Motorlu araç satışlarında satıcının temel borcu, aracı sözleşmede kararlaştırılan niteliklere uygun şekilde alıcıya teslim etmektir. Satın alınan aracın gizli ayıplı çıkması, satış öncesinde bildirilmeyen ağır hasarının bulunması, kilometresinin düşürülmüş olması veya önemli teknik arızalar taşıması, alıcının sözleşmeden dönme ve araç bedelinin iadesini isteme hakkını gündeme getirebilir.
Ayıplı araçta sözleşmeden dönme, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilir. Ancak aracın ayıplı olması, her durumda satış sözleşmesinden dönülebileceği anlamına gelmez. Ayıbın niteliği, aracın kullanımına etkisi, satış sırasında verilen bilgiler, tarafların hukuki sıfatları ve sözleşmeden dönmenin somut olay bakımından haklı olup olmadığı birlikte incelenmelidir.
Özellikle ikinci el araç satışlarında, aracın yaşı ve kilometresi nedeniyle beklenebilecek olağan yıpranma ile satıcının hukuken sorumlu olduğu ayıpların birbirinden ayrılması gerekir. Araç bedelinin iadesi talebinin doğru kişiye yöneltilmesi, ayıbın uygun delillerle ispatlanması ve zamanaşımı sürelerinin gözetilmesi uyuşmazlığın sonucunu doğrudan etkiler.
Ayıplı Araçta Sözleşmeden Dönme Hakkının Hukuki Niteliği
Sözleşmeden dönme, satış sözleşmesinin ayıplı ifa edilmesi nedeniyle alıcıya tanınan, tek taraflı ve karşı tarafa varması gereken irade beyanıyla kullanılan yenilik doğuran bir haktır. Bu hakkın kullanılmasıyla taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi, yerine getirilmiş edimlerin geri verilmesini amaçlayan bir tasfiye ilişkisine dönüşür.
6502 sayılı Kanun'un 11. maddesi, tüketiciye satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkı tanımaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesinde de aynı seçimlik hak düzenlenmiştir.
Dolayısıyla alıcının sözleşmeden dönme talebi, yalnızca satıcının rızasıyla kullanılabilecek bir hak değildir. Kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde satıcının iadeyi kabul etmemesi, dönme hakkının kullanılmasını tek başına engellemez.
Sözleşmeden dönme ile sözleşmenin feshi birbirinden farklıdır. Fesih kural olarak sürekli borç ilişkilerinde ileriye yönelik sonuç doğururken dönme, satış sözleşmesi kapsamında daha önce yerine getirilmiş edimlerin geri verilmesini de gerektirir.
Araç satışındaki temel sonuç, alıcının aracın mülkiyetini ve zilyetliğini satıcıya geri devretmesi, satıcının ise aldığı satış bedelini iade etmesidir. Bununla birlikte bedel iadesi ve tazminat taleplerinin hukuki şartları ayrıca değerlendirilir.
Ayıplı Araç Hangi Durumlarda İade Edilebilir?
Araç bedelinin iadesini talep edebilmek için öncelikle satış sözleşmesine konu aracın hukuken ayıplı olduğunun ortaya konulması gerekir.
6502 sayılı Kanun'un 8. maddesi bakımından ayıplı mal, taraflarca kararlaştırılan özelliklere veya objektif olarak taşıması gereken niteliklere sahip olmayan maldır. Tüketicinin makul olarak beklediği faydayı azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki ve ekonomik eksiklikler de ayıp kapsamında değerlendirilebilir.
1. Gizli ağır hasar ve pert geçmişinin bulunması
Satış sırasında kazasız veya ağır hasarsız olduğu belirtilen aracın gerçekte ciddi bir kazaya karıştığının anlaşılması, ayıp sorumluluğunu gündeme getirebilir. Özellikle şasi, podye ve diğer taşıyıcı unsurlar üzerinde gerçekleştirilen onarımlar aracın güvenliğini, ekonomik değerini ve yeniden satılabilirliğini etkileyebilir.
Ağır hasarın onarılmış olması, aracın geçmişindeki bu durumun hukuki önemini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte her hasar kaydı sözleşmeden dönmeyi haklı göstermez. Hasarın niteliği, onarımın kapsamı, satış sırasında yapılan açıklamalar ve aracın gerçek piyasa değeri birlikte incelenir.
2. Kilometresi düşürülmüş aracın iadesi
Kilometre bilgisi, ikinci el araç satışlarında aracın kullanım geçmişini ve ekonomik değerini belirleyen temel unsurlardandır. Gerçek kilometrenin alıcıdan gizlenmesi, aracın sözleşmede bildirilen nitelikleriyle gerçekte sahip olduğu nitelikleri arasında önemli bir farklılık meydana getirebilir.
Örneğin 90.000 kilometrede olduğu belirtilen bir aracın gerçekte 240.000 kilometre kullanıldığının anlaşılması, sözleşmeden dönme talebinin değerlendirilmesinde ciddi bir farklılıktır. Ancak kilometre farkının büyüklüğü, satış kararına etkisi ve aracın ekonomik değerindeki değişim somut olayda incelenmelidir.
İspat yöntemleri ve kilometre düşürmenin hukuki sonuçları hakkında ayrıntılı bilgi için Kilometresi Düşürülmüş Araçta Alıcının Hakları Nelerdir? başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
3. Motor, şanzıman ve güvenlik sistemlerindeki ayıplar
Satış tarihinde mevcut bulunan önemli motor ve şanzıman arızaları ile fren, direksiyon ve hava yastığı sistemlerindeki kusurlar, aracın kullanım amacını ve güvenliğini doğrudan etkileyebilir.
Bununla birlikte satıştan sonra ortaya çıkan her mekanik sorun, satıcının sorumluluğunu doğurmaz. Aracın yaşıyla uyumlu olağan aşınmalar, bakım eksiklikleri ve alıcının kullanımından kaynaklanan arızalar ayrıca değerlendirilmelidir.
Arızanın üretim hatasından veya satış öncesinde mevcut bir teknik kusurdan kaynaklandığının belirlenmesi durumunda, ayıbın giderilebilirliği ve onarım sonrasında değer kaybı kalıp kalmayacağı sözleşmeden dönme bakımından önem kazanır.
Her Ayıplı Araç İçin Sözleşmeden Dönülebilir mi?
Ayıplı araç uyuşmazlıklarında belirleyici meselelerden biri, tespit edilen ayıbın sözleşmeden dönmeyi haklı gösterecek nitelikte olup olmadığıdır. Kanunda seçimlik hakların düzenlenmiş olması, her somut olayda aynı talebin kabul edileceği anlamına gelmez.
Türk Borçlar Kanunu'nun 227/4. maddesi uyarınca durum sözleşmeden dönmeyi haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Tüketici işlemlerinde ise bu değerlendirme, 6502 sayılı Kanun'un koruyucu hükümleriyle birlikte yapılmalıdır.
Aracın güvenliğini etkileyen, kullanım amacını ortadan kaldıran veya sözleşmede bildirilen esaslı niteliklerle bağdaşmayan bir ayıp bakımından yalnızca onarım maliyetine bakılması yeterli olmayabilir. Buna karşılık kolayca giderilebilen küçük bir kozmetik kusur nedeniyle satış sözleşmesinin tamamen tasfiyesi ölçüsüz bulunabilir.
| Seçimlik hak | Hukuki sonucu | Değerlendirilecek hususlar |
|---|---|---|
| Sözleşmeden dönme | Araç geri verilerek satış bedelinin iadesi talep edilir. | Ayıbın niteliği, sözleşmeye etkisi ve dönmenin somut olayda haklılığı. |
| Ayıp oranında bedel indirimi | Araç alıcıda kalır. Satış bedelinden uygun indirim istenir. | Aracın ayıplı ve ayıpsız değerleri ile uygulanacak hesaplama yöntemi. |
| Ücretsiz onarım | Ayıbın giderilmesi talep edilir. | Onarımın mümkün olup olmadığı, masrafı ve kanuni koşulları. |
| Ayıpsız misliyle değişim | Kanuni şartlarla aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi istenir. | Değişimin mümkün olup olmadığı ve somut satış ilişkisinin özellikleri. |
Sözleşmeden dönmenin haklı görülmediği hâllerde aracın alıcıda kalması ve satış bedelinde indirim yapılması mümkün olabilir. Bu durumda bedel indiriminin hesaplanmasına ilişkin Ayıp Oranında Bedel İndirimi Hesaplama Aracımızı inceleyebilirsiniz.
Yargıtay Kararlarında Ayıplı Araçta Sözleşmeden Dönme
Yargıtay kararlarında sözleşmeden dönme talebi değerlendirilirken ayıbın niteliği, araç bedeli, ayıp nedeniyle oluşan değer kaybı ve tarafların menfaatleri dikkate alınmaktadır. Aşağıdaki kararlar, her ayıplı araç uyuşmazlığında aynı seçimlik hakkın uygulanmadığını göstermektedir.
Galeriden ve Şahıstan Alınan Ayıplı Araçlarda Sözleşmeden Dönme
Ayıplı araç uyuşmazlıklarında uygulanacak hukuki rejim, yalnızca aracın sıfır veya ikinci el olmasına göre belirlenmez. Satıcının ticari veya mesleki faaliyet kapsamında hareket edip etmediği ile alıcının aracı hangi amaçla satın aldığı da incelenmelidir.
Galeriden alınan ayıplı araç
Ticari veya mesleki faaliyet kapsamında araç satan bir işletmeden, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla araç satın alan kişinin işlemi kural olarak tüketici işlemi niteliğindedir.
Bu durumda 6502 sayılı Kanun'un ayıplı mala ilişkin hükümleri uygulanır. Tüketici, şartları oluştuğunda sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesini isteyebilir.
Satıcının ayıbı bilmemesi, ayıptan doğan sorumluluğunu tek başına ortadan kaldırmaz. Ayrıca 6502 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca teslimden itibaren ilk altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde mevcut olduğu kabul edilir. Ayıbın veya malın niteliğiyle bağdaşmayan durumlar bu karinenin dışındadır.
Şahıstan alınan ayıplı araç
Aracın ticari veya mesleki amaçla hareket etmeyen özel bir kişiden satın alınması hâlinde uyuşmazlık, kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun satış sözleşmesine ilişkin hükümlerine tabidir.
TBK'nın 219. maddesi, satıcının bildirdiği niteliklerin araçta bulunmamasından ve hukuken önemli ayıplardan sorumlu olduğunu düzenler. Satıcının ayıbı bilmesi, bu sorumluluğun doğması bakımından kural olarak zorunlu değildir.
Ancak özel kişiler arasındaki satışlarda gözden geçirme, ayıp bildirimi, sorumsuzluk anlaşmaları ve zamanaşımı bakımından Türk Borçlar Kanunu hükümleri ayrıca önem taşır.
Ayrıntılı karşılaştırma için İkinci El Ayıplı Araç Satışında Satıcının Sorumluluğu başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Ayıplı Araçta Sözleşmeden Dönme ve Bedel İadesi Nasıl Yapılır?
Ayıbın ortaya çıkmasından sonra gerçekleştirilen işlemler, hem sözleşmeden dönme hakkının kullanılması hem de ileride doğabilecek uyuşmazlıkların ispatı bakımından önem taşır.
1. Aşama: Ayıbın tespit edilmesi ve delillerin korunması
Satış öncesi ilanlar, ekspertiz raporları, servis kayıtları, muayene geçmişi ve satıcıyla yapılan yazışmalar korunmalıdır. Arıza mekanik nitelikteyse aracın onarılmasından önce mevcut durumunun belgelenmesi önemlidir.
Aracın durumunun değişmesi veya ayıplı parçaların değiştirilmesi zorunlu hâle geliyorsa, uygun koşullarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 400. maddesi kapsamında delil tespiti talep edilebilir.
2. Aşama: Satıcıya sözleşmeden dönme bildirimi yapılması
Satıcıya yapılacak bildirimde aracın hangi nedenle ayıplı olduğu, sözleşmeden dönme iradesi ve satış bedelinin iadesi talebi açıkça belirtilmelidir.
Noter aracılığıyla ihtarname gönderilmesi, bildirimin içeriğini ve muhataba ulaştığını ispat bakımından yararlıdır. Ancak her durumda noter ihtarnamesi düzenlenmesi zorunlu değildir.
Bildirimde aracın geri verilmeye hazır olduğu, gerçek satış bedelinin iadesinin istendiği ve varsa ek zarar taleplerinin saklı tutulduğu açıklanmalıdır.
3. Aşama: Başvuru yolunun ve görevli merciin belirlenmesi
Satıcının talebi yerine getirmemesi hâlinde, uyuşmazlığın tüketici işlemi olup olmadığına ve talep edilen tutara göre tüketici hakem heyeti, arabuluculuk veya dava yoluna başvurulması değerlendirilir.
Özel kişiler arasındaki satışlarda ise Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre görevli mahkeme ve varsa uygulanacak dava şartları belirlenmelidir.
4. Aşama: Aracın iadesi ve satış bedelinin geri alınması
Sözleşmeden dönmenin sonuçları kapsamında aracın satıcıya geri verilmesi ve satış bedelinin iadesi gündeme gelir. Aracın üzerindeki takyidatlar, mevcut durumu, devri ve teslimi ile ödemenin gerçekleştirilme biçimi birlikte değerlendirilmelidir.
Araç Bedelinin İadesinde Satıcı Hangi Tutarı Öder?
Sözleşmeden dönmenin temel sonucu, tarafların satış sözleşmesi kapsamında aldıklarını geri vermesidir.
TBK'nın 229. maddesine göre sözleşmeden dönen alıcı, satılanı ve ondan elde ettiği yararları geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık satış bedelinin faiziyle birlikte iadesi, ilgili giderler ve şartları oluşmuş zararların karşılanması talep edilebilir.
Tüketici işlemlerinde ayrıca 6502 sayılı Kanun'un 11/5. maddesi uyarınca sözleşmeden dönme hakkının seçilmesi hâlinde ödenmiş bedelin derhâl iadesi öngörülmüştür.
Satış bedeli mi, aracın güncel piyasa değeri mi iade edilir?
Sözleşmeden dönme hâlinde temel iade borcunun konusu, tarafların kararlaştırdığı ve alıcının ödediği gerçek satış bedelidir. Aracın dava veya karar tarihindeki piyasa değerinin doğrudan iade bedeli olarak kabul edilmesi kural değildir.
Özellikle uzun süren uyuşmazlıklarda satış bedelinin faizle birlikte iadesi ile ayrıca ileri sürülebilecek zarar talepleri birbirinden ayrılmalıdır. Enflasyon veya araç fiyatlarındaki artış, her durumda güncel araç bedelinin kendiliğinden talep edilebileceği anlamına gelmez.
Noter satış sözleşmesinde gösterilen bedelle gerçekte ödenen tutar arasında farklılık bulunması hâlinde, gerçek satış bedelinin banka kayıtları ve diğer hukuka uygun delillerle ispatlanması önem kazanır.
Faiz, masraflar ve tazminat talep edilebilir mi?
Sözleşmeden dönme nedeniyle satış bedelinin faiziyle iadesi talep edilebilir. Ancak faizin başlangıç tarihi, satış ilişkisinin niteliğine, talebin dayanağına ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
Alıcının satış nedeniyle yaptığı ve hukuken karşılanması gereken giderler ile ayıplı teslimden doğan doğrudan zararlar da talep kapsamına girebilir. Diğer zararlar bakımından ise uygulanabilir kusur, illiyet bağı ve tazminat hükümleri ayrıca incelenmelidir.
Örneğin ayıp nedeniyle yapılan zorunlu teknik inceleme giderleri, ayıplı aracın çekilmesi için ödenen bedeller veya belirli koşullarda ortaya çıkan diğer ekonomik zararlar, hukuki dayanakları ortaya konularak talep edilebilir.
Zararların değerlendirilmesinde Tazminat Hukuku kapsamında uygulanan sorumluluk ve ispat kuralları önem taşır.
Ayıplı Araç İade Edilene Kadar Kullanılabilir mi?
Sözleşmeden dönme hakkının kullanılması, aracın fiziksel olarak aynı anda satıcıya teslim edilmesini her durumda gerektirmez. Kanun, alıcının aracı geri vermeye hazır olduğunu bildirmesine hukuki sonuç bağlamıştır.
Bununla birlikte dönme iradesinin açıklanmasından sonra aracın kullanılmaya devam edilmesi bazı uyuşmazlıklara yol açabilir. Aracın kilometresi artabilir, mekanik durumu değişebilir veya yeni hasarlar meydana gelebilir. Bu durum ayıbın ispatını ve iade ilişkisinin tasfiyesini etkileyebilir.
TBK'nın 228. maddesi, ayıplı satılanın yok olması veya ağır biçimde zarara uğramasının dönme hakkına etkisini düzenler. Ayıptan veya kanunda belirtilen beklenmedik hâllerden kaynaklanan zararlarla alıcıya yüklenebilen sebepler birbirinden ayrılır.
Bu nedenle sözleşmeden dönme talebinde bulunan alıcının aracın mevcut durumunu koruması ve iade imkânını ortadan kaldıracak işlemlerden kaçınması önemlidir.
Sözleşmede “Görerek ve Beğenerek Aldım” Yazıyorsa Araç İade Edilebilir mi?
İkinci el araç satışlarında noter sözleşmelerinde, aracın mevcut hâliyle görülerek ve beğenilerek teslim alındığına ilişkin kayıtlarla karşılaşılmaktadır.
Ancak bu tür bir kayıt, satıcının bütün gizli ayıplardan otomatik olarak kurtulduğu anlamına gelmez. Alıcının bildiği veya olağan incelemeyle fark edebileceği ayıplarla, kendisinden gizlenen ayıplar arasında ayrım yapılmalıdır.
Bununla birlikte alıcıya satıştan önce açıkça bildirilen ve kabul edilen bir ayıbın sonradan gizli ayıp olarak ileri sürülmesi kural olarak mümkün değildir. Özellikle özel kişiler arasındaki satışlarda TBK'nın 221 ve 222. maddelerinin somut olaya etkisi ayrıca incelenmelidir.
Ayıplı Araçta Sözleşmeden Dönme Süresi Ne Kadardır?
Ayıplı araç uyuşmazlıklarında ayıp bildirimi ile zamanaşımı süresinin birbirine karıştırılmaması gerekir. Uygulanacak süreler, satışın tüketici işlemi olup olmadığına ve ayıbın niteliğine göre değişebilir.
Tüketici işlemleri için genel ve değişmez bir otuz günlük ayıp ihbarı süresi bulunduğu kabul edilmemelidir. Özel kişiler arasındaki TBK kapsamındaki satışlarda ise gözden geçirme ve bildirim külfeti ayrıca uygulanır.
Ayıplı Araç Bedelinin İadesi Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Ayıplı araç nedeniyle açılacak davada görevli mahkeme, taraflar arasındaki satış ilişkisinin hukuki niteliğine göre belirlenir.
Tüketici işlemlerinde görevli merci
Galeriden veya bayiden kişisel kullanım amacıyla araç satın alınması gibi tüketici işlemlerinde, parasal sınırlar ve özel hükümler saklı kalmak üzere tüketici mahkemesi görevlidir.
2026 yılında uyuşmazlık değeri 186.000 TL'nin altında olan tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise kural olarak dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanmasının ardından tüketici mahkemesine başvurulması gerekir.
Tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar ve hakem heyeti kararlarına yönelik itirazlar için 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesinde öngörülen arabuluculuk istisnaları dikkate alınmalıdır.
Özel kişiler arasındaki satışlarda görevli mahkeme
Özel kişiler arasındaki ve ticari dava niteliği taşımayan araç satışlarında kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Ticari işletmelerle bağlantılı satışlarda ise ticari dava hükümlerinin uygulanması söz konusu olabilir.
Dava dilekçesinde sözleşmeden dönmenin hukuki dayanağı, aracın ayıplı olduğu vakıalar, iade edilecek araç, talep edilen gerçek satış bedeli, faiz ve varsa tazminat istemleri açıkça ortaya konulmalıdır.
Sonuç: Ayıplı Araçta Sözleşmeden Dönme ve Bedel İadesi
Ayıplı araçta sözleşmeden dönme ve araç bedelinin iadesi, satış sözleşmesinin ayıplı ifası nedeniyle bozulan sözleşmesel dengenin giderilmesini sağlayan temel hukuki yollardan biridir. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi, yalnızca araçta herhangi bir arıza veya değer kaybı bulunmasına bağlı değildir.
Aracın satış sırasında vaat edilen nitelikleri taşıyıp taşımadığı, ayıbın teslim anında mevcut olup olmadığı, alıcının ayıptan haberdar edilip edilmediği ve tespit edilen ayıbın sözleşmeden dönmeyi haklı gösterip göstermediği birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle gizlenen ağır hasar, kilometre düşürülmesi, önemli motor ve şanzıman arızaları ile aracın güvenliğini etkileyen yapısal kusurlarda sözleşmeden dönme talebi önem kazanır. Buna karşılık sözleşmeden dönmenin ölçüsüz sonuç doğurabileceği hâllerde bedel indirimi veya diğer seçimlik haklar gündeme gelebilir.
Ayıplı araç uyuşmazlığında hukuki değerlendirme, aracın satın alındığı tarihteki gerçek durumuna, satış sırasında verilen bilgilere ve ayıbın teknik olarak ispatlanmasına dayanmalıdır. Sözleşmeden dönme hakkının doğru zamanda ve doğru hukuki temelle kullanılması, satış bedelinin iadesi ve varsa ek zararların karşılanması bakımından belirleyici öneme sahiptir.
Ayıplı Araç Nedeniyle Hukuki Destek
Satın aldığınız araçta gizli ayıp, kilometre düşürme, ağır hasar veya önemli teknik arıza tespit edildiğinde, sözleşmeden dönme ve bedel iadesi taleplerinin hukuki koşulları somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Av. Salim Can ESER ile iletişime geçerek araç satış sözleşmeniz, ekspertiz raporunuz ve diğer delilleriniz çerçevesinde hukuki durumunuz hakkında bilgi alabilirsiniz.
Ayıplı Araçta Sözleşmeden Dönme Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Ayıplı araçta bedel iadesi her zaman mümkün mü?
Hayır. Araçta ayıp bulunması, her durumda sözleşmeden dönmeyi haklı göstermez. Ayıbın niteliği, sözleşmeye etkisi ve somut olayın özellikleri değerlendirilir. Bazı uyuşmazlıklarda bedel indirimi veya diğer seçimlik haklar gündeme gelebilir.
Galeriden alınan araç kaç gün içinde iade edilir?
Ayıplı araç satışlarında bütün olaylara uygulanan genel bir otuz günlük iade süresi yoktur. Tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Kanun'un ayıplı mala ilişkin hükümleri, zamanaşımı süreleri ve somut olayın özellikleri dikkate alınır.
Şahıstan aldığım araç ayıplı çıkarsa iade edebilir miyim?
Evet, Türk Borçlar Kanunu'ndaki şartlar gerçekleşmişse özel kişiden alınan ayıplı araçta da sözleşmeden dönme talep edilebilir. Ancak ayıp bildirimi, gözden geçirme, sözleşme hükümleri ve zamanaşımı ayrıca incelenmelidir.
Sözleşmede görerek ve beğenerek aldım yazıyorsa bedel iadesi istenebilir mi?
Bu kayıt, satıcının gizli ayıplardan doğan sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Alıcının bildiği veya olağan incelemeyle fark edebileceği ayıplarla gizli ayıplar birbirinden ayrılmalıdır.
Sözleşmeden dönünce aracın güncel piyasa değeri mi iade edilir?
Kural olarak gerçek satış bedelinin iadesi gündeme gelir. Faiz, giderler ve ayrıca talep edilebilecek zararlar kendi hukuki koşullarına göre değerlendirilir. Güncel piyasa değeri kendiliğinden iade bedeli değildir.
2026 yılında tüketici hakem heyeti sınırı ne kadardır?
2026 yılında uyuşmazlık değeri 186.000 TL'nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise görevli merci ve dava şartı arabuluculuk hükümleri değerlendirilmelidir.
Ayıplı araçta ekspertiz raporu olmadan dava açılabilir mi?
Ekspertiz raporu her durumda tek başına zorunlu bir dava şartı değildir. Ancak ayıbın teknik niteliğine göre servis kayıtları, bilirkişi incelemesi, delil tespiti ve diğer belgeler önem kazanabilir. Ayıbın ispatı için gerekli deliller somut olay bakımından belirlenmelidir.