İlamsız İcra Takibi Nedir? Nasıl Başlatılır?
Vadesi gelen bir alacağın borçlu tarafından ödenmemesi halinde alacaklının her zaman önce dava açması gerekmez. Türk icra hukukunda belirli alacaklar bakımından, alacaklıya mahkeme kararı olmaksızın doğrudan icra takibi başlatma imkânı tanınmıştır. Bu takip yolu genel olarak ilamsız icra takibi olarak ifade edilir.
İlamsız icra takibinin uygulamadaki önemi oldukça büyüktür. Alacaklı takip talebinde bulunur, icra dairesi borçluya ödeme emri gönderir ve borçlu kanuni süresi içerisinde itiraz etmezse takip kesinleşir. Bundan sonra şartları oluştuğunda haciz ve paraya çevirme aşamasına geçilebilir.
Ancak sistemin hızlı olması, ilamsız takibin basit bir işlem olduğu anlamına gelmez. Yanlış icra dairesinde takip başlatılması, faiz talebinin hatalı kurulması, alacağın henüz muaccel olmaması, yanlış takip yolunun seçilmesi veya borçlunun itirazından sonra uygun hukuki yolun kullanılmaması tahsil sürecini önemli ölçüde uzatabilir ya da hak kaybı dahi doğabilir.
Bu nedenle ilamsız icra takibi nasıl başlatılır sorusu yalnızca UYAP üzerinden dosya açılmasının nasıl yapıldığı ile açıklanamaz. Öncelikle alacağın hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi gerekir. İcra takiplerinin genel yapısı hakkında ayrıntılı bilgi için İcra ve İflas Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
- Genel haciz yoluyla ilamsız takip için önceden bir mahkeme kararı alınması gerekmez.
- Takip esas itibarıyla para ve teminat alacakları için kullanılır.
- Takip, icra dairesine sunulan takip talebiyle başlar.
- Genel haciz yolunda borçlunun temel itiraz süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gündür.
- Süresinde yapılan itiraz, itiraz edilen bölüm bakımından takibi durdurur.
- Takip kesinleşirse alacaklı kanuni şartlarla haciz talep edebilir.
- Haciz isteme ve haczedilen malın satışını isteme bakımından ayrıca kanuni süreler bulunmaktadır.
- İlamsız İcra Takibi Nedir?
- Hangi Alacaklar İçin Başlatılabilir?
- İlamsız İcra Takibi İçin Belge Gerekir mi?
- İlamsız İcra Takibi Nasıl Başlatılır?
- Takip Talebinde Hangi Bilgiler Bulunmalıdır?
- Yabancı Para Alacağı İçin Takip
- Yetkili İcra Dairesi
- Ödeme Emri Nedir?
- İtiraz Süresi
- İtiraz Edilmezse Ne Olur?
- Haciz Ne Zamana Kadar İstenir?
- Satış İsteme Süresi
- Borçlu İtiraz Ederse Ne Olur?
- İtirazın İptali Davası
- İtirazın Kaldırılması
- İtirazdan Sonra Arabuluculuk
- Gecikmiş İtiraz
- Abonelik Alacakları ve MTS
- Takip Ne Zaman Düşer?
- İcra Hukuku Avukatının Önemi
- Sıkça Sorulan Sorular
İlamsız İcra Takibi Nedir?
İlamsız icra takibi, alacaklının alacağını tahsil edebilmek için önceden bir mahkeme kararı elde etmesine gerek bulunmaksızın icra dairesine başvurduğu cebri icra yoludur.
İcra ve İflas Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine ilişkin cebri icra takip talebiyle başlar. Kanun ayrıca yabancı devlet aleyhine ilamsız takip yapılamayacağını ve idari yargının görev alanına giren konularda bu yola başvurulamayacağını açıkça düzenlemektedir.
İlamsız takip sisteminin temel özelliği, takibin başlatılması aşamasında alacaklının elinde alacağını kesin biçimde ispatlayan bir mahkeme kararı bulunmasının aranmamasıdır. Hatta genel haciz yoluyla takipte alacak her zaman yazılı bir belgeye dayanmak zorunda da değildir.
Bu durum, takip konusu alacağın hukuken kesin olarak mevcut kabul edildiği anlamına gelmez. İlamsız icra sisteminde alacaklının kolay şekilde takip başlatabilmesinin karşısında borçluya da güçlü bir koruma sağlanmıştır. Borçlu, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurabilir.
Bu makalede kullanılan ilamsız icra takibi ifadesi esas itibarıyla uygulamada en çok karşılaşılan genel haciz yoluyla ilamsız takip bakımından açıklanmaktadır. Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile kira alacağı ve tahliyeye ilişkin özel takiplerde farklı süreler ve usuller bulunduğundan bu takipler ayrıca değerlendirilmelidir.
İlamsız takip ile ilamlı takip aynı hukuki yol değildir. İcra takibinin türleri, takip yollarının farkları ve genel süreç hakkında ayrıca İcra Takibi Nedir ve Nasıl Başlatılır? başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
| Takip Yolu | Temel Dayanak | Temel Özellik |
|---|---|---|
| Genel haciz yoluyla ilamsız takip | Para veya teminat alacağı | Mahkeme kararı bulunmadan başlatılabilir ve genel haciz yolunda borçluya itiraz imkânı tanınır. |
| Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu | Çek, bono veya poliçe | Kambiyo senedine dayalı özel takip usulüdür ve genel haciz yolundan farklı süre ve kurallara tabidir. |
| İlamlı icra | Mahkeme ilamı veya ilam niteliğindeki belge | Takip doğrudan ilama dayanır. |
| Rehnin paraya çevrilmesi | Rehin veya ipotekle güvence altına alınmış alacak | Kanunda öngörülen şartlarla rehinli mal üzerinden tahsil süreci işletilir. |
İlamsız İcra Takibi Hangi Alacaklar İçin Başlatılabilir?
Genel haciz yoluyla ilamsız takip esas itibarıyla para ve teminat alacakları için kullanılabilir.
Örneğin sözleşmeden doğan bir para borcu, ödünç verilen paranın iadesi, mal veya hizmet bedeli, belirli şartlarda fatura veya cari hesap alacağı, kira alacağı ya da çeşitli özel hukuk ilişkilerinden kaynaklanan para alacakları ilamsız takibe konu olabilir.
Bununla birlikte yalnızca “para alacağım var” demek doğru takip yolunun mutlaka genel haciz yolu olduğu anlamına gelmez.
Örneğin alacak rehin veya ipotekle güvence altına alınmışsa İcra ve İflas Kanunu'nun rehinli alacaklara ilişkin özel sistemi dikkate alınmalıdır. Kural olarak rehinle teminat altına alınmış alacaklarda önce rehnin paraya çevrilmesi yolunun kullanılması gündeme gelir. Kanunda bunun istisnaları bulunmaktadır.
Benzer biçimde alacağın çek, bono veya poliçeye dayanması halinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu değerlendirilebilir. Alacaklı bazı durumlarda genel haciz yoluna başvurabilecek olsa dahi kambiyo takip yolunun sağladığı özel usul ve süreler nedeniyle hangi yolun tercih edileceği dosyanın niteliğine göre belirlenmelidir. Çoğu durumda kambiyo senedine bağlı bir alacağınız varsa, buna özgü takip yolu daha avantajlıdır.
Dolayısıyla ilamsız icra takibi başlatmadan önce takip yolunun seçilmesi, tahsilat stratejisinin en önemli aşamalarından biridir. İcra ve iflas hukukunda uygulanabilen diğer takip yolları için İcra ve İflas Hukuku hizmet alanımızı inceleyebilirsiniz.
İlamsız İcra Takibi İçin Belge Gerekir mi?
Genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatmak için alacaklının mutlaka mahkeme ilamına veya belirli güçte bir yazılı belgeye sahip olması gerekmez.
Bu nedenle yazılı sözleşme bulunmaması, tek başına ilamsız icra takibi başlatılmasına engel değildir.
Ancak buradan “belgeye ihtiyaç yoktur” şeklinde tümden kabulcü bir sonuç çıkarılmamalıdır.
Alacak bir belgeye dayanıyorsa bu belgenin takip dosyasına usulüne uygun biçimde sunulması gerekir. Daha önemlisi, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde alacaklının alacağını ispat etmesi gündeme gelecektir. İşte bu aşamada sözleşme, banka dekontu, fatura, teslim belgesi, yazışmalar, borç ikrarı, ticari defter ve diğer deliller belirleyici hale gelebilir.
İlamsız icra takibinde başlangıç bakımından belge zorunluluğunun bulunmaması ile alacağın daha sonra ispatlanması gerekliliği birbirinden ayrılmalıdır.
“Borçlu itiraz ederse bu alacağı hangi delille ispat edeceğiz?”
Tecrübeli bir icra hukuku avukatı uygulamada takip açılmadan önce bu soruyu sormalıdır. Bu sorunun cevabı bulunmadan başlatılan takip, kısa sürede itirazla karşılaşarak uzun ve muallak bir dava sürecine dönüşebilir.
İlamsız İcra Takibi Nasıl Başlatılır?
İlamsız icra takibi, alacaklının yetkili icra dairesine sunduğu takip talebi ile başlar.
Avukatla takip edilen dosyalarda işlemler uygulamada büyük ölçüde UYAP Avukat Portal üzerinden elektronik ortamda yürütülmektedir.
Ancak takip talebinin hazırlanmasından önce alacağın hukuki yapısı uzman icra hukuku avukatı tarafından incelenmelidir.
İlk olarak borcun doğduğu hukuki ilişki belirlenir. Ardından borcun vadesi, zamanaşımı, faiz başlangıcı, varsa sözleşmedeki faiz hükmü, borçlu taraf veya taraflar, yetkili icra dairesi, rehin bulunup bulunmadığı ve uygulanabilecek özel takip yolları değerlendirilir.
Bundan sonra takip talebi hazırlanır.
İcra takibinin genel başlangıç aşamalarını ayrıca İcra Takibi Nedir ve Nasıl Başlatılır? 2026 Rehberi başlıklı makalemizde inceleyebilirsiniz.
Takip Talebinde Hangi Bilgiler Bulunmalıdır?
İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesi takip talebinin içeriğini düzenlemektedir.
Takip talebinde başlıca alacaklı ve borçlu bilgileri, talep edilen alacak miktarı, faiz isteniyorsa faiz talebi ve başlangıç tarihi, alacağın dayanağı ve seçilen takip yolu gösterilmelidir.
Alacağın ana para tutarı ile işlemiş faiz birbirine karıştırılmamalıdır. Takip tarihinden sonra hangi faizin işletileceği de açık biçimde ortaya konulmalıdır.
Özellikle ticari işlerde, sözleşmeden doğan alacaklarda veya değişken faiz hükümlerinin bulunduğu uyuşmazlıklarda faiz talebinin yanlış kurulması ileride ciddi hesap uyuşmazlıklarına sebep olabilir.
| Takip Talebindeki Unsur | Dikkat Edilmesi Gereken Nokta |
|---|---|
| Alacaklı bilgileri | Kimlik, adres ve varsa vekil bilgileri doğru gösterilmelidir. |
| Borçlu bilgileri | Borçlunun doğru kişi veya tüzel kişi olduğundan emin olunmalıdır. |
| Ana alacak | Talep edilen para miktarı açık ve hesaplanabilir olmalıdır. |
| Faiz | Faiz türü, oranı ve başlangıç tarihi hukuki dayanağıyla uyumlu olmalıdır. |
| Alacağın dayanağı | Sözleşme, fatura, borç ilişkisi veya diğer hukuki sebep doğru şekilde belirtilmelidir. |
| Takip yolu | Alacağın niteliğine uygun takip yolu seçilmelidir. |
Yabancı Para Alacağı İçin İlamsız İcra Takibi Yapılabilir mi?
Yabancı para alacaklarında takip talebinin hazırlanması daha teknik bir konudur.
İİK m.58 uyarınca yabancı para alacağının takip talebinde kanunun öngördüğü şekilde Türk parası karşılığının gösterilmesi ve alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin açıklanması gerekir. Faiz talebi de buna uygun şekilde kurulmalıdır.
Yabancı para borcunda vade kuru, takip tarihi kuru veya fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden talepte bulunulması konusundaki seçimlik haklar somut borç ilişkisinin niteliğine göre ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle döviz üzerinden düzenlenen sözleşmelerden doğan alacaklarda yalnızca yabancı para miktarının takip talebine yazılmasıyla yetinmek önemli usul sorunlarına yol açmaktadır. Yabancı para cinsinden takiplere ilişkin makalemiz ilerleyen süreçlerde websitemizde yer alacak olup, tarafımızı takip edebilirsiniz.
İlamsız İcra Takibinde Yetkili İcra Dairesi Neresidir?
İlamsız takipte yetki konusu çoğu zaman tahsil sürecinin ilk uyuşmazlık alanıdır.
İİK m.50 uyarınca icra dairelerinin yetkisinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye ilişkin hükümleri esas alınır.
Kural olarak borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi genel yetkili icra dairesidir.
Bunun yanında alacağın sözleşmeden kaynaklanması halinde sözleşmenin ifa yeri de önem taşıyabilir. Para borçlarında Türk Borçlar Kanunu'nun ifa yerine ilişkin hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi bulunması halinde bunun etkisi de incelenir. HMK uyarınca yetki sözleşmesi yapılabilmesi bakımından tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olması gibi özel şartlar bulunmaktadır.
İcra dairesinin yetkisi genel haciz yolunda kural olarak kesin yetki niteliğinde değildir. Dolayısıyla borçlu kanuni süresinde yetki itirazı ileri sürmezse takip başlatılan icra dairesinin yetkisi kesinleşebilir.
Bu sebeple alacaklı açısından takip başlatılacak yerin doğru belirlenmesi, borçlu açısından ise ödeme emrinin tebliğinden sonra yetki konusunun derhal incelenmesi gerekir. Genel yetki ve takip stratejisine ilişkin açıklamalar için İcra ve İflas Hukuku sayfamıza da başvurabilirsiniz.
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte icra dairesinin yetkisi kural olarak kendiliğinden gözetilen kesin yetki niteliğinde değildir. Borçlunun yetkiye ilişkin itirazlarını kanuni süresinde ileri sürmesi önem taşır.
Ödeme Emri Nedir?
Takip talebinin ardından icra dairesi borçluya ödeme emri gönderir.
Ödeme emri, ilamsız icra takibinin borçlu bakımından en kritik belgesidir. Çünkü borçlunun ödeme ve itiraz süreleri kural olarak ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğiyle işlemeye başlar.
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrinde borcun ve takip giderlerinin ödenmesi, borca veya takibe itiraz edilecekse bunun kanuni süre içerisinde bildirilmesi ve itiraz edilmemesinin sonuçları borçluya ihtar edilir.
Ödeme emrinin hiç tebliğ edilmemesi ile usulsüz tebliğ edilmesi aynı durum değildir. Tebligat Kanunu hükümleri, tebliğ tarihi ve borçlunun tebligatı fiilen öğrendiği tarih bazı uyuşmazlıklarda belirleyici olabilir.
Bu nedenle icra dosyalarında süre hesabı yapılırken yalnızca dosya açılış tarihine bakılması doğru değildir.
İlamsız İcra Takibine Kaç Gün İçinde İtiraz Edilir?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir.
İtiraz borcun tamamına veya bir kısmına yönelik olabilir. Borçlu ayrıca faize, imzaya ve icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazlarını da ileri sürebilir. Süresi içerisinde yapılan itiraz, İİK m.66 uyarınca takibi durdurur.
İcra müdürlüğü borçlunun itirazının haklı olup olmadığını inceleyerek kabul veya ret kararı vermez.
Genel haciz yolunda süresinde yapılan geçerli itiraz kanundan kaynaklanan etkisiyle takibi durdurur. Alacaklı takibe devam etmek istiyorsa itirazı ortadan kaldıracak hukuki yollardan birine başvurmalıdır.
Kısmi İtiraz Yapılabilir mi?
Borçlu borcun yalnızca belirli bir bölümüne itiraz ediyorsa itiraz ettiği kısmı açıkça göstermelidir.
Örneğin 300.000 TL ana para için başlatılan takipte borçlu yalnızca 80.000 TL'lik kısmın daha önce ödendiğini ileri sürüyorsa, kısmi itirazın hangi tutara ilişkin olduğu tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirtilmelidir.
İtiraz edilmeyen bölüm yönünden takip kesinleşebilir ve cebri icra işlemleri bu miktar üzerinden devam edebilir.
| Borçlunun Tutumu | Takibe Etkisi |
|---|---|
| Tam itiraz | Geçerli ve süresinde yapılmışsa takip itiraz edilen alacağın tamamı bakımından durur. |
| Kısmi itiraz | İtiraz edilen miktar açıkça gösterilir. İtiraz edilmeyen kısım bakımından takip devam edebilir. |
| İtiraz edilmemesi | Kanuni süre geçtikten sonra takip kesinleşir ve şartları varsa haciz aşamasına geçilebilir. |
İlamsız İcra Takibine İtiraz Edilmezse Ne Olur?
Borçlu ödeme emrine yedi günlük süre içerisinde itiraz etmezse takip kesinleşir.
Takibin kesinleşmesi, borcun maddi hukuk bakımından her durumda gerçekten mevcut olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verildiği anlamına gelmez. Bununla birlikte icra hukuku bakımından alacaklıya cebri icraya devam etme imkânı sağlar.
Alacaklı bundan sonra borçlunun haczedilebilir mal ve haklarının tespit edilmesini ve haczedilmesini talep edebilir.
Banka hesapları, araçlar, taşınmazlar, üçüncü kişilerdeki alacaklar ve kanunen haczi mümkün diğer malvarlığı değerleri somut dosyanın özelliklerine göre hacze konu olabilir. Bu gibi değerler sorgulanabilir hale gelir.
Ancak haciz sınırsız değildir. Borca yetecek miktarla bağlılık ilkesi ile haczedilmezlik hükümleri her dosyada dikkate alınmalıdır. Haciz, satış, menfi tespit ve diğer cebri icra kurumları hakkında ayrıntılı değerlendirmeye İcra ve İflas Hukuku sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Haciz Ne Zamana Kadar İstenmelidir?
İİK m.78 uyarınca haciz isteme hakkı, kural olarak ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer.
İtiraz veya dava nedeniyle geçen bazı süreler bu bir yıllık hesabın dışında tutulur.
Haciz talebi kanuni sürede yapılmazsa dosyanın işlemden kaldırılması ve daha sonra yenileme işlemlerinin gündeme gelmesi mümkündür.
Bu nedenle “takip kesinleşti, artık herhangi bir süre yok” düşüncesi doğru değildir.
Takibin kesinleşmesinin ardından da dosyanın ve işlemlerin kanuni süreler içinde aktif biçimde yürütülmesi gerekir.
Ödeme emrine itiraz süresi, haciz isteme süresi ve haczedilen malın satışını isteme süresi birbirinden farklı hukuki sürelerdir. Her bir süre ilgili işlemin başlangıç tarihine göre ayrıca hesaplanmalıdır.
Haczedilen Mal Ne Zamana Kadar Satışa Çıkarılmalıdır?
Haciz ile satış birbirinden farklı aşamalardır.
7343 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında İİK m.106 uyarınca alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczedilen malın satışını isteyebilir. Güncel sistemde taşınır ve taşınmaz bakımından temel satış isteme süresi bir yıldır. Satış talebiyle birlikte kanunda öngörülen giderlerin yatırılması da gerekmektedir.
Bu husus özellikle eski tarihli internet içeriklerinde hâlen görülen “taşınır için altı ay, taşınmaz için bir yıl” açıklamasından ayrılmaktadır. 2026 yılı itibariyle yukarıda belirtilen hüküm geçerlidir.
2025 ve 2026 yıllarında ihalenin feshi ve elektronik satış hükümlerinde ayrıca değişiklikler yapılmıştır. 31 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun da elektronik satış sisteminin belirli hükümlerini değiştirmiştir. Ancak bu değişiklikler genel haciz yoluyla ilamsız takipteki temel yedi günlük itiraz mekanizmasını değiştirmemiştir.
| İşlem | Temel Süre | Başlangıç / Açıklama |
|---|---|---|
| Ödeme emrine itiraz | 7 gün | Genel haciz yolunda ödeme emrinin tebliğinden itibaren. |
| Haciz isteme | 1 yıl | Kural olarak ödeme emrinin tebliğinden itibaren. Kanundaki süre hesabı ayrıca dikkate alınır. |
| İtirazın kaldırılması | 6 ay | İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren ve İİK'daki belge şartları mevcutsa. |
| İtirazın iptali | 1 yıl | İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren. |
| Satış isteme | 1 yıl | Hacizden itibaren, İİK m.106 ve ilgili hükümler çerçevesinde. |
Borçlu İlamsız İcra Takibine İtiraz Ederse Ne Olur?
Borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takip durur.
Bu aşamadan sonra alacaklının önünde dosyanın niteliğine göre iki temel yol bulunmaktadır:
itirazın iptali ve itirazın kaldırılması.
Bu iki hukuki yol birbirinin alternatifi gibi görünse de şartları ve sonuçları farklıdır.
| Özellik | İtirazın İptali Davası | İtirazın Kaldırılması |
|---|---|---|
| Başvuru mercii | Uyuşmazlığın niteliğine göre görevli genel mahkeme | İcra mahkemesi |
| Özel süre | İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl | İtirazın tebliğinden itibaren 6 ay |
| İnceleme | Alacağın esası genel hükümlere göre incelenir. | İcra hukukuna özgü sınırlı inceleme yapılır. |
| Belge yönünden temel özellik | Genel ispat kuralları uygulanır. | İİK m.68 ve devamındaki nitelikte belgeler önem taşır. |
| Sonuç | İtirazın iptali halinde takip devam eder. | İtirazın kaldırılması halinde takip kaldığı yerden devam edebilir. |
İtirazın İptali Davası
İİK m.67 uyarınca alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde görevli ve yetkili mahkemede itirazın iptali davası açabilir.
Bu dava genel hükümlere göre görülür. Mahkeme alacağın gerçekten doğup doğmadığını, sona erip ermediğini ve borçlunun itirazının haklı olup olmadığını inceler.
Davanın kabul edilmesi halinde takip devam eder.
Kanuni koşulların bulunması ve talep edilmesi halinde icra inkâr tazminatı da gündeme gelebilir. Ancak borçlunun her kaybettiği itirazın iptali davasında direkt olarak icra inkâr tazminatına mahkûm edileceği düşünülmemelidir. Özellikle alacağın belirli veya hesaplanabilir nitelikte olup olmadığı somut olay bakımından önem taşır. İİK m.67'de tazminatın alt sınırı yüzde yirmi olarak düzenlenmiştir.
İtirazın Kaldırılması
Alacaklının elindeki belge İİK m.68 ve devamında belirtilen nitelikteyse alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep edebilir.
İtirazın kaldırılması, itirazın iptali davasından daha sınırlı incelemeye dayanan özel bir icra hukuku yoludur.
Her fatura, hesap ekstresi veya taraflar arasındaki her yazışma İİK m.68 anlamında itirazın kaldırılmasına elverişli belge değildir. Bu nedenle alacaklının elindeki belgenin niteliği doğru belirlenmeden icra mahkemesine başvurulması ciddi zaman kaybına yol açabilir.
Borçlunun itirazından sonra hangi yolun kullanılacağı, yalnızca alacağın varlığına değil, alacaklının elindeki belgelerin niteliğine de bağlıdır. Bu nedenle takip dosyası ile dayanak belgelerin birlikte incelenmesi gerekir.
İtirazdan Sonra Arabuluculuk Zorunlu mu?
Bu konuda tek bir cevap vermek doğru değildir. İtirazın iptali davasından önce arabuluculuk gerekip gerekmediği alacağın kaynaklandığı hukuki ilişkiye göre belirlenir.
Örneğin ticari uyuşmazlıklarda konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarının yanında itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının da dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu açıkça düzenlenmiştir.
İş uyuşmazlıklarında ve tüketici uyuşmazlıklarında da ilgili kanunların öngördüğü ölçüde dava şartı arabuluculuk hükümleri bulunmaktadır. Kira uyuşmazlıklarının önemli bir kısmı da 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmıştır. İlamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin özel hükümler ise ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle borçlunun itirazından sonra doğrudan dava açmadan önce uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi olup olmadığı mutlaka kontrol edilmelidir. Bu kontrol mutlaka uzman icra avukatınca ele alınmalıdır.
İcra takibi, menfi tespit, istirdat ve diğer borç uyuşmazlıklarının birbiriyle ilişkisi hakkında İcra ve İflas Hukuku çalışma alanımızda daha geniş bilgi bulunmaktadır.
Gecikmiş İtiraz Mümkün müdür?
Borçlu, kendi kusuru olmaksızın ortaya çıkan bir engel nedeniyle yedi günlük sürede itiraz edememiş olabilir.
İİK m.65 bu gibi durumlarda gecikmiş itiraz kurumunu düzenlemektedir.
Borçlu, engelin ortadan kalktığı tarihten itibaren üç gün içerisinde gecikmiş itiraz yoluna başvurmalıdır. İtiraz daireye değil icra mahkemesine yapılır ve borçlunun süresinde itiraz edememesine neden olan mazeretini delilleriyle ortaya koyması gerekir.
Gecikmiş itiraz, olağan itirazdan farklı olarak takibi kendiliğinden durdurmaz. İcra mahkemesi somut olayın özelliklerine göre takibin durdurulmasına karar verebilir.
Bu nedenle ödeme emrini aldıktan sonra “daha sonra itiraz ederim” yaklaşımı ciddi hak kayıpları doğurabilir. Gecikmiş itiraz herhalde gerçekleştirilebilecek bir husus olarak görülmemelidir.
Abonelik Alacaklarında İlamsız Takip Nasıl Başlatılır?
Her ilamsız icra takibi klasik şekilde icra dairesinde başlatılmaz.
7155 sayılı Kanun kapsamındaki belirli abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan ve avukatla takip edilen faturalandırılmış para alacakları bakımından Merkezî Takip Sistemi (MTS) uygulanmaktadır.
Elektrik, su, doğalgaz, telefon ve internet gibi aboneliklerden kaynaklanan kapsamdaki takipler, haciz aşamasına kadar UYAP bünyesindeki Merkezî Takip Sistemi üzerinden yürütülmektedir. Sistem 1 Haziran 2019 tarihinde uygulamaya girmiştir.
Dolayısıyla alacağın yalnızca para alacağı olması değil, özel bir takip usulüne tabi bulunup bulunmadığı da incelenmelidir.
İlamsız İcra Takibi Ne Zaman Düşer?
Uygulamada “icra dosyası düştü” ifadesi farklı hukuki durumlar için kullanılmaktadır.
Takibin kesinleşmesi, dosyanın sonsuza kadar hiçbir işlem yapılmaksızın açık tutulabileceği anlamına gelmez. İİK m.78'deki süre içerisinde haciz talep edilmemesi halinde dosya işlemden kaldırılabilir.
Bu durumda şartlarına göre yenileme talebinde bulunulması mümkündür. İlamsız takiplerde yenileme üzerine yeniden harç gündeme gelebilir.
Bunun yanında haczedilen malın satışının kanuni süre içerisinde talep edilmemesi de haciz bakımından ayrı sonuçlar doğurabilir.
Dolayısıyla “ilamsız icra takibi kaç yılda düşer?” sorusuna tek bir süre vererek cevap vermek teknik olarak doğru değildir. Haciz talep süresi, satış isteme süresi ve alacağın maddi hukuk bakımından tabi olduğu zamanaşımı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
İcra dosyasının işlemden kaldırılması, haciz talebinin süresi veya satış isteme süresi ile takip konusu alacağın maddi hukuk bakımından zamanaşımına uğraması farklı hukuki meselelerdir.
İlamsız İcra Takibinde Avukatın Önemi
İlamsız icra takibi ilk bakışta oldukça kolay görünür. Takip talebi hazırlanır, ödeme emri gönderilir ve ödeme yapılmazsa haciz istenir.
Uygulamada ise başarılı tahsilat yapabilmek için bundan çok daha fazla hukuki değerlendirme gerektirir.
Alacağın muaccel olup olmadığı, zamanaşımı, takip yolu, görev ve yetki, faiz türü, yabancı para alacağı, rehin durumu, borçlunun doğru tespiti, tebligat, itiraz sonrası kullanılabilecek dava yolları ve haczedilebilir malvarlığının belirlenmesi aynı dosyanın farklı aşamalarında önem kazanır.
Yanlış kurulmuş takip, borçlunun itirazıyla aylarca veya yıllarca sürebilecek bir uyuşmazlığa dönüşebilir. Buna karşılık takip öncesinde belgeleri doğru değerlendirilen, faiz hesabı ve takip yolu doğru belirlenen bir alacak bakımından ilamsız icra oldukça etkili bir tahsil yöntemi olabilir.
İcra ve iflas hukukunda amaç yalnızca icra dosyası açmak değildir. Amaç, alacağın niteliğine uygun takip yolunu seçerek dosyayı tahsilata ulaştıracak hukuki stratejiyi baştan kurmaktır.
Sitemizde yer alan İcra ve İflas Hukuku incelemelerinde icra takibi, ödeme emrine itiraz, haciz, ihtiyati haciz, itirazın iptali, itirazın kaldırılması, menfi tespit, istirdat ve diğer icra hukuku yollarına ilişkin daha ayrıntılı açıklamalara ulaşılabilir.
Ayrıca icra takibinin ilamlı, ilamsız, kambiyo senetlerine özgü ve diğer takip türleriyle birlikte genel işleyişini görmek için İcra Takibi Nedir ve Nasıl Başlatılır? başlıklı rehberimizi inceleyebilirsiniz. Kanun hükümlerinin tam metnine ise sitemizdeki 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu sayfasından ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İlamsız icra takibi nedir?
İlamsız icra takibi, alacaklının önceden bir mahkeme kararı almaksızın para veya teminat alacağının tahsili amacıyla başvurabildiği cebri icra yoludur. Genel haciz yolunda borçlu ödeme emrine süresinde itiraz ederse takip durur.
İlamsız icra takibi nasıl başlatılır?
Takip, yetkili icra dairesine takip talebi sunulmasıyla başlatılır. Takip talebinde taraf bilgileri, ana alacak, faiz, alacağın dayanağı ve seçilen takip yolu doğru şekilde gösterilmelidir.
İlamsız icra takibi için sözleşme gerekir mi?
Hayır. Genel haciz yoluyla takip başlatabilmek için mutlaka yazılı sözleşme bulunması gerekmez. Ancak borçlu itiraz ederse alacağın ispatlanması gerekeceğinden mevcut deliller büyük önem taşır.
İlamsız icra takibine itiraz süresi kaç gündür?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde itiraz edebilir.
İlamsız icra takibine itiraz edilirse haciz yapılabilir mi?
Süresinde ve geçerli şekilde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz ortadan kaldırılmadıkça itiraz edilen miktar bakımından haciz aşamasına geçilemez.
Borçlu itiraz ederse alacaklı ne yapabilir?
Alacaklının elindeki belgenin niteliğine ve uyuşmazlığa göre itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması yoluna başvurulabilir. İtirazın iptali için özel süre bir yıl, itirazın kaldırılması için ise kural olarak altı aydır.
İlamsız icra takibinde üst sınır var mı?
Genel haciz yoluyla ilamsız takip için alacak miktarı bakımından genel bir üst sınır bulunmamaktadır. Ancak uyuşmazlığın niteliğine göre özel kanun hükümleri ve özel takip usulleri uygulanabilir.
İlamsız icra takibinde haciz ne zaman istenir?
İİK m.78 uyarınca haciz isteme hakkı kural olarak ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde kullanılmalıdır. Kanunda belirtilen bazı süreler bu hesabın dışında tutulur.
Haczedilen malın satışını isteme süresi ne kadardır?
Güncel İİK m.106 uyarınca alacaklı veya borçlu hacizden itibaren bir yıl içerisinde haczedilen malın satışını isteyebilir.
İlamsız icra takibinde avukat zorunlu mudur?
Kural olarak avukatla temsil zorunlu değildir. Bununla birlikte yanlış takip yolu, yetki, faiz hesabı, tebligat veya itiraz sonrası hukuki yol konusunda yapılacak hata ciddi süre ve hak kayıplarına yol açabileceğinden özellikle yüksek tutarlı ve belgeli alacaklarda hukuki destek alınması önem taşır.