Sağlık Hukuku ve Malpraktis Avukatı (Doktor Hatası)
Malpraktis veya tıbbi uygulama hatası; teşhis, tedavi, ameliyat, takip veya diğer sağlık hizmetlerinin tıbbi standartlara ve sağlık mesleği mensubundan beklenen özen yükümlülüğüne aykırı şekilde yürütülmesi sonucunda hastanın zarara uğraması hâlinde gündeme gelebilen hukuki sorumluluk alanıdır. Halk arasında sıklıkla doktor hatası olarak ifade edilmektedir.
Sağlık hukukunda her istenmeyen tıbbi sonuç malpraktis anlamına gelmez. Tıbbi müdahalenin endikasyonu, seçilen tedavi yöntemi, müdahalenin uygulanış biçimi, hastanın bilgilendirilmesi, ameliyat sonrası takip, ortaya çıkan komplikasyonların zamanında fark edilip edilmediği ve komplikasyon yönetiminin tıp kurallarına uygun olup olmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Avukat Salim Can ESER tarafından İstanbul genelinde doktor hatası, özel veya kamu hastanelerinden kaynaklanan tıbbi uygulama uyuşmazlıkları, yanlış veya gecikmiş teşhis, hatalı tedavi, ameliyat hatası, aydınlatılmış onam, doğum sırasında tıbbi hata ve malpraktis nedeniyle maddi ve manevi tazminat süreçleri kapsamında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunulmaktadır.
Sağlık Hukuku Nedir?
Sağlık hukuku; hasta hakları, sağlık hizmetlerinin sunulması, sağlık mesleği mensuplarının hukuki sorumluluğu, özel ve kamu hastanelerinin yükümlülükleri, tıbbi müdahale, hasta mahremiyeti, aydınlatılmış onam ve sağlık hizmetinden doğan tazminat uyuşmazlıklarını kapsayan disiplinler arası bir hukuk alanıdır.
Sağlık hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda yalnızca tıbbi müdahalenin sonucu değil, sağlık hizmetinin teşhis, tedavi, bilgilendirme, müdahale, takip ve organizasyon aşamalarının tamamı incelenebilir.
Hasta haklarına ilişkin temel düzenlemelerden biri olan Hasta Hakları Yönetmeliği ile sağlık mesleklerinin icrasına ilişkin 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun metinlerine sitemizin mevzuat bölümünden ulaşabilirsiniz.
Sağlık hukuku yalnızca doktor hatasından ibaret değildir. Hastane organizasyonu, sağlık personelinin uygulamaları, hasta kayıtlarının tutulması, bilgilendirme ve rıza, hasta mahremiyeti ve sağlık hizmetinin zamanında sunulması da hukuki değerlendirmeye konu olabilir.
Malpraktis (Doktor Hatası) Nedir?
Malpraktis, sağlık hizmetinin sunulması sırasında tıbbi standartlara veya sağlık mesleği mensubundan beklenen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı uygulama nedeniyle hastanın zarar gördüğü iddiasıyla gündeme gelen tıbbi kötü uygulamayı ifade eder.
Bir malpraktis iddiasında yalnızca hastanın zarar görmüş olması yeterli değildir. Somut olayın hukuki niteliğine göre özellikle:
- Tıbbi müdahalenin gerekli olup olmadığı,
- Doğru teşhis yöntemlerinin uygulanıp uygulanmadığı,
- Uygun tedavi yönteminin seçilip seçilmediği,
- Müdahalenin tıp tekniğine uygun gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği,
- Takip ve kontrol yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği,
- Ortaya çıkan komplikasyonun doğru yönetilip yönetilmediği,
- Hastanın yeterli şekilde aydınlatılıp aydınlatılmadığı,
- Zarar ile tıbbi davranış arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığı
araştırılmalıdır.
Önemli: Tedavinin beklenen sonucu vermemesi veya hastada komplikasyon gelişmesi tek başına doktor hatasının bulunduğunu göstermez. Malpraktis değerlendirmesi, tıbbi sürecin tamamının uzmanlık bilgisiyle incelenmesini gerektirir.
Malpraktis ve Komplikasyon Arasındaki Fark Nedir?
Malpraktis davalarının en önemli hukuki ve tıbbi tartışmalarından biri, meydana gelen sonucun tıbbi hata mı yoksa komplikasyon mu olduğunun belirlenmesidir.
| Değerlendirme | Malpraktis | Komplikasyon |
|---|---|---|
| Temel Nitelik | Tıbbi standarda veya özen yükümlülüğüne aykırı davranış söz konusu olabilir. | Tıbbi müdahale doğru yürütülse dahi bilinen bir risk gerçekleşebilir. |
| Kusur | Hekim veya sağlık kuruluşuna yüklenebilen kusurlu davranış araştırılır. | Salt komplikasyonun meydana gelmesi kusur anlamına gelmez. |
| Takip | Gerekli takip yapılmaması ayrıca hata oluşturabilir. | Komplikasyon ortaya çıktıktan sonra uygun şekilde yönetilmesi gerekir. |
| Aydınlatma | Yetersiz bilgilendirme ayrı bir hukuki sorun oluşturabilir. | Öngörülebilir riskler bakımından aydınlatma yükümlülüğü önem taşır. |
| Sonuç | Kusur, zarar ve uygun illiyet bağının bulunması hâlinde tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir. | Tıp kurallarına uygun şekilde yönetilen kusursuz komplikasyon tek başına malpraktis oluşturmaz. |
Bu nedenle bilirkişinin yalnızca “komplikasyondur” veya “komplikasyon değildir” şeklindeki değerlendirmesi her zaman yeterli olmayabilir. Komplikasyonun zamanında fark edilip edilmediği ve meydana geldikten sonra doğru şekilde yönetilip yönetilmediği de incelenmelidir.
Hangi Durumlarda Malpraktis Davası Gündeme Gelebilir?
Malpraktis uyuşmazlıkları tıbbın hemen her alanında ortaya çıkabilir. Bir olayın doktor hatası oluşturup oluşturmadığı ancak somut tıbbi kayıtlar ve uzman değerlendirmesi sonrasında belirlenebilir.
Yanlış veya Gecikmiş Teşhis
Hastalığın belirtilerinin gereği gibi değerlendirilmemesi, gerekli tetkiklerin yapılmaması veya sonuçların hatalı yorumlanması iddiaları.
Ameliyat Hataları
Cerrahi tekniğin uygulanması, yanlış bölgeye müdahale, ameliyat sırasında meydana gelen önlenebilir zararlar veya operasyon sonrası takip sorunları.
İlaç ve Tedavi Hataları
Yanlış ilaç, yanlış doz, bilinen risk veya kontraendikasyonların göz ardı edilmesi ya da tedavi planındaki diğer tıbbi hatalar.
Doğum ve Kadın Hastalıkları
Gebelik takibi, doğumun yönetimi, fetal izlem, sezaryen kararı veya doğum sonrası müdahalelere ilişkin tıbbi hata iddiaları.
Estetik Müdahaleler
Estetik ameliyat ve uygulamalarda müdahale tekniği, vaat edilen sonuç, komplikasyon yönetimi ve bilgilendirme yükümlülüğüne ilişkin uyuşmazlıklar.
Diş Hekimliği Uygulamaları
İmplant, protez, kanal tedavisi, cerrahi müdahale ve diğer diş hekimliği işlemlerine ilişkin tıbbi uygulama hatası iddiaları.
Takip ve Kontrol Eksikliği
Operasyon veya tedavi sonrasında gelişen belirtilerin yeterince izlenmemesi ve gerekli müdahalenin geciktirilmesine ilişkin iddialar.
Hastane Organizasyon Kusuru
Personel, ekipman, sevk, sterilizasyon, gözetim veya sağlık hizmetinin organizasyonuna ilişkin sistemsel eksiklikler.
Yanlış Teşhis, Geç Teşhis ve Hatalı Tedavi
Hastalığın yanlış teşhis edilmesi veya doğru teşhisin gecikmesi, hastanın tedavi imkânlarını ve iyileşme ihtimalini etkileyebilir. Ancak bir teşhisin sonradan yanlış olduğunun anlaşılması tek başına hekimin kusurlu olduğunu göstermez.
Teşhis sürecinde hastanın şikâyetleri, mevcut klinik bulgular, tıbbi geçmişi, yapılması gereken tetkikler ve olay tarihinde geçerli tıbbi standartlar dikkate alınır.
Özellikle kanser, kalp ve damar hastalıkları, enfeksiyonlar, nörolojik hastalıklar ve acil müdahale gerektiren durumlarda teşhisteki gecikmenin hastalığın seyri üzerindeki etkisinin ayrıca incelenmesi gerekebilir.
Ameliyat Hataları ve Ameliyat Sonrası Takip
Cerrahi işlemlere ilişkin malpraktis değerlendirmesi yalnızca ameliyat sırasında yapılan teknik işlemle sınırlı değildir. Ameliyat kararı, ameliyat öncesi hazırlık, cerrahi yöntem, anestezi, operasyonun uygulanması ve ameliyat sonrası takip bir bütün olarak incelenebilir.
Cerrahi müdahale sonrasında ortaya çıkan enfeksiyon, kanama, organ yaralanması veya diğer istenmeyen durumların komplikasyon niteliğinde olması mümkündür. Bununla birlikte komplikasyonun belirtilerine rağmen zamanında fark edilmemesi veya gerekli müdahalenin geciktirilmesi ayrıca malpraktis iddiasına konu olabilir.
Malpraktis değerlendirmesinde yalnızca “ameliyat başarılı mıydı?” sorusu sorulmaz. Ameliyatın endikasyonu, seçilen yöntem, uygulama, komplikasyon yönetimi ve takip sürecinin tamamı değerlendirilmelidir.
Doğum Sırasında Malpraktis ve Gebelik Takibi
Gebelik ve doğum sürecinden kaynaklanan malpraktis dosyaları, anne ve çocuk bakımından ağır sonuçların ortaya çıkabilmesi nedeniyle sağlık hukukunun teknik uyuşmazlık alanlarından biridir.
Gebeliğin izlenmesi, riskli gebeliğin tespiti, tetkiklerin değerlendirilmesi, fetal takip, doğum yönteminin belirlenmesi, sezaryen kararının zamanlaması ve doğum sonrasında anne ile bebeğin takip edilmesi ayrı ayrı incelenebilir.
Çocukta meydana gelen nörolojik zarar, oksijensiz kalmaya bağlı hasar veya diğer sağlık sorunlarının doğum yönetimiyle nedensellik ilişkisi ise çoğu durumda ayrıntılı uzman bilirkişi incelemesi gerektirir.
Aydınlatılmış Onam ve Hastanın Bilgilendirilme Hakkı
Hastanın tıbbi müdahaleye rıza göstermesi sağlık hukukunun temel konularından biridir. Geçerli bir rızadan söz edilebilmesi için hastanın uygulanacak tıbbi müdahale hakkında yeterli ve anlaşılabilir şekilde bilgilendirilmesi gerekir.
Aydınlatmanın kapsamı somut müdahaleye göre değişebilmekle birlikte hastanın sağlık durumu, önerilen müdahalenin niteliği, amacı, alternatifleri, önemli riskleri ve tedavinin reddedilmesinin muhtemel sonuçları gibi hususlar gündeme gelebilir.
Hasta Hakları Yönetmeliği kapsamında belirli tıbbi müdahaleler için düzenlenen rıza formundaki bilgilerin sözlü olarak hastaya aktarılması ve formun imzalatılması öngörülmektedir.
İmzalı form tek başına her durumda yeterli aydınlatma anlamına gelmez. Uyuşmazlık hâlinde formun içeriği, hastaya hangi bilgilerin verildiği, müdahalenin niteliği ve bilgilendirmenin somut olay bakımından yeterli olup olmadığı ayrıca değerlendirilebilir.
Hasta haklarına ilişkin düzenlemenin tamamını Hasta Hakları Yönetmeliği sayfamızdan inceleyebilirsiniz.
Kamu Hastanesi ve Özel Hastanede Malpraktis Davaları
Malpraktis uyuşmazlığında tıbbi müdahalenin hangi sağlık kurumunda gerçekleştirildiği görevli yargı yolu, davalı taraf, dava öncesi başvurular ve süreler bakımından önemli farklılıklar doğurabilir.
| Konu | Kamu Hastanesi | Özel Hastane / Özel Hekim |
|---|---|---|
| Temel Hukuki Yol | Kamu sağlık hizmetinin yürütülmesinden doğan zararlar bakımından kural olarak idari sorumluluk ve tam yargı davası gündeme gelir. | Hasta ile özel sağlık hizmeti sunucusu arasındaki sözleşmesel ilişki ve özel hukuk sorumluluğu gündeme gelir. |
| Davalı | Kamu görevinin yürütülmesinden kaynaklanan tazminat talebi kural olarak ilgili idareye yöneltilir. | Somut hukuki ilişkiye göre hekim, hastane işleticisi veya diğer sorumluların hukuki durumu değerlendirilebilir. |
| Yargı Yolu | Kural olarak idari yargı. | Özel sağlık hizmetinden doğan tüketici uyuşmazlıklarında kural olarak tüketici mahkemesi gündeme gelebilir. |
| Dava Öncesi İşlem | İYUK kapsamında idareye başvuru ve özel süre kurallarının yerine getirilmesi gerekebilir. | Tüketici mahkemesinde görülecek ve kanuni istisnalara girmeyen uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir. |
| Süreler | İdari başvuru ve tam yargı bakımından özel hak düşürücü dava süreleri bulunmaktadır. | Hukuki ilişkinin ve talebin niteliğine göre özel hukuk zamanaşımı hükümleri değerlendirilir. |
Yanlış yargı yolu veya süre hesabı ciddi hak kaybına yol açabilir. Sağlık kuruluşunun kamu veya özel niteliğinin yanında üniversite hastanesi, şehir hastanesi, özel hekim, özel sağlık kuruluşu ve somut hukuki ilişkinin niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Malpraktis Davalarında Hangi Belgeler ve Deliller Önemlidir?
Malpraktis dosyasının sağlıklı değerlendirilmesi için tıbbi sürecin mümkün olduğunca eksiksiz biçimde ortaya konulması gerekir. Hastanın yalnızca elindeki birkaç rapor veya reçete üzerinden değerlendirme yapılması çoğu durumda yeterli olmayabilir.
| Belge / Delil | Önemi |
|---|---|
| Hasta Dosyası | Muayene, tedavi, takip ve sağlık hizmetinin kronolojik olarak incelenmesini sağlar. |
| Epikriz ve Ameliyat Notları | Teşhis, uygulanan işlem, ameliyat yöntemi ve hastanın klinik seyrinin değerlendirilmesinde önemlidir. |
| Laboratuvar ve Görüntüleme | Teşhis ve tedavi kararının dayanaklarını gösterebilir. |
| Onam ve Bilgilendirme Belgeleri | Hastanın müdahale öncesinde hangi konularda bilgilendirildiğinin değerlendirilmesine yardımcı olur. |
| Reçete ve İlaç Kayıtları | Uygulanan tedavi ve ilaç kullanımının tespitinde önem taşıyabilir. |
| Sonraki Sağlık Kayıtları | Meydana gelen zararın, devam eden tedavinin ve sağlık durumundaki değişimin belirlenmesine yardımcı olabilir. |
| Çalışma ve Gelir Belgeleri | Maddi zarar ve çalışma gücü kaybı iddialarının hesaplanmasında önem taşıyabilir. |
Tıbbi kayıtlar yalnız kusur bakımından değil, olayın kronolojisini belirlemek bakımından da önemlidir. Müdahale öncesi sağlık durumu, uygulanan işlem ve sonrasındaki gelişmeler birlikte değerlendirilmelidir.
Malpraktis Davalarında Bilirkişi İncelemesi
Tıbbi uygulamanın standartlara uygun olup olmadığının belirlenmesi özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden malpraktis davalarında bilirkişi incelemesi çoğu zaman dosyanın temel aşamalarından birini oluşturur.
Bilirkişi değerlendirmesinde somut olayın niteliğine göre:
- Endikasyonun doğru konulup konulmadığı,
- Tedavi yönteminin uygun seçeneklerden biri olup olmadığı,
- Müdahalenin tıbbi standartlara uygun yapılıp yapılmadığı,
- Komplikasyon yönetiminin doğru yürütülüp yürütülmediği,
- Takip ve kontrol sürecinde eksiklik bulunup bulunmadığı,
- İddia edilen zarar ile tıbbi davranış arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı
tartışılabilir.
Bilirkişi raporunun yalnız sonucu bildirmesi değil, tıbbi kayıtları ve tarafların iddialarını değerlendirerek bilimsel gerekçesini açıklaması önem taşır. Eksik, çelişkili veya denetime elverişli olmayan raporlara karşı usulüne uygun itirazların yapılması gerekebilir.
Doktor Hatası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
Tıbbi uygulama hatası sonucunda hastanın bedensel veya ekonomik zarara uğraması hâlinde olayın hukuki niteliğine göre maddi ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Somut olayın özelliklerine göre maddi zarar kapsamında:
- Ek tedavi ve sağlık giderleri,
- İlaç, bakım ve rehabilitasyon giderleri,
- Geçici çalışma gücü kaybından kaynaklanan zararlar,
- Kalıcı çalışma gücü kaybından kaynaklanan zararlar,
- Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğabilecek zararlar,
- Ölüm hâlinde cenaze giderleri,
- Koşulları varsa destekten yoksun kalma zararı
değerlendirmeye konu olabilir.
Hastanın bedensel bütünlüğünün zarar görmesi veya ölüm gibi sonuçlarda manevi tazminat talebi de somut olayın özelliklerine göre gündeme gelebilir.
Çevrim içi tazminat hesaplamaları yalnızca ön bilgi amacı taşır. Malpraktis tazminatının kesin miktarı; kusur, zarar, maluliyet veya çalışma gücü kaybı, gelir, yaş, olay tarihi ve dosyanın diğer özellikleri değerlendirilmeden belirlenemez.
Doktor Hatasında Ceza Soruşturması ve Diğer Hukuki Süreçler
Tıbbi uygulama hatası aynı olay bakımından farklı hukuki sorumluluk türlerini gündeme getirebilir. Tazminat sorumluluğu ile ceza sorumluluğu birbirinden farklı şartlara tabidir.
Hastanın yaralanması veya ölümüyle sonuçlanan bazı olaylarda fiilin niteliğine göre ceza soruşturması yürütülebilir. Ancak tıbbi tedavinin istenmeyen bir sonuç doğurmuş olması tek başına sağlık personelinin ceza sorumluluğunu ortaya çıkarmaz.
Bunun yanında olayın niteliğine göre idari veya mesleki inceleme süreçleri de gündeme gelebilir.
Ceza soruşturmasına ilişkin genel bilgiler için Ceza Hukuku çalışma alanımızı inceleyebilirsiniz.
Malpraktis Davalarında Zamanaşımı ve Dava Açma Süreleri
Doktor hatası ve hastane sorumluluğuna ilişkin uyuşmazlıklarda herkese uygulanabilecek tek bir zamanaşımı veya dava açma süresi bulunmamaktadır. Süre, olayın kamu veya özel sağlık kuruluşunda gerçekleşmesine, talebin hukuki dayanağına, zararın ne zaman öğrenildiğine ve olayın ceza hukuku bakımından niteliğine göre değişebilir.
Kamu sağlık hizmetinden doğan idari eylemlerde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun özel başvuru ve dava süreleri dikkate alınmalıdır. Kural olarak idari eylemden doğan tam yargı davalarında zararın ve eylemin öğrenilmesiyle bağlantılı bir yıllık başvuru süresi ile eylem tarihinden itibaren beş yıllık üst süre gündeme gelir. Bununla birlikte özellikle tıbbi hatanın sonradan öğrenildiği vakalarda sürenin başlangıcı somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Özel hastane ve hekimlerle ilgili uyuşmazlıklarda ise sözleşmesel sorumluluk, haksız fiil veya diğer hukuki sebeplere göre farklı zamanaşımı hükümleri uygulanabilir. Fiilin aynı zamanda suç oluşturduğu durumların süreler üzerindeki etkisi de ayrıca incelenmelidir.
Süre konusunda internet üzerindeki tek bir rakama güvenilmemelidir. Malpraktis dosyalarında olay tarihi, zararın ortaya çıkış ve öğrenilme zamanı, sağlık kuruluşunun statüsü ve hukuki ilişkinin niteliği görülmeden kesin bir zamanaşımı süresi söylenmesi hak kaybına neden olabilir.
Malpraktis Dosyası Nasıl Değerlendirilir?
Hastane dosyası, epikriz, tetkik, görüntüleme, ameliyat notları ve onam belgelerinin incelenmesi.
Teşhis, tedavi, müdahale, takip ve komplikasyon yönetiminin kronolojik olarak değerlendirilmesi.
Kamu veya özel sağlık kuruluşuna göre görevli yargı yolu, davalı taraf, süreler ve dava öncesi işlemlerin belirlenmesi.
Kusur, illiyet bağı ve zararın uzman incelemesiyle değerlendirilerek taleplerin dava sürecinde takip edilmesi.
İstanbul Malpraktis Avukatı ve Sağlık Hukuku Avukatı
Malpraktis dosyaları hukuk ile tıp disiplinlerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirmektedir. Tıbbi kayıtların çok sayıda ve teknik nitelikte olması, bilirkişi incelemelerinin dosyanın sonucu üzerindeki etkisi ve kamu ile özel hastaneler arasındaki yargı yolu farklılığı bu uyuşmazlıkların dikkatli şekilde hazırlanmasını gerektirir.
Avukat Salim Can ESER tarafından İstanbul malpraktis avukatı ve sağlık hukuku avukatı hizmetleri kapsamında doktor hatası, yanlış veya geç teşhis, hatalı tedavi, ameliyat hataları, doğum sırasında tıbbi hata, aydınlatılmış onam, özel hastane ve kamu hastanesi sorumluluğu ile maddi ve manevi tazminat taleplerinde hukuki destek sunulmaktadır.
Büromuz İstanbul Beşiktaş'ta faaliyet göstermektedir. Uyuşmazlığın niteliği, görev ve yetki kuralları çerçevesinde İstanbul'un farklı ilçelerindeki ve Türkiye genelindeki sağlık hukuku süreçleri takip edilebilmektedir.
Malpraktis ve Doktor Hatası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Malpraktis nedir?
Malpraktis, tıbbi uygulamanın tıbbi standartlara veya sağlık mesleği mensubundan beklenen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı yürütülmesi sonucunda hastanın zarar görmesi hâlinde gündeme gelebilen tıbbi uygulama hatasıdır.
Her komplikasyon doktor hatası mıdır?
Hayır. Tıbbi müdahale doğru şekilde gerçekleştirilmesine rağmen bazı bilinen riskler ortaya çıkabilir. Komplikasyonun varlığı tek başına doktor hatası anlamına gelmez. Bununla birlikte komplikasyonun zamanında fark edilmemesi veya uygun biçimde yönetilmemesi ayrıca değerlendirilmelidir.
Malpraktis davası için doktorun kusurlu olması gerekir mi?
Tazminat sorumluluğunun hukuki dayanağına göre koşullar farklılaşabilmekle birlikte tıbbi uygulamanın standarda aykırılığı, zarar ve tıbbi davranış ile zarar arasındaki illiyet bağı malpraktis dosyalarının temel inceleme konuları arasındadır.
Devlet hastanesindeki doktor hatasında dava kime açılır?
Kamu sağlık hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan tazminat taleplerinde kural olarak ilgili idarenin sorumluluğu ve idari yargıda tam yargı davası gündeme gelir. Somut olayda sağlık kuruluşunun hukuki statüsü ve eylemin niteliği ayrıca incelenmelidir.
Özel hastane doktor hatası davası hangi mahkemede açılır?
Özel sağlık hizmeti ile hasta arasındaki ilişkinin tüketici işlemi niteliğinde olduğu uyuşmazlıklarda kural olarak tüketici mahkemesi görevli olabilir. Görevli mahkeme somut hukuki ilişki ve dava tarihine göre ayrıca kontrol edilmelidir.
Özel hastaneye dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu mudur?
Tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda 6502 sayılı Kanun'daki istisnalar dışında dava öncesinde arabuluculuğa başvuru dava şartıdır. Malpraktis uyuşmazlığının bu kapsama girip girmediği somut olay bakımından değerlendirilmelidir.
Aydınlatılmış onam formunun imzalanması hastanenin sorumluluğunu tamamen kaldırır mı?
Hayır. İmzalı form bulunması tek başına sağlık hizmeti sunucusunun her türlü sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bilgilendirmenin içeriği ve kapsamı ile tıbbi uygulamanın standarda uygunluğu ayrı ayrı değerlendirilir.
Doktor hatası nasıl ispatlanır?
Hasta dosyası, ameliyat kayıtları, epikrizler, laboratuvar ve görüntüleme sonuçları, onam belgeleri, sonraki tedavi kayıtları ve bilirkişi incelemeleri malpraktis iddiasının değerlendirilmesinde önemli olabilir.
Malpraktis davasında bilirkişi raporu önemli midir?
Evet. Tıbbi uygulamanın güncel tıbbi standartlara uygun olup olmadığı özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi raporları malpraktis davalarında büyük önem taşır. Raporun gerekçeli ve denetime elverişli olması gerekir.
Doktor hatası nedeniyle hangi tazminatlar talep edilebilir?
Somut olayın özelliklerine göre tedavi ve bakım giderleri, çalışma gücü kaybından doğan zararlar, ölüm hâlinde destekten yoksun kalma zararı ve manevi tazminat gibi talepler gündeme gelebilir.
Malpraktis davasında zamanaşımı kaç yıldır?
Malpraktis davaları için her olaya uygulanabilecek tek bir süre bulunmamaktadır. Kamu veya özel sağlık kuruluşu, hukuki ilişkinin niteliği, olay ve zararın öğrenilme zamanı ile fiilin ceza hukuku bakımından niteliği süreyi etkileyebilir.
Doktor hatası nedeniyle ceza davası açılabilir mi?
Tıbbi uygulamanın yaralanma veya ölüm sonucunu doğurduğu bazı olaylarda şartları varsa ceza soruşturması gündeme gelebilir. Ancak tıbbi müdahalenin olumsuz sonuçlanması tek başına ceza sorumluluğu doğurmaz.
Malpraktis ve Sağlık Hukuku Dosyanızın Değerlendirilmesi
Doktor hatası, yanlış veya geç teşhis, hatalı tedavi, ameliyat hatası, doğum sırasında tıbbi hata, komplikasyon yönetimi, aydınlatılmış onam, kamu veya özel hastane sorumluluğu ile maddi ve manevi tazminat taleplerinde somut dosyanıza ilişkin hukuki değerlendirme yapılması için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Avukat Salim Can ESER
Sinanpaşa, Köyiçi Cd, 34353 Beşiktaş / İstanbul
Avukat Salim Can ESER
Avukat Salim Can ESER
Avukat Salim Can ESER
İstanbul Avukat - Malpraktis Avukatı
Malpraktis davaları; doktor hatası, yanlış teşhis, eksik tedavi ve tıbbi müdahale nedeniyle ortaya çıkan zararların değerlendirilmesini kapsayan özel bir hukuk alanıdır. Av. Salim Can ESER, İstanbul genelinde sağlık hukuku ve malpraktis davalarında müvekkillerine profesyonel hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
Yanlış teşhis, hatalı ameliyat, eksik bilgilendirme ve tedavi sürecindeki tıbbi uygulama hataları ciddi hak kayıplarına neden olabilmektedir. Sağlık hukuku kapsamında hasta haklarının korunması ve meydana gelen zararın hukuki olarak değerlendirilmesi titizlikle yürütülmektedir.
Malpraktis nedeniyle oluşan bedensel zararlar, tedavi giderleri, iş gücü kaybı ve manevi zararlar bakımından maddi ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilmektedir. İstanbul malpraktis avukatı desteğiyle hukuki süreçler detaylı şekilde değerlendirilerek etkin biçimde takip edilmektedir.
Hasta haklarının ihlali, özel hastane ve kamu hastanesi kaynaklı uyuşmazlıklar ile sağlık hizmetlerinden doğan sorumluluklara ilişkin başvurular profesyonel hukuki değerlendirme gerektirir. Her somut olay, sağlık hukuku mevzuatı ve yargı uygulamaları çerçevesinde dikkatle ele alınmaktadır.