2026 Çocuk Ceza Hukuku Değişikliği: 7593 Sayılı Kanun Neler Getirdi?
7593 sayılı Kanun ile 12. Yargı Paketi aynı düzenleme değildir. 12. Yargı Paketi, 7589 sayılı Kanun olarak 31 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanmıştır. Ayrıntılar için 12. Yargı Paketi (7589 sayılı Kanun) değişiklikleri başlıklı incelememizi okuyabilirsiniz.
Çocuk ceza adalet sistemine ilişkin uzun süredir devam eden tartışmalar, 7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile önemli ölçüde yeni bir hukuki çerçeveye kavuşmuştur. 8 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilen Kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Düzenleme yalnızca Çocuk Koruma Kanunu üzerinde değişiklik yapmamıştır. Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, Kabahatler Kanunu ve Sosyal Hizmetler Kanunu başta olmak üzere çocuk ceza adaletini doğrudan ilgilendiren birçok hüküm yeniden düzenlenmiştir.
2026 çocuk ceza hukuku değişikliği, kamuoyunda özellikle çocukların karıştığı ağır şiddet suçları üzerinden tartışılmış olsa da kanunun kapsamı bundan daha geniştir. Yeni düzenleme bir taraftan belirli yaş gruplarında uygulanabilecek ceza miktarlarını artırmakta ve ağır suçlarda hâkime daha geniş takdir yetkisi vermektedir. Diğer taraftan sosyal inceleme raporunun anlam ve içeriğini güçlendirmekte, yeni yönlendirme tedbirleri getirmekte, çocukların infaz rejimini değiştirmekte ve ailelerin bakım ve gözetim sorumluluğunu daha ağır yaptırımlarla desteklemektedir.
7593 Sayılı Kanunun Kapsamı
7593 sayılı Kanun yalnızca “suça sürüklenen çocuk” kavramını değiştiren bir düzenleme değildir. Çocukların ceza sorumluluğu, yaş küçüklüğü nedeniyle uygulanacak cezalar, sosyal inceleme, ceza muhakemesi, infaz sistemi, silah ve bıçaklara erişim ile koruyucu ve yönlendirici tedbirler bakımından kapsamlı değişiklikler getirmiştir.
Bu nedenle 7593 sayılı Kanunu yalnızca “çocukların cezaları artırıldı” şeklinde açıklamak eksik kalacaktır. Aynı şekilde düzenlemeyi yalnızca “suça sürüklenen çocuk kavramı değiştirildi” şeklinde değerlendirmek de doğru değildir. Ancak yeni değişiklik en sık bu noktasıyla anılmaktadır. Kanun, çocuk ceza sorumluluğundan ceza muhakemesine, infaz hukukundan koruyucu tedbirlere kadar uzanan kapsamlı bir sistem değişikliği yaratmaktadır.
İçindekiler
- 7593 Sayılı Kanun Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?
- “Suça Sürüklenen Çocuk” Kavramı Kaldırıldı mı?
- 12 Yaşından Küçük Çocukların Ceza Sorumluluğu
- 12–15 Yaş Arasındaki Çocukların Cezaları
- 15–18 Yaş Arasındaki Çocukların Cezaları
- Ağır Suçlarda Yaş Küçüklüğü İndirimi
- Tekerrür Yaş Sınırı Değişti mi?
- Sosyal İnceleme Raporu
- Yönlendirme Tedbirleri
- Çocuklarda HAGB Düzenlemesi
- Çocuk Hükümlülerin İnfaz Rejimi
- Çocuklara Bıçak Satılması ve Taşınması
- Ateşli Silahın Çocuğun Eline Geçmesi
- Anne ve Babanın Sorumluluğu
- Sıkça Sorulan Sorular
7593 Sayılı Kanun Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?
7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, TBMM Genel Kurulunda 8 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilmiştir. Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan Kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Böylece kanunun genel hükümleri yürürlüğe girmiştir. Güncel kanun metinleri ve temel düzenlemeler için mevzuat sayfamızı da inceleyebilirsiniz.
Önemli Yürürlük Tarihi
Kanunun diğer hükümleri 18 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ancak Kabahatler Kanunu’na eklenen 43/C maddesinin birinci fıkrasının, ruhsatlandırılmış yerler dışında belirli bıçak ve aletlerin satılması ve sergilenmesini yasaklayan (a) bendi 1 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Kanunun yürürlük maddesinde özel bir istisna bulunmaktadır. Kabahatler Kanunu’na eklenen 43/C maddesinin birinci fıkrasının, ruhsatlandırılan yerler dışında belirli bıçak ve aletlerin satılması ve sergilenmesini yasaklayan (a) bendi 1 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir. Kanunun diğer hükümleri ise 18 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla çocuklara bıçak satılması, çocukların bunları satın alması veya taşımasıyla ilgili düzenlemeler bakımından 1 Aralık 2026 tarihinin beklenmesi gerektiği şeklinde bir değerlendirme doğru değildir. Ertelenen hüküm yalnızca 43/C maddesinin birinci fıkrasının (a) bendidir.
Ceza hukukunda zaman bakımından uygulama ayrıca önem taşır. Anayasa’nın 38. maddesi ve Türk Ceza Kanunu’nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri gereğince hiç kimseye suçun işlendiği tarihte kanunda öngörülenden daha ağır bir ceza verilemez. Bu nedenle 7593 sayılı Kanunla getirilen ve failin aleyhine sonuç doğuran daha ağır ceza hükümlerinin, 18 Ağustos 2026 tarihinden önce işlenen fiillere geriye yürütülmesi mümkün değildir. Somut dosyada suç tarihi bu nedenle mutlaka ayrıca değerlendirilmelidir.
Ceza Hukukunda Suç Tarihi Belirleyicidir
Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmiş olması, ağırlaştırılan bütün hükümlerin geçmişte işlenen suçlara uygulanacağı anlamına gelmez. Failin lehine ve aleyhine olan kanun hükümlerinin zaman bakımından uygulanması ayrı bir hukuki inceleme gerektirir.
“Suça Sürüklenen Çocuk” Kavramı Kaldırıldı mı?
Yeni düzenlemenin en görünür değişikliklerinden biri çocuk ceza hukukunda kullanılan terminolojiye ilişkindir.
Mevzuatta uzun yıllardır kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin yerine artık büyük ölçüde “adli süreçteki çocuk” kavramı kullanılmaktadır. Güncel Çocuk Koruma Kanunu’nda adli süreçteki çocuk, kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen ya da işlediği fiil nedeniyle hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk olarak tanımlanmaktadır.
Terminoloji değişikliği yalnızca Çocuk Koruma Kanunu’nun tek bir maddesinde yapılmamıştır. Çocuk Koruma Kanunu’nun birçok hükmünün yanında 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki ilgili ifadeler de değiştirilmiştir.
Bu değişiklik özellikle masumiyet karinesi bakımından önemlidir. Bir çocuk hakkında soruşturma açılmış olması, o çocuğun suçu işlediğinin kesinleştiği anlamına gelmez. “Adli süreçteki çocuk” kavramı, çocuğun hukuki durumunu henüz kesinleşmemiş bir suçluluk isnadı üzerinden değil, içinde bulunduğu adli süreç üzerinden tarif etmektedir.
Kavram Değişikliği Ceza Sorumluluğunu Kaldırmadı
“Suça sürüklenen çocuk” yerine “adli süreçteki çocuk” kavramının getirilmesi, çocukların ceza sorumluluğunun kaldırıldığı anlamına gelmez. Aksine aynı Kanun, belirli yaş grupları ve ağır suçlar bakımından uygulanabilecek ceza sınırlarını artırmıştır.
Çocukların taraf olduğu soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin genel yapısı hakkında ayrıca ceza hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
12 Yaşından Küçük Çocukların Ceza Sorumluluğu Değişti mi?
Hayır. Türk Ceza Kanunu’nun temel sistemi korunmuştur.
Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu çocuklar hakkında ceza kovuşturması yapılamaz. Bununla birlikte çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması mümkündür.
7593 sayılı Kanun, cezai sorumluluk yaşını 12’nin altına indirmemiştir. Kamuoyunda zaman zaman yapılan “artık 12 yaşından küçük çocuklara da ceza verilecek” şeklindeki yorumların yürürlükteki kanunda karşılığı bulunmamaktadır.
Bunun yerine ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar bakımından uygulanabilecek koruyucu ve yönlendirici mekanizmalar genişletilmiştir.
12 Yaş Altı Bakımından Temel Kural Değişmedi
Fiil tarihinde 12 yaşını doldurmamış çocuk hakkında hapis veya adli para cezasına hükmedilemez. Ancak çocuğun korunması ve topluma kazandırılması amacıyla çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
12–15 Yaş Arasındaki Çocukların Cezaları Nasıl Değişti?
12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış çocuklarda ceza sorumluluğu bakımından mevcut temel ayrım devam etmektedir.
Çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemişse ceza sorumluluğu bulunmaz. Bu durumda ceza verilmez ve çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.
Buna karşılık algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunduğu kabul edilirse ceza sorumluluğu doğacaktır. 7593 sayılı Kanun ile bu gruptaki çocuklar bakımından ceza miktarları yükseltilmiştir.
7593 Sayılı Kanun Öncesi ve Sonrası Çocuk Cezaları Karşılaştırması
| Yaş Grubu | Ceza Türü | Önceki Düzenleme | 7593 Sayılı Kanun Sonrası |
|---|---|---|---|
| 12–15 Yaş | Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suç | 12 – 15 yıl | 13 – 18 yıl |
| Müebbet gerektiren suç | 9 – 11 yıl | 10 – 12 yıl | |
| Diğer süreli hapis cezaları | Yarı oranında indirim, en fazla 7 yıl | Yarı oranında indirim, en fazla 9 yıl | |
| 15–18 Yaş | Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suç | 18 – 24 yıl | 19 – 27 yıl |
| Müebbet gerektiren suç | 12 – 15 yıl | 15 – 18 yıl | |
| Diğer süreli hapis cezaları | Üçte bir indirim, en fazla 12 yıl | Üçte bir indirim, en fazla 15 yıl |
Önceki düzenlemede ağırlaştırılmış müebbeti gerektiren suçlarda 12 ila 15 yıl, müebbeti gerektiren suçlarda 9 ila 11 yıl ve diğer hapis cezalarında en fazla 7 yıl uygulanabiliyordu. Yeni düzenlemeyle her üç sınır da yükseltilmiştir.
Daha dikkat çekici değişiklik ise TCK m.31’e eklenen dördüncü fıkradır.
Kasten öldürme suçları ile TCK m.87/2 ve m.87/4 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında, fiil tarihinde 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış kişi bakımından hâkim; kasta dayalı kusurun ağırlığı, amaç ve saik, suçun işleniş biçimi ve daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyet gibi kanunda sayılan ölçütlerden bir veya birkaçını değerlendirerek TCK m.31/3’teki yaş küçüklüğü indiriminin uygulanmamasına karar verebilir. Düzenleme 12–15 yaş grubunu 15–18 yaş rejimine taşıyan bir hüküm değildir.
Bu hüküm her suçta uygulanamaz. Kanunda sayılmış ağır suçlarla sınırlıdır.
15–18 Yaş Arasındaki Çocukların Cezaları Arttı mı?
Evet. Kanunun ceza hukuku bakımından en önemli değişikliklerinden biri 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış kişiler hakkında uygulanacak ceza sınırlarının yükseltilmesidir.
Yeni düzenlemeye göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 19 yıldan 27 yıla kadar, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda ise 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası uygulanacaktır.
Diğer süreli hapis cezalarında üçte bir oranındaki indirim korunmuştur. Ancak bir fiil nedeniyle verilebilecek azami hapis cezası 12 yıldan 15 yıla yükseltilmiştir.
Yaş İndirimi Bütün Çocuklar İçin Kaldırılmadı
Yeni düzenleme, 15–18 yaş arasındaki bütün çocuklar için TCK m.31/3 hükmünü ortadan kaldırmamıştır. Genel kural olarak yaş küçüklüğü rejimi uygulanmaya devam eder. Ancak kanunda açıkça gösterilen ağır suçlarda hâkime bu hükmü uygulamama yetkisi verilmiştir.
Burada önemli bir ayrım yapılmalıdır. Yeni düzenleme, 15–18 yaş arasındaki herkes için yaş küçüklüğü indirimini tamamen kaldırmamıştır. Genel kural olarak TCK m.31/3 uygulanmaya devam edilmektedir.
Buna karşılık belirli ağır suçlarda hâkime çok daha geniş bir yetki verilmiştir.
Ağır Suçlarda Yaş Küçüklüğü İndirimi Kaldırılabilir mi?
7593 sayılı Kanunla TCK m.31’e eklenen dördüncü fıkra, bu konuda son derece önemli bir değişiklik getirmiştir.
Kasten öldürme suçlarını düzenleyen TCK m.81 ve m.82 ile TCK m.87/2 ve m.87/4 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında hâkim, 15–18 yaş arasındaki çocuk hakkında TCK m.31/3 hükümlerini uygulamayabilir. Yani sanığın yaşı sebebiyle uygulanacak olan indirimin uygulanmamasına karar verilebilir.
Hâkim bu değerlendirmeyi keyfi şekilde yapamayacaktır. Kanunda dikkate alınabilecek ölçütler açıkça gösterilmiştir. Bunlar:
- Kasta dayalı kusurun ağırlığı,
- Güdülen amaç ve saik,
- Suçun işleniş şekli,
- Failin daha önce kasıtlı bir suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilmiş olmasıdır.
Bu hususlardan birinin veya birkaçının bulunması somut olayda hâkim tarafından değerlendirilecektir.
TCK m.31/4 Her Suçta Uygulanamaz
Yaş küçüklüğüne ilişkin daha ağır rejim yalnızca Kanunda açıkça sayılan kasten öldürme ve belirli neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları bakımından gündeme gelebilir. Düzenlemenin kapsamının genişletilerek diğer suçlara uygulanması mümkün değildir.
Dolayısıyla yeni düzenleme, “15 yaşından büyük her çocuk artık yetişkin gibi cezalandırılacak” anlamına gelmez.
Ancak belirli öldürme ve ağırlaşmış yaralama suçlarında, yaş küçüklüğü nedeniyle sağlanan ceza indirimi olan TCK m.31/3 rejiminin uygulanmaması artık hukuken mümkündür. Bu nedenle özellikle ağır ceza yargılamalarında failin suç tarihindeki yaşı, somut fiilin hangi TCK maddesi kapsamında bulunduğu, kastın niteliği, amaç ve saik ile önceki mahkûmiyet durumu cezanın belirlenmesinde çok daha kritik hâle gelmiştir.
Tekerrür Yaş Sınırı 15’e İndirildi mi?
Kanun değişikliğine ilişkin birtakım içeriklerde “tekerrür yaş sınırının 18’den 15’e düşürüldüğü” ifade edilmektedir. Bu bilgi özellikle kanun teklifinin önceki aşamalarına ilişkin değerlendirmelerde yer almıştır.
Teklif Metni ile Nihai Kanun Birbirine Karıştırılmamalıdır
Kanunlaşarak yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanunun nihai metninde Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesini değiştiren bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle tekerrür bakımından teklif aşamasındaki bazı açıklamalar yürürlükteki hukuk olarak kabul edilmemelidir.
Bu nedenle teklif aşamasındaki açıklamalarla yürürlüğe giren nihai kanun birbirinden ayrılmalıdır. Ceza dosyalarında uygulanacak olan metin teklif veya komisyon tartışmaları değil, Resmî Gazete’de yayımlanan nihai kanundur. Dolayısıyla bu aşamada tekerrürün uygulanması bakımından bir değişiklik olmadığını söylemek gerekir.
Tekerrürün koşullu salıverilme ve yatar süre üzerindeki etkisini genel olarak görmek için infaz ve yatar hesaplama aracımızı inceleyebilirsiniz. Bununla birlikte kesin infaz hesabının hüküm, suç tarihi, tekerrür durumu ve kişisel infaz dosyası üzerinden ayrıca yapılması gerekir.
Sosyal İnceleme Raporu Zorunlu Hale Geldi mi?
Yeni düzenleme sosyal inceleme raporunu çok daha önemli hâle getirmiştir.
Çocuk Koruma Kanunu m.35 uyarınca artık 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur.
15 yaşını doldurmuş çocuk bakımından sosyal inceleme yapılmaması mümkündür. Ancak Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi sosyal inceleme yaptırmamışsa bunun gerekçesini iddianamede veya kararda göstermek zorundadır.
Bu değişiklik Ceza Muhakemesi Kanunu bakımından da güvence altına alınmıştır. CMK m.174’e eklenen hükme göre, 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yapılmadan düzenlenen iddianame iade edilebilecektir.
15 Yaş Altında Sosyal İnceleme Zorunludur
Sosyal inceleme yalnızca usulî bir belge değildir. Çocuğun aile yapısı, sosyal çevresi, eğitim durumu, bireysel özellikleri ve psikososyal gelişimi ceza sorumluluğunun ve uygulanacak tedbirlerin belirlenmesinde doğrudan önem taşır.
Sosyal inceleme raporunun önemi yalnızca şekli değildir. Çocuğun bireysel özellikleri, aile yapısı, sosyal çevresi, eğitim durumu ve gelişim özellikleri ceza sorumluluğunun ve uygulanacak tedbirlerin değerlendirilmesinde doğrudan önem taşır.
Özellikle 12–15 yaş grubunda çocuğun fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı tartışılırken, sosyal inceleme sürecinin eksiksiz yürütülmesi savunma bakımından temel konulardan biridir.
Yönlendirme Tedbirleri Nedir?
7593 sayılı Kanunla Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen m.5/A, “yönlendirme tedbirleri” adı altında yeni bir sistem oluşturmuştur.
Bu tedbirler, ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğindedir.
| Yönlendirme Tedbiri | Temel İçeriği |
|---|---|
| Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri | Çocuğun psikososyal gelişimine katkı sağlayacak sosyal ve toplumsal faaliyetlere katılması. |
| Dijital risklerden korunma tedbiri | Dijital cihazların bildirilmesi, belirli hareketlerin denetlenmesi ve riskli dijital platformlara erişimin sınırlandırılması. |
| Kitap ve kütüphane tedbiri | Kütüphane ve okuma faaliyetlerine katılma veya belirlenen eserlerin okunması. |
| Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri | Park, bahçe, sahil ve benzeri alanlarda çevre faaliyetleri ile bakım ve ağaçlandırma çalışmalarına katılma. |
| Bağımlılık tedbiri | Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve davranışsal bağımlılıklara yönelik tedavi ve rehabilitasyon programları. |
Düzenleme sosyal ve toplumsal hizmetler tedbirini, dijital risklerden korunma tedbirini, kitap ve kütüphane tedbirini, çevreye saygı ve çevre temizliği tedbirini ve bağımlılıklara yönelik tedavi ile rehabilitasyon tedbirini kapsamaktadır.
Sosyal ve toplumsal hizmetler ile kitap ve kütüphane ya da çevreye saygı tedbirlerinde çocuğun 20 saatten 300 saate kadar belirlenecek olan faaliyetlere katılması mümkündür.
Özellikle dijital risklerden korunma tedbiri yeni sistemin dikkat çekici hükümlerinden biridir. Çocuğun kullandığı telefon, telefon hattı, bilgisayar, tablet veya benzeri dijital cihazların bildirilmesi, tedbir kararından sonraki hareketlerin ilgili kurumlarca belirli süreyle denetlenmesi ve riskli kabul edilen bazı dijital mecra, uygulama veya platformlara erişimin sınırlandırılması mümkündür. Kanun bu tedbir için üç aydan iki yıla kadar bir süre öngörmektedir.
Bu tedbirlerin uygulama usul ve esasları ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle ayrıntılandırılacaktır.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasında Çocuklar İçin Ne Değişti?
Çocuk Koruma Kanunu m.23’e de yeni hükümler eklenmiştir.
Adli süreçteki çocuk hakkında yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirse, Çocuk Koruma Kanunu m.5/A’da düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen bir veya birkaçının denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanması mümkündür.
Ayrıca mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde, çocuk hakkında HAGB kararı verilebilmesi için zararın tamamen giderilmesi şartının aranmayabilmesine imkân tanınmıştır. Bu şekilde adli süreçteki çocuk kapsamında çocuklara özgü bir istisna hükmü ortaya çıkarılmıştır.
Bu hükümler, çocuk ceza adaletinde yalnızca yaptırımın ağırlığına değil, çocuğun yeniden topluma kazandırılmasına yönelik bireyselleştirilmiş tedbirlere de ağırlık verildiğini göstermektedir. Ceza yargılamasının genel yapısına ilişkin diğer içerikler için ceza hukuku makalelerimizi inceleyebilirsiniz.
Çocuk Hükümlülerin İnfaz Rejimi Nasıl Değişti?
7593 sayılı Kanun çocuk hükümlülerin hapis cezalarının infazında da önemli değişiklikler yapmıştır.
Yeni sistemde çocuk hükümlünün çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılması, idare ve gözlem kurulunun değerlendirmesine bağlanmıştır. Değerlendirmeye psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen veya Türkiye Barolar Birliği Çocuk Hakları Komisyonundan görevlendirilecek avukat gibi en az bir uzman görevlinin katılması gerekmektedir.
Değerlendirme en geç üç ayda bir yapılır. Tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlünün yeniden değerlendirilme süresi ise altı ayı geçemez.
Doğrudan Çocuk Eğitimevinde İnfaz
Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az ya da taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan çocuk hükümlülerin cezaları doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilir.
Bunun önemli bir istisnası vardır. Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan ise toplam beş yıl veya daha az hapis cezası bulunan çocukların cezaları doğrudan çocuk eğitimevinde yerine getirilecektir.
Firar, başka bir suç nedeniyle tutuklama, belirli disiplin cezaları veya kurum düzeni ile kişi güvenliğini tehlikeye sokan davranışlar hâlinde çocuk hükümlünün yeniden çocuk kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesi mümkündür.
Ceza süresinin fiilen nasıl infaz edileceğine ilişkin genel hesaplama için infaz hesaplama ve yatar hesabı aracımıza ulaşabilirsiniz.
Çocuklarda Bir Günün İki Gün Sayılması Kuralı Değişti mi?
Evet.
5275 sayılı İnfaz Kanunu m.107/5 uyarınca çocuk hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir günün koşullu salıverilme hesabında iki gün olarak değerlendirilmesi kuralı belirli suçlar bakımından sınırlandırılmıştır.
Yeni düzenlemede kasten öldürme suçları, cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları bu süre ayrıcalığının dışında bırakılmıştır. Dolayısıyla şartları sağladığı hâlde bu suçlardan hüküm giyen çocuk, infaz kurumundaki bir günün iki güne eşit olması imkânından yararlanamayacaktır.
Belirtilen suçlar dışındaki suçlarda 15 yaşın doldurulmasına kadar geçirilen bir gün iki gün sayılmaya devam ederken, kanunda açıkça sayılan suçlarda bu özel hesaplama yöntemi uygulanmayacaktır.
İnfaz Hesabı Yalnızca Ceza Süresine Bakılarak Yapılamaz
Suç tarihi, suçun niteliği, hükümlünün yaşı, cezanın kesinleşme durumu, tekerrür, mahsup ve koşullu salıverilme hükümleri birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle otomatik yatar hesaplamaları kesin müddetname yerine geçmez.
İnfaz hesabı bakımından yalnız mahkemenin verdiği ceza miktarına bakılması yeterli değildir. Suç tarihi, suçun niteliği, hükümlünün yaşı, cezanın kesinleşme durumu ve uygulanacak koşullu salıverilme hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Çocuklara Bıçak Satılması ve Bıçak Taşıma Konusunda Ne Değişti?
7593 sayılı Kanunla Kabahatler Kanunu’na “Amaç dışı bıçak taşıma” başlıklı 43/C maddesi eklenmiştir.
6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan bıçaklar ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin 18 yaşından küçük çocuklara satılması, çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması yasaklanmıştır.
Yasağa aykırılık hâlinde 5.000 TL idari para cezası öngörülmektedir. Bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması hâlinde ceza 10.000 TL olarak uygulanacaktır. Ayrıca eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi mümkündür. İnternet üzerinden ve mesafeli satışlar da düzenleme kapsamındadır.
Kabahati işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında ise koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi amacıyla çocuk hâkiminden tedbir talep edilmesi öngörülmüştür.
Bir sanat veya mesleğin icrası ya da eğitim amacıyla gerekli olan bıçak, şiş ve benzeri araçların kullanımına ilişkin kanuni istisna korunmuştur.
Ateşli Silahı Çocuğun Erişebileceği Şekilde Bırakmanın Cezası Nedir?
6136 sayılı Kanun’a eklenen yeni 13/A maddesi ile ateşli silahların çocukların erişimine karşı korunması konusunda müstakil bir suç tipi oluşturulmuştur.
Yeni Suç Tipi: 1 Yıldan 3 Yıla Kadar Hapis
Ateşli silahını dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza ederek silahın çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır bir suç oluşturmadığı sürece bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Düzenlemenin uygulanabilmesi için yalnızca silah bulundurulması yeterli değildir. Silahın muhafazasında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık bulunmalı ve bu aykırılık sonucunda silah çocuk tarafından ele geçirilmiş olmalıdır.
Fiilin başka ve daha ağır bir suçu oluşturması hâlinde ise kanunun açık hükmü gereğince daha ağır cezayı gerektiren suç gündeme gelecektir.
Anne ve Babanın Çocuğa Karşı Sorumluluğu Ağırlaştırıldı mı?
Yeni kanun Türk Ceza Kanunu’nun aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunu düzenleyen 233. maddesinde de önemli değişiklikler yapmıştır.
| Fiil | Yeni Ceza |
|---|---|
| Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi | 3 aydan 2 yıla kadar hapis |
| Hamile eşin veya kendisinden gebe olduğu bilinen birlikte yaşanan kadının çaresiz durumda terk edilmesi | 6 aydan 2 yıla kadar hapis |
| Çocuğun ahlak, güvenlik veya sağlığının ağır biçimde tehlikeye sokulması | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis |
Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi hâlinde daha önce bir yıla kadar hapis öngörülürken yeni düzenlemeyle ceza üç aydan iki yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir.
Hamile olduğunu bildiği eşini veya kendisinden gebe olduğunu bildiği sürekli birlikte yaşadığı kadını çaresiz durumda terk eden kişinin cezası altı aydan iki yıla kadar hapse çıkarılmıştır.
Velayet hakkı kaldırılmış olsa dahi itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılması ya da onur kırıcı davranışların sonucu meydana gelen maddi ve manevi özen eksikliği nedeniyle çocuğunun ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan anne veya babanın cezası ise bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak değiştirilmiştir.
Daha da önemlisi, kanunda belirtilen yükümlülük ihlalleri sonucunda çocuğun kasten öldürme veya belirli neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işlemesi hâlinde şikâyet aranmayacak ve TCK m.233 kapsamında verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılabilecektir.
Koruyucu Tedbirlere Uymayan Anne veya Babaya Hapis Verilebilir mi?
Çocuk Koruma Kanunu m.45’e eklenen yeni hüküm uyarınca, çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararının gereklerine aykırı davranan anne, baba, vasi veya çocuğun bakım ve gözetiminden sorumlu kişi hakkında yaptırım uygulanabilecektir.
Çocuk hâkimi, ihlal edilen tedbirin niteliği ve aykırılığın ağırlığına göre üç günden on güne kadar tazyik hapsine karar verebilir.
Karara karşı Çocuk Koruma Kanunu m.14 kapsamında itiraz yolu açıktır. Kesinleşen tazyik hapsi Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir.
Bu düzenleme, koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yalnızca kâğıt üzerinde verilen kararlar olarak kalmasını önlemeye yönelik önemli bir yaptırım mekanizmasıdır.
Çocuklar İçin Acil Korunma ve Tedavi Süreci Nasıl Değişti?
Çocuk Koruma Kanunu’nun acil korunma kararını düzenleyen 9. maddesine de yeni hükümler eklenmiştir.
Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocuk hakkında özel bir prosedür oluşturulmuştur.
| Aşama | Kanuni Süre |
|---|---|
| Uzman hekim tarafından ilk raporun düzenlenmesi | 24 saat içinde |
| Sağlık kuruluşunun çocuk hâkimine başvurması | Rapor tarihinden itibaren en geç 24 saat |
| Üç uzman hekimden oluşan sağlık kurulu raporunun mahkemeye sunulması | Başvurudan itibaren en geç 48 saat |
| Hâkimin talep hakkında karar vermesi | En geç 48 saat |
Uzman hekim tarafından tedavi ihtiyacı tespit edilirse 24 saat içinde rapor düzenlenir. Sağlık kuruluşu bu raporun düzenlenmesinden itibaren en geç 24 saat içinde çocuk hâkimine başvurur. Başvurudan sonra en geç 48 saat içinde üç uzman hekimden oluşan sağlık kurulunun raporu mahkemeye sunulur. Hâkim de başvuru ve raporu değerlendirerek en geç 48 saat içerisinde karar verir.
Hâkim çocuğun üstün yararını gözeterek bulunduğu yerin gizli tutulmasına, kişisel ilişkinin sınırlandırılmasına, acil koruma kararının devamına veya başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verebilir.
7593 Sayılı Kanun Ceza Davalarını Nasıl Etkileyecek?
7593 sayılı Kanunla getirilen değişikliklerin ceza yargılamasındaki etkisi, yalnızca sonuç cezanın ya da cezanın infazının yükselmesinden ibaret değildir.
Özellikle çocuk sanığın yaşı, suç tarihi ve isnat edilen suçun hukuki niteliği artık çok daha belirleyici hâle gelmiştir. 12–15 yaş grubunda ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığı titizlikle araştırılmalıdır. 15 yaş altındaki çocuklarda sosyal inceleme yapılması zorunludur. Belirli öldürme ve ağırlaşmış yaralama suçlarında hâkimin hangi yaş grubuna ilişkin ceza rejimini uyguladığı ayrıca gerekçelendirilmelidir.
Savunma makamı açısından sosyal inceleme raporu, adli değerlendirme raporları, çocuğun psikososyal gelişimi, aile ve eğitim koşulları ile olayın işleniş biçiminin dosyaya eksiksiz şekilde yansıtılması büyük önem taşır.
Mağdur taraf bakımından ise yeni düzenleme özellikle ağır şiddet suçlarında daha yüksek ceza sınırlarının ve aile hukukundan doğan gözetim yükümlülüğüne ilişkin daha güçlü yaptırımların gündeme gelmesi sonucunu doğurabilir.
Her iki durumda da çocuk ceza yargılaması, yetişkin ceza yargılamasının basitleştirilmiş bir türü değildir. Çocuk Koruma Kanunu’nun özel usul hükümleri, çocuğun yaşı, gelişim düzeyi ve üstün yararı yargılamanın tüm aşamalarında dikkate alınmak zorundadır. Güncel Çocuk Koruma Kanunu da özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına son çare olarak başvurulmasını temel ilkeler arasında saymaya devam etmektedir.
İlgili İçerikler ve Araçlar
- Ceza Hukuku ve Ceza Davası Süreçleri
- Ceza Hukuku Makaleleri
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu
- 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
- Güncel Mevzuat ve Kanunlar
- İnfaz Hesaplama ve Yatar Hesabı
7593 Sayılı Kanunla Getirilen Değişikliklerin Genel Değerlendirmesi
2026 yılında yapılan çocuk ceza hukuku değişikliği, Türk çocuk adalet sistemindeki son yılların en önemli yasal değişikliklerinden biridir. Kaldı ki değişiklik gelmeden önce de uzun süre kamuoyunda tartışılmış, bazı aşamaları yine kamuoyuna yansımış, özellikle son yıllarda gerçekleşmiş olaylara ilişkin sosyolojik tespitler bu kanunun temelini oluşturmuştur.
Kanunun bir yönünde ağır suçlara karşı daha sert cezai tepki bulunmaktadır. 12–15 ve 15–18 yaş gruplarında ceza sınırları yükseltilmiş, öldürme ve belirli ağırlaşmış yaralama suçlarında hâkime yaş küçüklüğü rejiminin uygulanması bakımından geniş bir değerlendirme yetkisi verilmiştir.
Diğer yönünde ise koruyucu mekanizmalar güçlendirilmiştir. 15 yaşından küçük çocuklar için sosyal inceleme zorunluluğu getirilmiş, yönlendirme tedbirleri düzenlenmiş, HAGB kararlarında bu tedbirlerin kullanılmasının önü açılmış, risk altındaki çocuklar için hızlı sağlık ve koruma prosedürü oluşturulmuş ve kurumlar arası koordinasyon artırılmıştır.
Uygulamadaki En Önemli Ayrım
Teklif döneminde yayımlanan haber ve değerlendirmeler yürürlükteki nihai kanunla aynı değildir. Özellikle tekerrür konusunda bu ayrım önem taşımaktadır. Somut ceza dosyasında Resmî Gazete’de yayımlanan nihai metin, suç tarihi ve varsa fail lehine olan önceki düzenleme birlikte incelenmelidir.
Bu noktada uygulamada yapılacak en büyük hata, teklif döneminde yayımlanan haber ve hukuki değerlendirmelerin doğrudan yürürlükteki hukuk olarak kabul edilmesidir. Özellikle tekerrür konusunda bu risk açıkça görülmektedir. Bir ceza dosyasında mutlaka Resmî Gazete’de yayımlanmış nihai kanun, suç tarihi ve varsa sanık lehine olan önceki düzenleme birlikte incelenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Suça sürüklenen çocuk kavramı kaldırıldı mı?
7593 sayılı Kanunla Çocuk Koruma Kanunu ve ilgili mevzuattaki “suça sürüklenen çocuk” ibareleri kaldırılarak “adli süreçteki çocuk” veya “hakkında adli süreç yürütülen çocuk” şeklinde değiştirilmiştir.
Yeni çocuk ceza düzenlemesi ne zaman yürürlüğe girdi?
7593 sayılı Kanunun genel hükümleri 18 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kabahatler Kanunu m.43/C/1-a kapsamındaki ruhsatlandırılmış yerler dışında satış ve sergileme yasağı ise 1 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.
12 yaşından küçük çocuk hapis cezası alabilir mi?
Hayır. 12 yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu bulunmamaktadır. Çocuk hakkında ceza kovuşturması yapılamaz ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
15–18 yaş arasındaki çocukların yaş indirimi tamamen kaldırıldı mı?
Hayır. TCK m.31/3 genel olarak yürürlüktedir. Ancak kasten öldürme ile TCK m.87/2 ve m.87/4 kapsamındaki belirli ağırlaşmış yaralama suçlarında kanunda gösterilen ölçütler dikkate alınarak hâkim üçüncü fıkra hükümlerini uygulamayabilir.
15–18 yaşındaki bir çocuk en fazla kaç yıl ceza alabilir?
Bu sorunun cevabı suç tipine göre değişir. TCK m.31/3 kapsamında ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçta 19 ila 27 yıl, müebbet gerektiren suçta 15 ila 18 yıl hapis gündeme gelir. Diğer süreli hapis cezalarında üçte bir indirim uygulanır ve her fiil için ceza kural olarak 15 yılı geçemez. Bununla birlikte TCK m.31/4 kapsamındaki ağır suçlarda üçüncü fıkranın uygulanmaması ihtimali ayrıca değerlendirilmelidir.
15 yaşından küçük çocuk için sosyal inceleme raporu zorunlu mu?
Evet. Güncel Çocuk Koruma Kanunu m.35/3 uyarınca 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Sosyal inceleme yapılmadan düzenlenen iddianamenin CMK m.174 kapsamında iadesi mümkündür.
Çocuğun bıçak taşıması yasaklandı mı?
6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan ve Kabahatler Kanunu m.43/C’de tanımlanan bıçak, kesici, delici veya bereleyici aletlerin 18 yaşından küçük çocuklara satılması, çocuklar tarafından satın alınması ve taşınması yasaklanmıştır. Sanat, meslek ve eğitim amacıyla kanunda öngörülen istisnalar ayrıca değerlendirilmelidir.
Çocuğun silaha ulaşmasına neden olan kişi ceza alabilir mi?
Evet. Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi nedeniyle çocuk tarafından ele geçirilmesine sebep olan kişi, daha ağır bir suç oluşmadığı sürece bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilir.
Yeni cezalar eski suçlara uygulanır mı?
Failin aleyhine olan daha ağır ceza hükümleri geçmişe yürütülemez. Bu nedenle özellikle 18 Ağustos 2026 tarihinden önce işlenen suçlarda suç tarihindeki düzenleme ile sonraki düzenleme karşılaştırılmalı ve ceza hukukunun zaman bakımından uygulama kuralları gözetilmelidir.
Sonuç
7593 sayılı Kanun, çocuk ceza hukukunda yalnız kavramsal değil, ceza sorumluluğu, cezanın belirlenmesi, ceza muhakemesi, infaz ve koruma tedbirleri bakımından kapsamlı sonuçlar meydana getirmiştir.
Yeni sistemde özellikle 12–15 ve 15–18 yaş grupları arasındaki ayrımın doğru yapılması, çocuğun fiil tarihindeki yaşının kesin şekilde belirlenmesi, sosyal inceleme yükümlülüğünün yerine getirilmesi ve ağır suçlarda TCK m.31/4 hükmünün hangi şartlarda uygulanabileceğinin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekir.
Çocukların taraf olduğu ceza soruşturmaları ve kovuşturmaları teknik açıdan son derece hassas süreçlerdir. Bir yandan çocuğa özgü güvencelerin eksiksiz uygulanması gerekirken diğer yandan mağdur haklarının ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasının ihmal edilmesi mümkün değildir. Özellikle 7593 sayılı Kanun sonrasında, teklif aşamasındaki bilgiler yerine yürürlükteki nihai kanunun esas alınması ve her dosyanın suç tarihi, suç vasfı, çocuğun yaşı ve kişisel koşulları üzerinden ayrı değerlendirilmesi zorunludur.
Ceza Hukuku Hakkında Hukuki Destek
Çocuk ceza yargılaması, ağır ceza davaları, soruşturma ve infaz süreçlerine ilişkin ayrıntılı bilgi için ceza hukuku hizmetlerimizi inceleyebilir veya iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.