Tahliye Taahhütnamesi ile Kiracı Nasıl Çıkarılır?
Tahliye taahhütnamesi ile kiracı nasıl çıkarılır? Kiracı, kiralananı belirli bir tarihte boşaltacağını geçerli bir yazılı tahliye taahhütnamesiyle üstlenmiş olmasına rağmen taşınmazı tahliye etmezse, kiraya veren taahhüt edilen tarihten itibaren bir ay içinde icra yoluna başvurabilir veya tahliye davası açabilir. Ancak tahliye taahhütnamesinin bulunması, kiracının herhangi bir hukuki işlem yapılmaksızın doğrudan taşınmazdan çıkarılabileceği anlamına gelmez.
Tahliye taahhüdüne dayalı tahliye, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 352/1. maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun öngördüğü sistem, özellikle konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verene güçlü bir tahliye imkânı sağlamaktadır. Bununla birlikte tahliye taahhütnamesinin düzenlenme tarihi, kiralananın teslim tarihi, tahliye tarihi, imzanın kime ait olduğu ve bir aylık sürenin doğru hesaplanması uyuşmazlığın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle “tahliye taahhütnamesi var, kiracıyı hemen çıkarabilirim” yaklaşımı hukuken eksiktir. Öncelikle taahhütnamenin geçerliliği incelenmeli, ardından somut olaya göre icra veya dava yolu tercih edilmelidir.
Tahliye Taahhütnamesi Nedir?
Tahliye taahhütnamesi, kiracının kiralananı belirli bir tarihte boşaltacağını kiraya verene karşı yazılı olarak üstlendiği irade beyanıdır.
Türk Borçlar Kanunu m. 352/1 uyarınca kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra kiraya verene karşı kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde taşınmazı boşaltmazsa, kiraya veren belirtilen tarihten başlayarak bir ay içerisinde icraya başvurabilir veya dava açabilir.
Tahliye taahhüdünün önemi, konut ve çatılı işyeri kiralarındaki genel kiracı korumasının istisnalarından birini oluşturmasından kaynaklanır. Normal şartlarda yalnızca bir yıllık kira sözleşmesinin sona ermiş olması kiraya verene kiracıyı tahliye etme hakkı vermez. Geçerli bir tahliye taahhüdü bulunması hâlinde ise ayrıca ihtiyaç, iki haklı ihtar veya kira bedelinin ödenmemesi gibi başka bir tahliye nedeninin ortaya çıkması beklenmez.
Tahliye Taahhütnamesinin Geçerlilik Şartları Nelerdir?
Tahliye taahhütnamesiyle tahliye talep edilebilmesi için yalnızca üzerinde “tahliye taahhütnamesi” yazan bir belgenin mevcut olması yeterli değildir. Taahhüdün TBK m. 352/1’de öngörülen şartları taşıması gerekir.
Tahliye Taahhüdü Yazılı Olmalıdır
Tahliye taahhüdünün temel geçerlilik koşullarından biri yazılı olmasıdır. Kiracının sözlü olarak “üç ay sonra çıkacağım” veya “yıl sonunda evi boşaltacağım” şeklinde beyanda bulunması, TBK m. 352/1 anlamında tahliye taahhütnamesi oluşturmaz.
Belgenin mutlaka noterlikte düzenlenmesi gerekmez. Taraflar arasında adi yazılı şekilde hazırlanan bir tahliye taahhütnamesi de geçerli olabilir.
Burada noter işleminin önemi geçerlilikten çok ispat ve icra hukuku bakımından ortaya çıkar. Noterlikçe düzenlenen veya imzası tasdik edilen belgelerde imzanın inkârına ilişkin uyuşmazlıkların alanı önemli ölçüde daralır. Adi yazılı belgelerde ise kiracının imzaya itiraz etmesi, izlenecek hukuki yolu değiştirebilir veya süreci uzatabilir.
Tahliye Taahhüdü Kiralananın Tesliminden Sonra Verilmelidir
Tahliye taahhütnamesi bakımından en önemli ve uygulamada en fazla hata yapılan konu budur.
Kanun, tahliye taahhüdünün “kira sözleşmesinden bir hafta sonra” veya “kira sözleşmesinden bir ay sonra” verilmesini şart koşmamaktadır. Kanunun açık ölçütü kiralananın teslim edilmiş olmasıdır.
Dolayısıyla önemli olan yalnızca kira sözleşmesinin imzalandığı tarih değil, kiracının kiralananı fiilen teslim aldığı tarihtir. İspat bakımından kira sözleşmesinde fiilî teslim tarihinin ayrıca belirtilmesi veya anahtar teslim tutanağı düzenlenmesi önemlidir.
Henüz taşınmaz teslim edilmeden, kiralama işleminin şartı olarak alınan tahliye taahhüdü geçerlilik sorununa yol açabilir. Bu nedenle kiraya veren açısından en güvenli yöntem, kiralananın tesliminden sonra ayrı bir tahliye taahhüdü düzenlemek ve bu işlemin tarihini ispatlanabilir hâle getirmektir.
Tahliye Tarihi Belirli Olmalıdır
Tahliye taahhütnamesinin kiralananın hangi tarihte boşaltılacağını açık biçimde ortaya koyması gerekir. Örneğin “01.12.2026 tarihinde kiralananı tahliye edeceğim” şeklindeki taahhüt bakımından tahliye tarihi belirgindir.
Buna karşılık hiçbir şekilde belirli veya belirlenebilir bir tahliye zamanı içermeyen soyut ifadeler, TBK m. 352/1’in aradığı anlamda tahliye taahhüdü oluşturmayacaktır.
Düzenleme tarihi ile tahliye tarihi birbirine karıştırılmamalıdır. Düzenleme tarihi belgenin ne zaman verildiğini, tahliye tarihi ise kiracının taşınmazı hangi tarihte boşaltmayı üstlendiğini gösterir.
Tahliye Taahhüdü Kiracı Tarafından Verilmelidir
Taahhüdün kira sözleşmesinin tarafı olan kiracıdan kaynaklanması gerekir.
Birden fazla kiracının bulunduğu kira ilişkilerinde tahliye bölünemez nitelikte olduğundan, kural olarak bütün kiracıların taahhüde katılması önem taşır. Kira sözleşmesinde iki kişinin kiracı sıfatıyla yer aldığı ancak tahliye taahhütnamesinde yalnızca birinin imzasının bulunduğu hâllerde tahliye talebi ciddi bir geçerlilik sorunuyla karşılaşabilir.
Aile konutu niteliğindeki kiralananlar bakımından eşin hukuki durumu ayrıca değerlendirilmelidir. Tüzel kişi kiracılarda ise taahhüdü imzalayan kişinin şirketi temsil yetkisinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Kira Sözleşmesiyle Aynı Gün İmzalanan Tahliye Taahhütnamesi Geçerli midir?
Burada yalnızca belgelerde yazılı tarihler üzerinden değerlendirme yapmak doğru değildir. Esas mesele, tahliye taahhüdünün kiralananın teslim edilmesinden sonra mı yoksa önce mi verildiğidir.
Kira sözleşmesi kurulurken ve anahtar teslim edilmeden önce kiracının tahliye taahhüdü vermeye zorlanması hâlinde TBK m. 352/1’de aranan şart gerçekleşmez.
Bu nedenle kiraya veren bakımından “sözleşmeyi bugün, taahhütnameyi yarın imzalatalım” şeklinde mekanik bir tarih uygulaması yerine gerçek teslim ve düzenleme tarihinin hukuka uygun biçimde belgelenmesi daha güvenlidir.
Boş Tahliye Taahhütnamesi Geçerli midir?
Uygulamada en fazla uyuşmazlık yaratan konulardan biri, kiracının imzasını taşıyan ancak tarih bölümleri sonradan doldurulan tahliye taahhütnameleridir.
Kiracının boş veya kısmen boş belgeyi imzalayarak kiraya verene teslim etmiş olması, belgenin her durumda kendiliğinden hükümsüz kabul edilmesini sağlamaz. Yargısal uygulamada “beyaza imza” olarak adlandırılan bu durumda, belgenin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğunu ileri süren taraf açısından ciddi bir ispat sorunu ortaya çıkabilir.
Bu nedenle kiracının yalnızca “tarih sonradan dolduruldu” demesi her dosyada tahliye taahhüdünü geçersiz hâle getirmez. Bununla birlikte somut olayda taahhüdün gerçekte taşınmaz teslim edilmeden önce alındığının, belgenin tarafların anlaşmasına aykırı biçimde tamamlandığının veya irade sakatlığı bulunduğunun hukuken geçerli delillerle ortaya konulması hâlinde sonuç değişebilir.
Tahliye Taahhütnamesi Var, Kiracı Çıkmıyor. Ne Yapılmalıdır?
Tahliye tarihinde kiralanan boşaltılmamışsa kiraya verenin önünde temel olarak iki hukuki yol bulunmaktadır:
- Tahliye taahhüdüne dayanarak ilamsız icra takibi başlatmak.
- Tahliye taahhüdüne dayanarak Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası açmak.
Her iki yol bakımından da en önemli süre, taahhütnamede belirtilen tahliye tarihinden başlayan bir aylık süredir.
Örneğin kiracı taşınmazı 1 Kasım 2026 tarihinde boşaltmayı taahhüt etmişse, kiraya veren bu tarihten sonra TBK m. 352/1’deki bir aylık süreyi geçirmeden hukuki süreci başlatmalıdır.
Tahliye Taahhütnamesinde Kritik Süreler
| İşlem / Hukuki Durum | Kritik Süre | Sürenin Başlangıcı | Dikkat Edilmesi Gereken Husus |
|---|---|---|---|
| Tahliye taahhüdüne dayanarak icra veya dava yoluna başvurma | 1 ay | Taahhüt edilen tahliye tarihi | TBK m. 352/1 bakımından temel süredir. |
| Tahliye emrine itiraz | 7 gün | Tahliye emrinin kiracıya tebliği | Süresinde itiraz, icra takibini durdurur. |
| Kiralananı tahliye ve teslim etme | 15 gün | Tahliye emrinin tebliği | İtiraz bulunmaması hâlinde süre sonunda cebri tahliye gündeme gelebilir. |
| İtirazın kaldırılmasını isteme | 6 ay | İtirazın kiraya verene tebliği | Belgenin ve itirazın niteliğine göre icra mahkemesine başvuru imkânı değerlendirilir. |
| İtirazın iptali davası | 1 yıl | İtirazın kiraya verene tebliği | Uyuşmazlığın genel mahkemede incelenmesini gerektirdiği hâllerde gündeme gelebilir. |
| Doğrudan tahliye davasında arabuluculuk | Dava öncesi zorunlu | Dava hakkının doğduğu dönem | İlamsız icra yoluyla tahliye kanuni istisna kapsamındadır. |
Tahliye Taahhüdü ile İcra Takibi Nasıl Yapılır?
Geçerli bir tahliye taahhütnamesine dayanılarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 272 ve devamı hükümleri kapsamında ilamsız tahliye takibi başlatılabilir.
İcra müdürlüğü tarafından kiracıya tahliye emri gönderilir. Tahliye emrinde kiracıya kiralananı 15 gün içinde tahliye ve teslim etmesi bildirilir. Kiracının tahliye emrine karşı 7 gün içinde itiraz etme hakkı bulunmaktadır.
Kiracı süresinde itiraz etmez ve 15 günlük süre sonunda taşınmazı kendiliğinden boşaltmazsa takip kesinleşerek cebri tahliye aşamasına geçilebilir. Kiracının süresinde itiraz etmesi hâlinde ise takip durur.
İtirazdan sonraki hukuki yol, itirazın içeriğine göre belirlenmelidir. İmzanın, düzenleme tarihinin veya taahhüdün hukuki geçerliliğinin tartışmalı hâle gelmesi, kiraya verenin doğrudan icra hukuk mahkemesinde sonuç alıp alamayacağı üzerinde belirleyici olabilir.
Noterlikçe düzenlenmiş veya kanunun aradığı kuvvette bir belgeye dayanılması ile adi yazılı bir taahhüdün imzasının açıkça inkâr edilmesi aynı hukuki sonucu doğurmaz. Özellikle adi yazılı taahhütte imzanın inkâr edildiği hâllerde uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde yargılamayı gerektirmesi mümkündür.
İcra Yoluyla Tahliyede Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Hayır. 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların önemli bölümünde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur. Ancak kanun, kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümleri istisna tutmuştur.
Bu nedenle tahliye taahhütnamesine dayanarak doğrudan ilamsız icra takibi başlatılacaksa önce arabuluculuğa başvurulması şart değildir.
Tahliye Taahhütnamesine Dayalı Tahliye Davasında Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Kiraya veren icra takibi yerine doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası açmayı tercih ederse durum farklıdır.
Kira ilişkisinden doğan bu davada, 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı arabuluculuk uygulanmaktadır. Bu nedenle doğrudan tahliye davası açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.
Arabuluculuk bürosuna başvuru ile son tutanağın düzenlenmesi arasında geçen sürede hak düşürücü süre işlemez. Bununla birlikte TBK m. 352/1’deki bir aylık süre son derece kritik olduğundan arabuluculuk başvurusunun da tahliye tarihinden sonra geciktirilmeden yapılması gerekir.
Tarafların arabuluculukta anlaşamaması hâlinde son tutanağın düzenlenmesinden sonra kalan süre hesaplanarak tahliye davası açılmalıdır. Tahliye davası bakımından görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Dava şartı arabuluculuğa ilişkin güncel kanuni düzenlemeler için 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu incelenebilir.
Tahliye Taahhütnamesine İtiraz Edilebilir mi?
Kiracı, tahliye taahhüdüne dayanılarak başlatılan icra takibinde tahliye emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebilir.
İtiraz sebepleri somut olaya göre değişebilir. Örneğin kiracı:
- taahhütnamedeki imzanın kendisine ait olmadığını,
- belgenin kiralanan teslim edilmeden önce alındığını,
- tarihlerin anlaşmaya aykırı biçimde sonradan doldurulduğunu,
- taahhüdün hata, hile veya korkutma sonucunda verildiğini,
- kira ilişkisinin daha sonra tarafların anlaşmasıyla farklı biçimde düzenlendiğini
ileri sürebilir.
Ancak bir itirazın ileri sürülmesi ile ispatlanması farklı meselelerdir. Tahliye taahhütnamesinin yazılı belge niteliğinde olması sebebiyle özellikle imza, tarih ve sonradan doldurma iddialarında uygulanacak ispat kuralları somut dosya bakımından dikkatle değerlendirilmelidir.
Tahliye Taahhütnamesinde Noter Şart mı?
Tahliye taahhütnamesinin geçerli olması için noter şartı bulunmamaktadır. Adi yazılı şekilde düzenlenen ve diğer geçerlilik koşullarını taşıyan tahliye taahhüdü de hukuken sonuç doğurabilir.
Bununla birlikte noterlikte düzenleme yapılması, özellikle imza ve tarih konusunda ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkları önemli ölçüde azaltır. Kiraya veren açısından noterlikte düzenlenen taahhüt, icra sürecinde daha güçlü bir ispat imkânı sağlayabilir.
Dolayısıyla “noter şart değildir” ifadesi ile “noterin hiçbir avantajı yoktur” sonucu birbirinden ayrılmalıdır.
Aile Konutunda Tahliye Taahhütnamesi Geçerli midir?
Aile konutu bakımından konu, tahliye taahhütnamesinin en teknik alanlarından biridir.
Türk Medeni Kanunu m. 194 ve Türk Borçlar Kanunu m. 349, aile konutunda eşlerin korunmasına yönelik özel hükümler içermektedir. Ancak buradan hareketle “aile konutunda diğer eş imzalamadıysa tahliye taahhütnamesi her durumda geçersizdir” şeklinde mutlak bir sonuç çıkarmak doğru değildir.
Özellikle kira sözleşmesinin tarafı olmayan eşin kiraya verene bildirim yaparak sözleşmenin tarafı hâline geldiği tarih önem taşımaktadır. Güncel yargısal yaklaşım bakımından tahliye taahhüdünün düzenlendiği tarih, diğer eşin bildiriminin tarihi, kiralananın aile konutu niteliği ve kira sözleşmesinin tarafları birlikte değerlendirilmelidir.
Uygulamada kiracının evli olduğu ve taşınmazın aile konutu olarak kullanılacağı biliniyorsa, uyuşmazlık riskini azaltmak bakımından diğer eşin açık rızasının da belgeye yansıtılması kiraya veren açısından daha güvenli bir yöntemdir.
Yeni Ev Sahibi Eski Tahliye Taahhütnamesini Kullanabilir mi?
Kiralanan taşınmazın satılması kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez. TBK m. 310 gereğince yeni malik mevcut kira ilişkisinin tarafı hâline gelir.
Bu kapsamda önceki kiraya veren döneminde verilmiş ve geçerliliğini koruyan bir tahliye taahhüdünün yeni malik tarafından ileri sürülmesi mümkün olabilir. Ancak yeni malik de taahhütnamenin hukuki şartlarına ve özellikle bir aylık başvuru süresine uymak zorundadır.
Taşınmazın satın alınması tek başına kiracıyı tahliye etme hakkı vermediğinden, yeni malik bakımından tahliye taahhüdü ile TBK m. 351’deki yeni malik ihtiyacına dayalı tahliye birbirinden ayrılmalıdır.
Yeni malik ihtiyacı ve diğer tahliye sebeplerinin şartları için Kiracı Nasıl Tahliye Edilir? Tüm Tahliye Nedenleri 2026 başlıklı rehberimize bakabilirsiniz.
Tahliye Taahhütnamesi ile Tahliye Ne Kadar Sürer?
Tahliye taahhütnamesi ile tahliye için bütün dosyalara uygulanabilecek sabit bir süre bulunmamaktadır.
Kiracı tahliye emrine itiraz etmezse icra yolu, dava yoluna kıyasla daha kısa sürede sonuçlanabilir. Buna karşılık imzaya veya tarihe itiraz edilmesi, imza incelemesi yapılması, aile konutu iddiası, tebligat sorunları ve mahkemelerin iş yoğunluğu süreci uzatabilir.
Bu nedenle internette yer alan “tahliye taahhütnamesiyle kiracı kesin olarak bir ayda çıkarılır” veya “dava kesin altı ay sürer” şeklindeki süreler hukuki garanti olarak değerlendirilmemelidir.
Tahliye Taahhütnamesi ile Kiracı Çıkarılırken Yapılan Hatalar
Tahliye taahhüdüne ilişkin dosyalarda hak kaybına yol açan hataların önemli bir bölümü esastan değil, süre ve usul hatalarından kaynaklanmaktadır.
- Kiralanan teslim edilmeden tahliye taahhüdü alınması,
- Birden fazla kiracı olmasına rağmen yalnızca bir kişiden imza alınması,
- Tahliye tarihinin belirsiz bırakılması,
- Bir aylık başvuru süresinin geçirilmesi,
- Boş veya eksik taahhütnamenin ispat riski değerlendirilmeden kullanılması,
- Kiracının icra itirazının içeriği incelenmeden yanlış hukuki yola başvurulması,
- Doğrudan tahliye davasında zorunlu arabuluculuğun atlanması,
- Aile konutu iddiasında eşin hukuki statüsünün ve bildirim tarihinin incelenmemesi.
Kira uyuşmazlıklarında tek bir tarihin yanlış hesaplanması dahi geçerli görünen bir tahliye talebinin reddine sebep olabilir.
Tahliye Taahhütnamesi ile İlgili Mevzuat
Tahliye taahhütnamesinin değerlendirilmesinde maddi hukuk ve icra hukuku hükümleri birlikte uygulanmaktadır. Özellikle aşağıdaki düzenlemeler önemlidir:
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: Tahliye taahhüdü bakımından özellikle m. 349, m. 352 ve m. 353. Resmî mevzuat metnini açın.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu: Tahliye taahhüdüne dayalı ilamsız tahliye bakımından m. 272 ve devamı. Sitemizdeki güncel İcra ve İflas Kanunu metnini inceleyin.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu: Kira uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk hükümleri. Resmî mevzuat metnini açın.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu: Aile konutu bakımından özellikle m. 194. Resmî mevzuat metnini açın.
Sıkça Sorulan Sorular
Tahliye taahhütnamesi var kiracı çıkmıyor, ne yapmalıyım?
Kiracı taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya veren, tahliye tarihinden itibaren bir ay içerisinde icra takibi başlatabilir veya şartları yerine getirerek tahliye davası açabilir.
Tahliye taahhütnamesi kiracıyı çıkarmak için tek başına yeterli midir?
Geçerli tahliye taahhütnamesi hukuki tahliye sebebi oluşturur. Ancak kiracı kendiliğinden taşınmazı boşaltmıyorsa kiraya veren bizzat tahliye yapamaz. Kanuni icra veya dava yolunun kullanılması gerekir.
Tahliye taahhütnamesi kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanabilir mi?
Belirleyici ölçüt yalnızca tarihlerin aynı gün olup olmaması değil, taahhüdün kiralananın tesliminden sonra verilmiş olmasıdır. Kiralanan henüz teslim edilmeden kira sözleşmesinin şartı olarak alınan taahhüt geçerlilik sorunu doğurur.
Tahliye taahhütnamesi noter onaylı olmak zorunda mı?
Hayır. Noter bir geçerlilik şartı değildir. Adi yazılı tahliye taahhüdü de geçerli olabilir. Noter işlemi özellikle imza ve tarih uyuşmazlıklarında ispat kolaylığı sağlar.
Tahliye emrine kaç gün içinde itiraz edilir?
Tahliye taahhüdüne dayalı icra takibinde kiracı, tahliye emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebilir.
Kiracının tahliye için kaç günü vardır?
İİK m. 272 kapsamında gönderilen tahliye emrinde kiracıya taşınmazı 15 gün içinde tahliye ve teslim etmesi bildirilir.
Boş tahliye taahhütnamesi imzalanmışsa kesin geçersiz midir?
Hayır. Belgenin boş veya tarihleri eksik şekilde imzalanmış olması her durumda kendiliğinden geçersizlik sonucunu doğurmaz. Belgenin ne zaman ve hangi koşullarda verildiği ile sonradan anlaşmaya aykırı doldurulup doldurulmadığı ispat hukuku bakımından değerlendirilir.
Tahliye taahhütnamesinde bir aylık süre geçirilirse ne olur?
TBK m. 352/1’de tahliye tarihinden itibaren bir aylık süre öngörülmüştür. Bu sürenin geçirilmesi ilgili tahliye taahhüdüne dayanılarak tahliye istenmesi bakımından hak kaybına neden olabilir. TBK m. 353’teki yazılı bildirim imkânı ve başka bir tahliye sebebinin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Sonuç
Tahliye taahhütnamesi ile kiracı tahliyesi, kira hukukunda kiraya verene tanınmış etkili tahliye yollarından biridir. Ancak taahhütnamenin varlığı tek başına yeterli değildir. Belgenin yazılı olması, kiracı tarafından verilmesi, kiralananın tesliminden sonra düzenlenmesi ve belirli bir tahliye tarihini içermesi gerekir.
Kiracı taahhüt edilen tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya verenin en kritik yükümlülüğü bir aylık süreyi kaçırmamaktır. Bu süre içerisinde dosyanın niteliğine göre icra takibi veya tahliye davası yolu kullanılabilir. İcra yolunda kiracının 7 günlük itiraz süresi ve 15 günlük tahliye süresi bulunurken, doğrudan tahliye davasında dava şartı arabuluculuk hükümleri dikkate alınmalıdır.
Özellikle boş tahliye taahhüdü, imza inkârı, sonradan doldurulan tarihler, birden fazla kiracı, aile konutu ve yeni malik gibi durumlarda standart bir tahliye prosedürü uygulamak doğru değildir. Belgenin ve kira ilişkisinin bütününün incelenmesi gerekir.
Tahliye taahhütnamesinin geçerliliğinin değerlendirilmesi, icra takibinin başlatılması, tahliye emrine itiraz ve tahliye davası süreçlerinde yapılacak süre veya usul hataları geri dönülmesi güç hak kayıpları doğurabilir. Bu nedenle somut uyuşmazlığın kira sözleşmesi, teslim tarihi, tahliye taahhütnamesi ve tarafların sonraki işlemleri birlikte değerlendirilerek yürütülmesi gerekir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uyuşmazlığın özellikleri incelenmeden kesin hukuki görüş veya dava sonucu olarak değerlendirilmemelidir.