilerin kusur oranları yalnızca sorumluluğun kimde olduğunu göstermekle kalmaz. Belirlenen oranlar özellikle maddi tazminat hesabının sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle iş kazası dosyasında düzenlenen kusur bilirkişi raporu yalnızca sonuç bölümündeki yüzdelere bakılarak değerlendirilmemelidir. Örneğin işçinin yüzde 30, işverenin yüzde 70 kusurlu olduğu belirtilmişse asıl incelenmesi gereken konu bilirkişilerin bu oranlara hangi teknik olgulara, hangi iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine ve hangi delillere dayanarak ulaştığıdır.
Kusur raporunda olayın meydana geliş biçimi yanlış kurulmuşsa, işverenin yerine getirmediği yükümlülükler araştırılmamışsa, işçiye soyut ifadelerle kusur yüklenmişse, dosyadaki önemli deliller değerlendirilmemişse veya raporu hazırlayan bilirkişilerin uzmanlığı kazanın niteliğine uygun değilse iş kazası kusur oranına itiraz gündeme gelebilir.
Ancak etkili bir iş kazası kusur raporuna itiraz, yalnızca “kusur oranını kabul etmiyoruz” denilerek yapılamaz. İtirazın teknik, hukuki ve delile dayalı biçimde kurulması gerekir.
İş Kazasında Kusur Oranı Nedir?
İş kazasında kusur oranı, kazanın meydana gelmesinde tarafların davranışlarının ve iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine aykırılıklarının etkisini ortaya koyan teknik ve hukuki değerlendirmenin sonucudur.
Bir olayın Sosyal Güvenlik Kurumu bakımından iş kazası sayılması ile işverenin özel hukuk bakımından kusurlu olması aynı şey değildir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.13 hangi olayların sosyal güvenlik hukuku bakımından iş kazası sayılacağını düzenlemektedir.
Bir olayın 5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası niteliği taşıması, işverenin otomatik olarak yüzde 100 kusurlu olduğu anlamına gelmez. Tazminat yargılamasında işverenin yükümlülükleri, işçinin davranışları, varsa asıl işveren-alt işveren ilişkisi, üçüncü kişilerin etkisi ve kazanın teknik oluş biçimi ayrıca incelenir.
İş kazasının meydana gelmesinde somut olaya göre;
- işveren,
- işveren vekili,
- işçi,
- asıl işveren veya alt işveren,
- başka bir çalışan,
- üçüncü kişi
farklı ölçülerde etkili olabilir.
Dolayısıyla kusur incelemesinin amacı yalnızca matematiksel bir yüzde üretmek değildir. Öncelikle kazanın neden meydana geldiği, hangi tedbirlerin alınması gerektiği, bu tedbirleri almakla kimin yükümlü olduğu ve ihlal edilen yükümlülük ile kaza arasında nedensellik bulunup bulunmadığı ortaya konulmalıdır.
İş kazasının genel hukuki şartları hakkında daha geniş bilgi için İş Kazası Tazminat Davası Nedir? Nasıl Açılır? başlıklı incelememizden yararlanabilirsiniz.
İş Kazasında Kusur Oranını Kim Belirler?
İş kazası tazminat davalarında kusur değerlendirmesi çoğunlukla mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi veya bilirkişi heyeti tarafından yapılır. Bununla birlikte bilirkişi raporu, hâkimi bağlayan kesin bir karar niteliğinde değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.282 gereğince hâkim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Bilirkişinin görevi özel veya teknik bilgi gerektiren konuda mahkemeye yardımcı olmaktır. Nihai hukuki nitelendirme ve karar yetkisi mahkemeye aittir.
6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu bakımından da bilirkişinin bağımsız, tarafsız ve objektif şekilde görev yapması esastır.
İş kazasının niteliği burada özel önem taşır. Bir inşaatta yüksekten düşme kazasının teknik nedenleri ile pres makinesinde meydana gelen uzuv kaybının teknik nedenleri aynı değildir. Elektrik kazası, forklift kazası, maden kazası veya iş makinesi kazası da farklı uzmanlıklar gerektirebilir.
Bu nedenle bilirkişi heyetinin mesleki uzmanlığının somut kazanın teknik niteliğiyle uyumlu olmaması önemli bir kusur raporuna itiraz sebebi olabilir.
İş Kazası Kusur Raporuna İtiraz Süresi Ne Kadardır?
Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporlarına itiraz bakımından temel düzenleme HMK m.281'dir.
Mahkeme bilirkişi raporuna karşı, raporun tarafa tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde rapordaki eksikliklerin tamamlanması, belirsizliklerin açıklanması veya yeni bilirkişi atanması talep edilebilir.
İtirazın hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel veya teknik bir çalışma gerektiriyorsa, yine ilk iki haftalık süre içerisinde başvurulması şartıyla mahkeme tarafından bir defaya mahsus olmak üzere iki haftayı geçmeyen ek süre verilebilir.
| İşlem | Süre / Zamanlama | Dikkat Edilecek Husus |
|---|---|---|
| Mahkeme bilirkişi raporuna itiraz | Tebliğden itibaren 2 hafta | HMK m.281 kapsamındaki temel itiraz süresidir. |
| Ek süre talebi | İlk 2 haftalık süre içinde | Özel veya teknik çalışma gerektiren hâllerde talep edilmelidir. Verilebilecek ek süre iki haftayı aşamaz. |
| Ek rapor talebi | İtiraz dilekçesiyle birlikte | Mevcut heyetin eksik veya belirsiz değerlendirmesinin tamamlanması istenebilir. |
| Yeni bilirkişi heyeti talebi | İtiraz dilekçesinde gerekçelendirilmelidir | Yeni heyet atanması otomatik değildir. Mahkeme gerekli görürse yeniden inceleme yaptırabilir. |
| SGK müfettiş veya denetmen raporuna karşı başvuru | İşlemin niteliğine göre değişir | HMK m.281'deki iki haftalık süre bütün SGK raporlarına otomatik olarak uygulanmaz. |
| Kamera, kayıt ve diğer delillerin korunması | Derhal | Kanuni dava süresinin beklenmesi delilin kaybolmasına neden olabilir. |
2026 Yılında İş Kazası Kusur İtirazında Tavan Var mı?
İş kazası kusur oranına itiraz bakımından 2026 yılı için kanunda belirlenmiş parasal bir tavan veya başvuru sınırı bulunmamaktadır.
Kıdem tazminatındaki yıllık tavan veya tüketici uyuşmazlıklarındaki parasal sınırlar bu konuya uygulanmaz. Kusur raporuna itiraz, uyuşmazlığın parasal değerinden bağımsız olarak HMK m.281 çerçevesinde yapılabilir.
İş kazası nedeniyle talep edilebilecek maddi tazminatın da bütün dosyalara uygulanabilecek sabit bir “2026 iş kazası tazminat tavanı” yoktur. Zarar hesabında yaş, gerçek gelir, kusur, sürekli veya geçici iş göremezlik, SGK ödemeleri ve somut olayın diğer özellikleri birlikte değerlendirilir.
Yaklaşık zarar hesabı bakımından İş Kazası Tazminat Hesaplama Aracımızı kullanabilirsiniz. Hesaplama aracındaki sonuç hukuki veya aktüeryal bilirkişi raporunun yerine geçmez.
Kusur Oranına Hangi Nedenlerle İtiraz Edilebilir?
Her iş kazası kendine özgüdür. Bu nedenle aşağıdaki nedenler sınırlı sayıda değildir. Bununla birlikte uygulamada iş kazası kusur raporlarına yapılan itirazların önemli bölümü aşağıdaki başlıklarda toplanmaktadır.
| İtiraz Sebebi | Raporda Aranacak Sorun | Talep Edilebilecek İnceleme |
|---|---|---|
| Kaza oluşunun yanlış kurulması | Tanık, kamera veya tutanaklarla çelişen olay senaryosu | Deliller birlikte değerlendirilerek yeni kusur incelemesi |
| İşveren yükümlülüklerinin eksik incelenmesi | Eğitim, denetim, risk analizi, makine koruyucusu veya KKD değerlendirmesinin bulunmaması | İSG mevzuatına göre ayrıntılı ek veya yeni rapor |
| İşçiye soyut kusur yüklenmesi | “Dikkatsizdi”, “tecrübeliydi” gibi somutlaştırılmamış ifadeler | İhlal edilen somut işçi yükümlülüğünün gösterilmesi |
| Uzmanlık alanının uygun olmaması | Kazanın teknik alanına yabancı bilirkişi heyeti | İlgili mühendislik veya İSG uzmanlarından yeni heyet |
| Delillerin incelenmemesi | Kamera, bakım kaydı, eğitim belgesi veya tanık anlatımının dışlanması | Eksik deliller değerlendirilerek yeniden inceleme |
| Raporlar arasında çelişki | SGK, ceza dosyası ve hukuk dosyasındaki farklı kusur değerlendirmeleri | Çelişkileri gideren denetlenebilir yeni rapor |
| Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin atlanması | İş organizasyonu ve İSG sorumluluğunun yalnız tek şirkete göre değerlendirilmesi | Tüm sorumluların görev alanlarının ayrı ayrı incelenmesi |
1. Kazanın Meydana Geliş Şeklinin Yanlış Belirlenmesi
Kusur hesabının başlangıç noktası, kazanın gerçekte nasıl meydana geldiğinin belirlenmesidir. Bilirkişi kazanın oluş biçimini yanlış kabul etmişse bu yanlış kabul üzerine kurulan kusur dağılımının da güvenilirliği tartışmalı hâle gelir.
Örneğin işçinin makineye kendi inisiyatifiyle müdahale ettiği kabul edilmiş olabilir. Oysa kamera görüntüleri, tanık anlatımları veya iş organizasyonu müdahalenin vardiya amirinin talimatıyla gerçekleştiğini gösterebilir.
Bu durumda itirazın yalnızca belirlenen yüzdeye değil, kusur yüzdesinin dayandırıldığı maddi olay kabulüne yöneltilmesi gerekir.
2. İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülüklerinin Eksik İncelenmesi
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.4 uyarınca işveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.
İşverenin yükümlülüğü yalnızca işçiye bir eğitim formu imzalatmaktan veya kişisel koruyucu ekipman teslim etmekten ibaret değildir. Mesleki risklerin önlenmesi, uygun organizasyonun kurulması, gerekli araçların sağlanması, risk değerlendirmesi yapılması, alınan tedbirlere uyulup uyulmadığının izlenmesi ve uygunsuzlukların giderilmesi gerekir.
Bu nedenle kusur raporunda şu soruların somut biçimde değerlendirilmesi önemlidir:
- İşçiye verilen eğitim yaptığı işe ve karşılaştığı somut tehlikeye uygun mudur?
- Eğitimin gerçekten verildiğini gösteren kayıtlar mevcut mudur?
- Risk değerlendirmesinde kazaya neden olan tehlike belirlenmiş midir?
- Makinenin koruyucu sistemi mevcut ve çalışır durumda mıdır?
- Uygun kişisel koruyucu donanım sağlanmış mıdır?
- İşveren, koruyucu ekipmanın kullanımını fiilen denetlemiş midir?
- Tehlikeli çalışma yöntemi işyerinde süreklilik kazanmış mıdır?
- İş organizasyonu çalışanı riskli davranışta bulunmaya zorlamış mıdır?
6331 sayılı Kanun'un tam metnini hem sitemizdeki güncel mevzuat sayfasından hem de resmî mevzuat kaynağından inceleyebilirsiniz.
3. İşçiye Soyut Gerekçelerle Kusur Yüklenmesi
Uygulamada bazı kusur raporlarında işçi hakkında “dikkatli davranmadığı”, “tecrübeli olduğu”, “tehlikeyi öngörmesi gerektiği” veya “gerekli dikkat ve özeni göstermediği” şeklinde genel ifadeler kullanılabilmektedir.
Çalışanın da 6331 sayılı Kanun m.19 kapsamında yükümlülükleri bulunmaktadır. İşçi aldığı eğitim ve işverenin talimatları doğrultusunda hareket etmeli, makine ve ekipmanı kurallara uygun kullanmalı, güvenlik tertibatını keyfî biçimde çıkarmamalı ve kişisel koruyucu donanımı doğru şekilde kullanmalıdır.
Bununla birlikte işçiye kusur yüklenebilmesi için hangi somut yükümlülüğün hangi davranışla ihlal edildiğinin açıklanması gerekir.
Örneğin işçiye gerekli eğitim hiç verilmemişse “aldığı eğitime aykırı davrandığı” gerekçesi tartışmalı hâle gelir. Makinenin güvenlik tertibatı işverenin bilgisi veya iş organizasyonu nedeniyle devre dışı bırakılmışsa olayın yalnızca işçinin dikkat eksikliği üzerinden açıklanması da yeterli değildir.
4. Bilirkişi Heyetinin Uzmanlık Alanının Uygun Olmaması
Kusur incelemesini gerçekleştiren bilirkişilerin uzmanlık alanlarının kazanın meydana geldiği iş ve teknik süreçle uyumlu olması gerekir.
Özel teknik bilgi gerektiren bir pres makinesi kazasının, elektrik çarpmasının, yüksekten düşmenin veya iş makinesi kazasının sebepleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle kazanın gerektirdiği teknik uzmanlığı taşımayan bir heyet tarafından hazırlanan raporun bilimsel ve teknik yeterliliği itiraz konusu yapılabilir.
5. Dosyadaki Önemli Delillerin İncelenmemesi
İş kazası kusur incelemesinde tek bir belgeye dayanılması çoğu zaman yeterli değildir. Olayın niteliğine göre aşağıdaki deliller birlikte değerlendirilmelidir:
- iş kazası tutanağı,
- olay yeri fotoğrafları,
- kamera görüntüleri,
- kolluk tutanakları,
- tanık anlatımları,
- hastane ve sağlık kayıtları,
- risk değerlendirme raporları,
- İSG eğitim belgeleri,
- işe giriş ve periyodik eğitim kayıtları,
- kişisel koruyucu donanım teslim belgeleri,
- makine bakım ve periyodik kontrol kayıtları,
- makine kullanım talimatları,
- görev tanımları,
- iş güvenliği uzmanının tespit ve önerileri,
- vardiya kayıtları,
- asıl işveren-alt işveren sözleşmeleri,
- SGK inceleme kayıtları,
- ceza soruşturması veya ceza davasındaki teknik raporlar.
Bilirkişinin önemli bir delili hiç tartışmaması veya delilin açık içeriğinin aksine bir varsayım üzerinden rapor hazırlaması, raporun denetlenebilirliğini zayıflatır.
Kazadan sonraki delil toplama ve SGK sürecinin nasıl yürütülmesi gerektiği hakkında İş Kazası Geçiren İşçi Ne Yapmalı? 2026 Rehberi başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
6. Farklı Kusur Raporları Arasında Çelişki Bulunması
Aynı iş kazasında SGK incelemesi, ceza soruşturması ve hukuk davası kapsamında farklı teknik raporlar hazırlanabilir. Bu raporlarda taraflara farklı oranlarda kusur yüklenmesi mümkündür.
Örneğin SGK incelemesinde işverenin tamamen kusurlu olduğu değerlendirilirken hukuk mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda işçiye de önemli ölçüde kusur yüklenmiş olabilir.
Bu durumda yalnızca son rapordaki oranlardan hareket edilmemeli, raporların neden farklı sonuçlara ulaştığı değerlendirilmelidir. Önemli ve sonuca etkili çelişkilerin gerekçeli şekilde giderilmesi gerekir.
7. Asıl İşveren ve Alt İşveren İlişkisinin İncelenmemesi
Özellikle inşaat, üretim, lojistik, depo, bakım-onarım ve taşeron hizmetlerinde birden fazla işverenin sorumluluk alanı bulunabilir.
Bilirkişi raporu yalnızca işçinin SGK kayıtlarında görünen işvereni incelemiş ancak iş organizasyonunu fiilen yöneten başka şirketleri veya asıl işvereni değerlendirmemişse eksik inceleme söz konusu olabilir.
Hangi işverenin çalışma yöntemini belirlediği, ekipmanın kime ait olduğu, iş güvenliği tedbirlerinin kim tarafından alınması gerektiği ve çalışan üzerinde fiilî denetimin kimde bulunduğu araştırılmalıdır.
İş Kazası Kusur Raporuna İtiraz Dilekçesi Nasıl Hazırlanmalıdır?
Kanaatimizce etkili bir itiraz dilekçesi raporun yalnızca sonucuna değil, raporun gerekçesine ve bu gerekçenin dayandığı teknik kabullere yönelmelidir.
“Davacıya verilen yüzde 30 kusuru kabul etmiyoruz” şeklindeki soyut bir itiraz yerine, rapordaki somut hata belirtilmelidir.
“Bilirkişi heyeti davacının makinenin tehlikeli bölgesine kendi iradesiyle müdahale ettiğini kabul etmiş ise de dosyada bulunan kamera kaydı ve tanık anlatımları, müdahalenin vardiya amirinin talimatı üzerine gerçekleştiğini göstermektedir. Bu nedenle kusur değerlendirmesinin dayandığı maddi olay kabulü dosya kapsamıyla örtüşmemektedir.”
İtiraz dilekçesinde mümkün olduğunca şu yapı izlenmelidir:
- Hatalı kabul edilen maddi olay açıkça gösterilmelidir.
- İncelenmeyen veya yanlış yorumlanan delil belirtilmelidir.
- Uygulanması gereken iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğü ortaya konulmalıdır.
- Bilirkişinin teknik değerlendirmesindeki hata açıklanmalıdır.
- Bu hatanın kusur dağılımını neden etkilediği gösterilmelidir.
- Ek rapor mu yoksa yeni bir bilirkişi heyeti mi talep edildiği açıkça yazılmalıdır.
HMK m.281 uyarınca mahkeme, eksiklik veya belirsizliklerin giderilmesi için mevcut bilirkişiden ek rapor alabilir. Gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli görmesi hâlinde yeni bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabilir.
Kusur Oranına İtiraz İçin Hangi Belgeler Önemlidir?
İtirazın başarısı yalnızca hukuki açıklamaya değil, itirazın dosya kapsamındaki delillerle ilişkilendirilmesine de bağlıdır.
| Delil | Kusur İncelemesindeki Önemi |
|---|---|
| Kamera görüntüleri | Kazanın saniye saniye nasıl meydana geldiğinin objektif biçimde tespit edilmesini sağlayabilir. |
| Tanık anlatımları | İş organizasyonu, verilen talimatlar ve fiilî çalışma yöntemini ortaya koyabilir. |
| Risk değerlendirmesi | Kazaya yol açan tehlikenin işveren tarafından önceden değerlendirilip değerlendirilmediğini gösterir. |
| İSG eğitim kayıtları | İşçinin hangi riskler hakkında hangi tarihte bilgilendirildiğinin incelenmesini sağlar. |
| Makine bakım kayıtları | Teknik arıza, koruyucu tertibat ve bakım eksikliklerinin araştırılmasında önemlidir. |
| KKD teslim kayıtları | Uygun koruyucu ekipmanın yalnız teslim edilip edilmediği değil, niteliği ve kullanımının denetlenip denetlenmediği değerlendirilir. |
| SGK ve kolluk belgeleri | Kazanın ilk kayda geçirildiği şekli ve olay sonrası yapılan tespitleri gösterebilir. |
| Ceza dosyası bilirkişi raporu | Hukuk davasındaki teknik değerlendirme ile karşılaştırılarak olası çelişkiler ortaya çıkarılabilir. |
Belgenin yalnızca dosyada bulunması, işverenin yükümlülüğünü mutlaka yerine getirdiği anlamına gelmez. Örneğin işçinin imzasını taşıyan standart bir eğitim formu, eğitimin kazaya neden olan somut tehlike bakımından yeterli ve etkili olduğunu tek başına ispatlamayabilir.
SGK'nın Belirlediği Kusur Oranına İtiraz Edilebilir mi?
SGK müfettişi veya denetmeni tarafından gerçekleştirilen incelemelerde kazanın meydana geliş şekli ve tarafların davranışları konusunda değerlendirmeler bulunabilir. Ancak SGK inceleme raporu ile mahkemenin HMK kapsamında görevlendirdiği bilirkişi tarafından hazırlanan rapor aynı hukuki niteliğe sahip değildir.
Bu nedenle SGK raporundaki kusur değerlendirmesine karşı izlenecek yol belirlenirken raporun hangi Kurum işlemine dayanak oluşturduğu ve bu işlemin hukuki sonucu ayrıca incelenmelidir.
Tazminat yargılamasında SGK raporunun bulunması, mahkemenin ayrıca teknik kusur incelemesi yaptırmasına engel değildir. SGK incelemesi ile yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları arasında önemli bir çelişki bulunuyorsa bu çelişkinin giderilmesi talep edilebilir.
İş kazasının SGK'ya bildirilmesi ve kazadan sonraki ilk işlemler hakkında ayrıntılı bilgi için İş Kazası Geçiren İşçi Ne Yapmalı? rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Ceza Davasındaki Kusur Oranı Tazminat Davasını Bağlar mı?
İş kazası aynı zamanda taksirle yaralama veya taksirle öldürme kapsamında ceza soruşturmasına veya ceza davasına konu olabilir. Ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ile hukuk davasındaki kusur raporu farklı sonuçlara ulaşabilir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.74 kapsamında ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hâkimini doğrudan bağlamaz.
Bununla birlikte ceza dosyasında ortaya çıkan maddi olgular, kamera görüntüleri, keşif tutanakları, tanık anlatımları ve teknik raporlar hukuk dosyası bakımından önemli deliller olabilir.
Bu nedenle ceza dosyasındaki rapor görmezden gelinmemeli, ancak ceza bilirkişisinin belirlediği kusur yüzdelerinin hukuk davasına otomatik şekilde aktarılacağı da kabul edilmemelidir.
Kusur Oranının Değişmesi Tazminatı Nasıl Etkiler?
Kusur oranı, iş kazası maddi tazminat hesabının önemli değişkenlerinden biridir.
Örneğin diğer bütün hesap unsurları aynı kalmak kaydıyla işçiye yüzde 40 yerine yüzde 10 oranında kusur yüklenmesi, işverenden talep edilebilecek maddi zarar miktarını önemli ölçüde değiştirebilir.
Zarar görenin kusurunun tazminata etkisi bakımından Türk Borçlar Kanunu hükümleri de somut olaya göre değerlendirilir.
Bu nedenle kusur raporuna itiraz ile hesap bilirkişi raporuna itiraz çoğu dosyada birbiriyle bağlantılıdır. Kusur oranı değişirse daha önce düzenlenen hesap raporunun da yeni kusur dağılımı esas alınarak yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.
Yaklaşık maddi zararınızı incelemek için İş Kazası Tazminat Hesaplama sayfamızı kullanabilirsiniz. İş kazası tazminatının genel hukuki şartları için ise İş Kazası Tazminat Davası Nedir? Nasıl Açılır? başlıklı rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Kusur Raporuna İtiraz Edilmezse Ne Olur?
Mahkeme bilirkişi raporuna yönelik itirazların kanuni süre içinde ileri sürülmesi son derece önemlidir. Raporda açık teknik veya maddi hatalar bulunduğu düşünülüyorsa yargılamanın sonraki aşamalarının beklenmesi doğru bir yaklaşım değildir.
Özellikle mühendislik incelemesi, görüntü analizi, makine güvenliği değerlendirmesi veya başka bir teknik çalışma gerektiren iş kazalarında HMK m.281'de düzenlenen ek süre imkânı zamanında değerlendirilmelidir.
İtirazın yalnızca yapılmış olması da yeterli değildir. “Raporu kabul etmiyoruz” şeklindeki genel ifadeler yerine itiraz sebeplerinin dosyadaki deliller ve mevzuatta düzenlenen yükümlülüklerle ilişkilendirilmesi gerekir.
İş kazası uyuşmazlıkları SGK süreci, kusur incelemesi, çalışma gücü kaybı ve zarar hesabının birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Konuya ilişkin hukuki hizmetlerin kapsamını İş Hukuku ve İş Kazası Davaları çalışma alanımızdan inceleyebilirsiniz.
İş Kazasında Kusur Oranına İtiraz Neden Önemlidir?
İş kazası dosyalarında kusur raporu çoğu zaman yargılamanın seyrini belirleyen temel raporlardan biridir. Ancak bilirkişi raporunda yazılı bir yüzde, tek başına tartışılmaz bir gerçek değildir.
Kusur oranının kabul edilebilir olması için sonucun kazanın gerçek oluş biçimine, dosyadaki delillere, uygulanması gereken iş sağlığı ve güvenliği kurallarına ve kazanın teknik özelliklerine dayanması gerekir.
“Bilirkişi bu kusur oranına hangi somut olay, delil ve teknik gerekçe üzerinden ulaşmıştır?”
İşverenin hangi yükümlülüğü ihlal ettiği açıklanmamışsa, işçiye hangi somut davranışı nedeniyle kusur verildiği gösterilmemişse, önemli deliller incelenmemişse veya bilirkişi heyetinin uzmanlığı kazanın teknik niteliği bakımından yeterli değilse rapora karşı ayrıntılı itiraz gündeme gelebilir.
İş Kazası Kusur Oranına İtirazda İlgili Mevzuat
| Mevzuat | İlgili Konu | Bağlantı |
|---|---|---|
| 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu | m.266 ve devamı, özellikle bilirkişi raporuna itiraz bakımından m.281 ve değerlendirme bakımından m.282 | Resmî Metin |
| 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu | İşverenin yükümlülükleri, risk değerlendirmesi ve çalışanın yükümlülükleri | Sitemizdeki Metin / Resmî Metin |
| 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu | İş kazasının sosyal güvenlik hukuku bakımından tanımı ve SGK süreci | Resmî Metin |
| 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu | Bilirkişinin görev, bağımsızlık ve uzmanlık esasları | Resmî Metin |
| 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu | Tazminat, zarar görenin kusuru ve ceza yargılamasının hukuk hâkimine etkisi | Resmî Metin |
Sıkça Sorulan Sorular
İş kazası kusur raporuna kaç gün içinde itiraz edilir?
Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporuna HMK m.281 uyarınca raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. İtirazın hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel veya teknik çalışma gerektirmesi hâlinde, ilk iki haftalık süre içinde başvurulması şartıyla bir defaya mahsus olmak üzere iki haftayı aşmayan ek süre verilebilir.
İş kazasında yüzde 100 işçi kusuru verilebilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre işçinin tamamen kusurlu olduğuna ilişkin değerlendirme yapılması teorik olarak mümkündür. Ancak böyle bir sonuca ulaşılmadan önce işverenin 6331 sayılı Kanun ve ilgili düzenlemeler kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin somut biçimde incelenmesi gerekir. Yalnızca “işçi dikkatsiz davrandı” şeklindeki soyut bir gerekçe her olayda yüzde 100 kusur sonucuna ulaşılması için yeterli değildir.
Bilirkişi raporuna itiraz edilince yeni bilirkişi atanır mı?
Hayır. İtiraz üzerine otomatik olarak yeni bilirkişi atanmaz. Mahkeme mevcut bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verebilir. Gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından gerekli görürse farklı bir bilirkişi veya bilirkişi heyetinden yeniden inceleme yaptırabilir.
SGK'nın belirlediği kusur oranı mahkemeyi bağlar mı?
SGK inceleme raporunda yer alan kusur değerlendirmesi, tazminat mahkemesinin ayrıca teknik bilirkişi incelemesi yaptırmasına engel değildir. SGK raporu ile mahkeme dosyasındaki raporlar arasında önemli bir çelişki bulunması hâlinde bu çelişkinin giderilmesi talep edilebilir.
İşçi kusurluysa iş kazası tazminatı alamaz mı?
İşçinin kısmen kusurlu olması tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İşçinin kusurunun zararın doğumuna veya artmasına etkisi, uygulanacak sorumluluk hükümleri kapsamında tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınabilir.
Kusur oranı ile maluliyet oranı aynı şey midir?
Hayır. Kusur oranı kazanın meydana gelmesindeki sorumluluk dağılımına ilişkindir. Uygulamada maluliyet oranı olarak ifade edilen sürekli iş göremezlik veya meslekte kazanma gücü kayıp oranı ise kazanın işçinin bedensel ve mesleki kapasitesinde meydana getirdiği kalıcı etkiyi ifade eder. Bu iki oran tazminat hesabında farklı işlevlere sahiptir.
Kusur oranına itiraz etmek için avukat zorunlu mudur?
Kural olarak bilirkişi raporuna itirazın avukat aracılığıyla yapılması zorunlu değildir. Bununla birlikte iş kazası kusur raporlarının iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, teknik mühendislik değerlendirmeleri, delil analizi ve tazminat hesabıyla doğrudan bağlantılı olması nedeniyle itirazın hukuki ve teknik açıdan birlikte hazırlanması önem taşır.
İş kazası kusur oranına itirazda 2026 yılı için parasal sınır var mı?
Hayır. İş kazası kusur bilirkişi raporuna itiraz bakımından 2026 yılına özgü parasal bir tavan veya başvuru sınırı bulunmamaktadır. Mahkeme bilirkişi raporuna itiraz bakımından esas olan HMK m.281'deki süre ve usul kurallarıdır.
Sonuç
İş kazası kusur oranına itiraz, bilirkişi tarafından belirlenen yüzdeye yalnızca karşı çıkmaktan ibaret değildir. Etkili bir itirazda kazanın teknik oluş şekli yeniden ele alınmalı, işveren ve işçinin yükümlülükleri ayrı ayrı belirlenmeli, dosyadaki deliller raporla karşılaştırılmalı ve bilirkişinin somut hatası ortaya konulmalıdır.
Özellikle yüksekten düşme, makine kazası, elektrik kazası, forklift veya iş makinesi kazası, maden kazası ve birden fazla işverenin bulunduğu işyerlerinde kusur değerlendirmesi oldukça teknik hâle gelebilir.
Bu nedenle kusur raporunun tebliğinden sonra yalnızca raporun sonuç bölümündeki yüzdelere değil, raporun dayandığı bütün maddi ve teknik gerekçelere odaklanılmalıdır. Eksik veya hatalı bir kusur tespiti, maddi tazminat hesabından yargılamanın nihai sonucuna kadar dosyanın tamamını etkileyebilir.
Av. Salim Can ESER
Bilgilendirme: Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İş kazalarında kusur ve başvuru yolları somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebilir.